Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İran ile batı arasındaki nükleer krizin çözümü için Türkiye’nin elinden geleni yaptığını hatırlattı. Gül, "Ya savaş ya diplomasi ile hallolur. Biz diplomasi ile halledilmesi için olağanüstü gayret içindeyiz" dedi.
Mavi Marmara saldırısından sonra İsrail’in tavrını "hayret verici" olarak niteyen Cumhurbaşkanı, İsrail Cumhurbaşkanı Peres ile görüşmeme tartışmalarına da açıklık getirdi.
Cumhurbaşkanı Gül: "Türkiye’nin önemini giderek herkes bütün dünya görüyor. Herkes bizimle görüşmek istiyor. Eskiden ’hasta adam’ derlerdi, şimdi ’Avrupa’nın en sağlıklı adamı’ diyorlar" dedi.
İran’la Batı arasında yaşanan nükleer kriz konusunda Türkiye’nin arabulucu rolünün önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Gül, sorunu çözümü için diplomasiyi adres gösterirken çok çarpıcı açıklamalar yaptı.
Gül, şunları söyledi:
"Türkiye doğusunda, bölgesinde nükleer silah asla görmek istemez. Biz bunu hafife almıyoruz. Bizim yaptığımızı, madem böyle bir anlaşmazlık var, bunun hallolmasının iki yolu var. Ya savaş ya diplomasi... Türkiye doğusunda bir savaş istemez. Onun için biz bu iş diplomasi ile çözülsün istiyoruz. Geçen seneler savaş ihtimali çok daha fazlaydı. ’Bunlar tamamen kalktı’ demiyorum ama diplomasi biraz çalışmaya başladı. Büyük bir ümit içinde değilim ama iki ay öncesine göre daha iyi noktada... "
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mavi Marmara saldırısının ardından İsrail’le gelinen noktaya da değinerek İsrail’in tavrını eleştirdi.
Gül, "Türkiye İsrail ilişkilerin herkes biliyor. Sanki 20 sene önce iyiydi de şimdi mi kötü oldu? Bu yanlış. Ortada bi sebep var. Gazze’deki insanlık dramı. Bütün dünya şahit. Gazze’ye insanı yardım filosu sadece Türkiye’den gitmedi. Daha önce başka ülkelerden de gitti. 36 ülkeden insanlar vardı. Saygın insanlar. İsrail’i anlamıyorum doğrusu. İsrail’in iç politikası inanılmaz bir kargaşadır. Bu meseleye de böyle bakıyorlar. Büyük bir hata yapıyorlar."
İsrail Cumhurbaşkanı ile görüşüp görüşmeyeceğine de açıklık getiren Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
"İsrail Cumhurbaşkanı Peres’le görüşürmüyüm; açıkcası böyle bir programımız yok bizim. Bize bir randevu talebi oldu da reddetmiş değiliz. Yani hiç düşünmedik değiliz. Düşmanlar bile konuşuyor. Türkiye ile İsrail arasında bir düşmanlık yok. Ama ortada bir olay var. 9 vatandaşımızın hakkı var."
TRT / 23 EYLÜL 2010







