İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Suriye İhvanı, Türkiye'den Esad'ı uyardı

Suriye İhvanı, Türkiye'den Esad'ı uyardı
Dünya
|

İstanbu'da dün akşam gerçekleşen toplantıya Suriye Müslüman Kardeşler Genel Sekreteri Riyad el Şıkfi ve Siyasi Şefi Muhammet Tayfur katıldı.

İstanbu'da dün akşam gerçekleşen toplantıya Suriye Müslüman Kardeşler Genel Sekreteri Riyad el Şıkfi ve Siyasi Şefi Muhammet Tayfur katıldı.

Toplantıda Ortadoğudaki gelişmeler ışığında Suriye’deki son durum ele alındı. Suriye devlet başkanı Beşşar Esad’ın yaptığı reform çağrılarını samimi bulmadığını ifade eden Genel Sekreter el Şıkfi “yeni devlet başkanının iktidara geldiği 2000 yılında da benzeri vaatler yapılmıştı ancak hiçbir şey değişmedi, İhvan üyeleri halen ülkelerine döndüklerinde tutuklanıyor” dedi.

Arap dünyasında yaşanan gelişmeler ile ilgili düşüncelerini açıklayan el Şıkfi ve Muhammed Tayfur, demokrasiye ve laikliğe bakışları hakkında “Suriye Müslüman Kardeşler hareketi Hasan el Benna’nın kurmuş olduğu sistem üzerinde inşa edilmiştir, Baas rejimi kurulmadan önce Suriye’de demokratik bir ortamın mevcuttu ve Müslüman Kardeşler 40’lı ve 50’li yıllarda mecliste temsil ediliyordu, buna karşın Suriye’de Baas rejiminin darbe ile yönetimi ele geçirmesinden itibaren Müslüman Kardeşlere karşı baskı uygulandı ve demokratik hayattan uzaklaştırıldık” şeklinde açıklama yaptı.

Bu noktada Hama şehrinin önemine vurgu yapan el Şıkfi, bu şehirde yaşayan halkın her zaman baskıcı Suriye yönetimine karşı mücadelesini sürdürdüğünün altını çizdi. Buna karşı Suriye’nin cevabı ise acımasızca ve zalimce olduğunu ifade etti. Nitekim Hama katliamından çok daha önce 60’lı yıllarda şehir birkaç kez kuşatılarak camiler bombalanmıştır.

1982 senesinde yaşanan Hama katliamında ise 20-25 bin kişi hayatını kaybetti, 20 binden fazla insan tutuklandı, o tarihlerde tutuklanan bu insanların akıbetleri bugün dahi bilinmemektedir.

EL ŞIKFİ: SURİYE KİMLİK BİLGİLERİMİZİ CIA’YA VERİYOR

Hama saldırısı sonucunda on binlerce kişinin ülkeyi terk ettiğini belirten el Şıkfi, yurt dışına kaçanların da Suriye yönetimi tarafından baskı altına alındığının altını çizdi. Suriye yönetiminin uyguladığı baskılar ile ilgili bilgi veren el Şıkfi, bu ülkeden kaçanların kimlik bilgilerinin CIA’ya verildiğini ve ‘bu insanlar teröristtir’ uyarısı yapılarak baskı altına alınmak istendiğini belirtti.

El Şıkfi, Suriye yönetiminin ülkeden kaçan Müslüman Kardeşler hareketi üst düzey yöneticilerine karşı suikast düzenlediklerini ve kendisinin de 2003 senesinde Suriye istihbarat birimi Muhaberat’ın sonuçsuz kalan suikast girişimine maruz kaldığını hatırlattı.

Diğer taraftan Suriye yönetiminin, Müslüman Kardeşlere mensup olduğu suçlamasıyla birçok vatandaşına pasaport vermediğini, sürelerini uzatmadığını belirtti. El Şıkfi, kimlik verilmemesi nedeniyle yeni doğan çocukların eğitim, evlilik ve miras gibi temel konularda çok sayıda sorun yaşadığını ifade etti.

SURİYE YÖNETİMİ BİZİMLE GÖRÜŞENLERİ İDAM EDİYOR

El Şıkfi, Suriye yönetiminin kendilerinin diyalog taleplerini reddettiklerini ve kendileri ile geçmiş senelerde aracı olmak amacıyla diyaloga geçen devlet görevlilerini idam ettiklerini, Suriye yönetimiyle diyaloga geçmenin zor olduğunu söyleyen el Şıkfi, uluslararası kanalları kullanarak Suriye yönetimine mesaj ulaştırdıklarını ifade etti.

Suriye Müslüman Kardeşler Siyasi Birim Başkanı Muhammed Faruk Tayfur ise, İnsan Hakları İzleme örgütünün raporunu örnek göstererek Suriye yönetiminin dünyanın en baskıcı yönetimi olduğunu dile getirdi.

SURİYE YÖNETİMİ HAMAS’I FIRSAT BULDUĞUNDA ÜLKEDEN ÇIKARACAK

Suriye yönetimi ile Hamas ve Hizbullah’ın herhangi bir sorunu bulunmadığına dikkat çeken el Şıkfi, “Hamas Suriye yönetimine karşı herhangi bir faaliyet yürütmüyor, bu bakımdan Suriye için bir sorun teşkil etmiyor. Lübnan Hizbullahı ile İran ise stratejik açıdan Esad yönetimi ile iyi ilişkilere sahip,” açıklamasını yaptı.

Diğer taraftan el Şıkfi, Wikileaks belgelerinde geçen Suriye-ABD görüşmelerine dikkat çekerek, Beşar Esad’ın ABD’li yetkililere, Hamas’ın kendisi üzerinde ağır bir yük olduğunu belirterek, iki ülkede anlaşma sağlanır sağlanmaz bu ağır misafirin ülkeden çıkartılacağı şeklindeki açıklamalarını hatırlattı.

25 ŞUBAT 2011

AKRA