2010'da teşviklerin yardım ettiği bir canlanma yaşadı. 2011'de ise ‘suni desteklerin' kaldırılmasına dünyanın nasıl bir tepki vereceği test edilecek.
" Yeni yılda Yeni yıla girerken ekonominin karşı karşıya bulunduğu risklerin başında ise politika yapıcıların ağır kemer sıkma tedbirleri ve kur savaşları geliyor. The Economist, her yıl yayınladığı ve bir sonraki yıl ile ilgili tahminlere yer verdiği yıllık çalışması 'The World in' serisinin 25'inci sayısı olan The World in 2011'i yayınladı. Bu yıl dünya ekonomisinin devlet eliyle canlandığına dikkat çeken dergiye göre, teşviklerden kemer sıkma tedbirlerine geçişle birlikte 2011'de küresel ekonomideki büyüme hızı satın alma gücü paritesine göre yüzde 3.6'ya gerileyecek.
Bu yıl büyüme yüzde 4.4 olarak hesaplanıyor. Borç yükü altında ezilen gelişmiş ülkelerde büyüme yüzde 1.6 olarak tahmin edilirken, gelişmekte olan ülkelerde büyümenin yüzde 6.3 olması öngörülüyor. 2011'de zengin dünyanın gündemi bütçe açıkları olacak. Canlanma sendelemesine rağmen zengin ekonomiler
2011'de toplam ekonomilerinin yüzde 1'inden fazla harcama kesintisi ve vergi artışı planlıyor. Bu, bütçe kesintilerinde şimdiye kadar kullanılan en büyük doz. Söz konusu ülkeler, yeni yıla gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) ortalama yüzde 8'ine ulaşan bütçe açığı ve yüzde 100'ün üzerinde kamu borcu ile giriyor.
2011'de ABD Merkez Bankası (Fed) finans sistemine para pompalamaya devam edecek ancak hiç kimse borçlanmak istemezse, Fed'in enjekte ettiği paranın etkisi sınırlı olacaktır. Amerikan hükümetinin teşvikleri de azalacak. Bu nedenle özel sektöre büyük iş düşüyor ancak borç kıskacındaki ABD'li tüketicinin hala para harcamak istemekten kaçınması nedeniyle şirketler ülke içinde yatırım yapmaya sıcak bakmıyor. ABD'nin yeniden resesyona girme ihtimali yok gibi, fakat ülke ekonomisinin 2011'de bu yıl göre daha zayıf bir performans sergilemesi bekleniyor.
Batı Avrupa'da da işler iyi gitmiyor. Euro Bölgesi'nde borç sarmalına sürüklenen ülkelerin bütçe açıklarını kontrol altına almak için açıkladığı kemer sıkma tedbirleri muhtemelen 2011'de ekonomiye olumsuz yansıyacak. İngiltere ve Fransa gibi Avrupa'nın büyük ülkelerinde de, teşviklerin etkisini yitirmesiyle büyümenin yavaşlayacağı tahmin ediliyor. Daha güçlü olan Almanya'da bile, harcamaların azaltılması, vergilerin artması ve ABD'ye ihracatta meydana gelmesi beklenen azalma yüzünden büyümenin sert bir şekilde frene basabileceği kaydediliyor.
Gelişmekte olan ülkelerde ise hava daha güzel ve 2011'de güneş bu ülkelerin üzerinde parlamaya devam edecek. Gelişmekte olan ülkelerde de 2010 hükümetlerin para dağıttığı bir yıl oldu. Devlet desteği 2011'de azalacak ama bunun nedeni destek sağlamakta zorluk çekilmesi değil, enflasyon ve varlık fiyatlarında balon korkusu. Bu sebeple, gelişmekte olan ülkelerde de büyüme hız kesecek. Yine de bu ülkeler, zengin ülkelerden dört kat hızlı büyüyecek.
Gelişmekte olan dünyanın ağır topu Çin 2011'de yavaşlayacak. Çin'in talebi 2010'da emtia üreticileri Brezilya, Avustralya, Sahra altı Afrika ve diğer Asya ülkelerini de yükselişe geçirmişti. Çin'de bu yıl beklenen yavaşlamanın diğer ülkeler üzerinde yıkıcı bir etkisi olmayacak çünkü ülkenin talebi ihracatçıları ayakta tutacak kadar güçlü.
Emtia ihracatının gerilemesiyle Brezilya ve Rusya da 2011'de yavaşlayacak ama genel olarak iyi bir performans sergilemeye devam edecek. Diğer ülkelerdeki yavaşlamadan olumsuz etkilenmesi beklenmeyen Hindistan ise 2011'in yıldızları arasında yer alacak. Gelecek yıl Hindistan'da GSYİH artışının Çin'in üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
ABD, Avrupa ve Japonya gibi zengin ülkelerde devlet desteğinin azalması, özel sektörün hala ne kadar zayıf olduğunu gözler önüne serecek. Bu ülkeler resesyon ve deflasyon tartışmalarıyla bir süre daha boğuşacak. Faizlerin ise mevcut düşük seviyelerinde kalması bekleniyor. Gelişmekte olan ülkelerde büyümenin yavaşlaması ise, aşırı ısınan ekonominin soğuması anlamına geldiği için daha olumlu karşılanacak.
DÜNYA GAZETESİ / 29 KASIM 2010







