İyi bilançolara rağmen şirketlerin gündeminde işe alım planı yok. Vergi verenlerin parasıyla iflastan kurtulan şirketler bile istihdam değil, yeni pazar arayışı derdinde.
İyi bilançolara rağmen şirketlerin gündeminde işe alım planı yok. Vergi verenlerin parasıyla iflastan kurtulan şirketler bile istihdam değil, yeni pazar arayışı derdinde. Piyasalar Avrupa bankacılık stres testi sonuçlarını çok inandırıcı bulmasa da olumlu bir şekilde atlattı. İki hafta önce başlayan bilanço rüzgârı ise piyasalarda görülen "boğa"ya benzer yükselişi ateşlemeye devam ediyor.
Bir çok dev şirket bilançolarını açıkladı. Kârını yüzde 80'e yakın artıranlar bile oldu. Hatta krizde zor duruma düşen bir çok banka bile bilançolarındaki kâr hanesinde milyar dolarlar yazdı. Borç krizi içinde oldukları için kamudan özel sektöre kadar herkesin ciddi biçimde kemer sıktığı Avrupa'daki şirketlerin karneleri bile adeta yıldızla dolu.
Piyasalar da şirketlerdeki kâr artışını krizden çıkışta önemli bir haberci olarak fiyatlıyor. Ancak artan kârlara rağmen şirketlerin yeni istihdam yaratma gibi bir kaygısı yok.
Berkeley Üniversitesi profesörlerinden Robert Reich'in son analizine göre artık yüksek kârlar yüksek istihdam anlamına gelmiyor ve şirket kârları ile istihdam rakamları arasında ciddi bir ayrışma yaşanıyor. Bir çok Amerikan şirketinin eskiden olduğu gibi büyük işe alımlar gerçekleştirmeyeceğini düşünen uzmanlar, tüketicilerin kendi ürünlerini satın almaya başladıklarına inanana kadar yeni iş alımlarına da gitmeyeceğini öne sürüyor. Bu durumda işletmelerin işe alımlarını artırmaya başlamaları için gözler tüketici güveni ile tüketici harcamalarında olacak. Son verilere bakılırsa durum hiç iç açıcı değil. Salı günü açıklanan tüketici güven endeksi şubat ayından bu yanaki en düşük seviyesine geriledi.
Dev şirketlerin çoğundan karlarındaki artışa rağmen yeni istihdam yaratacakları yönünde en ufak ses çıkmıyor. Yani krizle beraber maliyetleri düşüren, bunun içinde ilk hedef olarak işten çıkarmalara giden şirketlerin bir çoğu krizden toparlansa bile işçi alımı yapmayacak. Bu da bilançolardaki pembe tablonun ekonominin gerçek anlamda bir iyileşme kaydedilebilmesi için en önemli ayağı olan istihdama yansıyıp yansımayacağı yönünde şüpheler uyandırmaya başladı. Uzmanlara göre artan şirket kârları ile bu şirketlerin sağladıkları istihdam arasındaki oran hiç bu kadar büyümemişti. İstihdamı artırma planlarının olmamasının en büyük sebebi de bu büyük şirketlerin üretim faaliyetlerini daha çok Asya gibi ucuz iş merkezlerinde gerçekleştiriyor olması.
DÜNYA BÜLTENİ / 29 TEMMUZ 2010







