Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada sert mesajlar verdi:
TEHLİKE: Hoşgörü, çeşitliliğe saygı göstermek artık bizim ortak normlarımızdır. Avrupa evrensel düzeyde ortak değer ve standartları temsil ediyor. Bölünmüş bir Avrupa, savaş ve baskılara sahne oldu. Son yıllarda üye devletler sosyal bağların da zayıflamasından etkilenmiştir. Bugünkü trendler, Avrupa toplumlarının birlikteliğini ve bütünlüğünü tehdit etmektedir. Avrupa’nın demokratik müktesebatını da tehlikeye düşürmektedir.
DIŞLANMA: Irkçılık ve yabancı düşmanlığı, ekonomik kriz ile el ele ilerliyor. Siyasi elitler ve bazı hükümetler göç karşısında çok sert önlemler almak zorunda kalmaktadır. Farklı olanlar pek çok toplumda sosyal dışlanmayla karşı karşıya. Bu trend hepimizi endişelendirmelidir çünkü bu patoloji Avrupa’yı zayıflatmaktadır. Bu sorunlara karşı birlikte çalışmalıyız.
TEHDİT: Avrupa Konseyi, Avrupa halklarının farklı kültür, köken veya inançtan da olsa barışçıl birlikte yaşam, karşılıklı saygı konusunda çok katkıda bulunmuştur. Avrupa Konseyi bugün yeni tehditlerle karşı karşıyadır ve bunlara cevap vermek zorundadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin koruyucusu olarak bizim görevimiz, Avrupa’daki demokratik güvenlik ve istikrarın ön koşulu olan değerlerimizi korumaktır. Avrupa Kıtası, Avrupa’nın diğer kültür ve dinlerle savaşmakta olduğunu iddia eden politikacılarla güvenlikte olmayacaktır. Tam tersine kontrol altına alınmadığı takdirde bu argümanların etkisi giderek artacak, bunun sonucunda da Avrupa daha az hoşgörülü, daha az demokratik ve yaşanması daha tehlikeli bir yer olacaktır.
ERMENİSTAN’LA İLİŞKİLER: “Soykırım” iddiasını kabul etmediklerini ifade eden ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için ortak komisyon kurma çağrısını yineleyen Gül, çeşitli ülkelerde alınan “soykırımı tanıma” kararlarına atıf yaparak, “Tanıma yönünde oy kullananlara konuyla ilgili arka arkaya 3 soru sorsanız hiç birini yanıtlayamazlar. Tarihle birlikte yaşarsak Avrupa’da hiç kimse birbirinin yüzüne bakamaz. Hep beraber geleceğe bakmamız gerekiyor. Varsa iddialar, buyurun diyorum. Çalışılsın, hep beraber görelim” diye konuştu.
EKSEN KAYMASI: Bu konuda bakılması gereken unsurların demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları olduğunu kaydeden Gül, “Bu alanlarda eksilme yaşanıyorsa Türkiye’nin dostları eksen kaymasından şüphelenebilir. Ancak bunun tersi oluyorsa bu tereddütler haklı görülemez” dedi.
İSRAİL’LE İLİŞKİLER: Türkiye’nin arabuluculuk girişimlerini prestij kazanmak ya da görünür hale gelmek için yapmadığını söyleyen Gül, İsrail’le ilişkilerin bozulmasındaki sorumluluğun İsrail’de olduğunu söyledi.
MİLLİYET / 26 OCAK 2011







