İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

'Ortadoğu'da olaylar geçici değil'

'Ortadoğu'da olaylar geçici değil'
Güncel
|

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ortadoğu'da yaşanan olayların geçici ve konjonktürel olaylar olmadığını söyledi. Bakan Davutoğlu: ''Tek tek tahlil edilerek, tek tek bir yorum çerçevesine oturtularak doğru sonuçlara ulaşabilecek bir süreçten geçmiyoruz. Aksine, her biri bir diğerini etkileyen, tetikleyen ve krizsel bir dönemde çözüme kavuşması zor olan olaylarla karşı karşıyayız. Bir siyasi deprem yaşanıyor, bu depremin artçı şokları olacak, restorasyon süreci olacak, binaların yeniden yapım sü

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ortadoğu'da yaşanan olayların geçici ve konjonktürel olaylar olmadığını söyledi. Bakan Davutoğlu: ''Tek tek tahlil edilerek, tek tek bir yorum çerçevesine oturtularak doğru sonuçlara ulaşabilecek bir süreçten geçmiyoruz. Aksine, her biri bir diğerini etkileyen, tetikleyen ve krizsel bir dönemde çözüme kavuşması zor olan olaylarla karşı karşıyayız. Bir siyasi deprem yaşanıyor, bu depremin artçı şokları olacak, restorasyon süreci olacak, binaların yeniden yapım süreci olacak, insanların travmalarını aşma süreci olacak.

Hepimizin sabırla böyle bir siyasi depremin hangi fay kırıklarından ortaya çıktığını tespit etmek, nasıl sonuçlar doğuracağını anlama zorunluluğu var. Ani verilecek tepkilerin doğurabileceği sonuçların, bazen yıkılmakta olan binaya geri koşmanın doğuracağı gibi bir tablonun ortaya çıkarmaması lazım. Doğru okumamız, doğru değerlendirmemiz lazım.''

Davutoğlu, Türkiye'nin, üç tane ilke benimsediğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Birincisi bu doğal dönüşümün sağlıklı şekilde, kamu otoritesini sarsmadan, bölgede büyük insan kayıplarına yol açmadan, barışçıl bir şekilde sürdürülmesi ve tamamlanması. Bu konuda net bir tutum takınılması. İkincisi, her bir ülkenin iç şartlarını da gözeterek, bu dost ve kardeş ülkelerin özel şartlarını da doğru anlayarak, onların iç barışının korunmasına katkıda bulunmak, bölünmesine engel olmak. Üçüncüsü, başta vatandaşlarımızın güvenliği olmak üzere Türkiye'nin önümüzdeki 50-60 yılı etkileyecek, bölgedeki stratejik çıkarlarını koruyacak, bölgedeki imajını kuvvetlendirecek şekilde menfaatlerini korumak. Menfaatten kastım petrol, şirket menfaati değil. Bence en büyük menfaat, ülkelerin halklarının gözündeki itibarımızın korunmasıdır, o olursa diğerleri sağlanabilir. Halklar sizi potansiyel düşman olarak biliyorsa, dış güç olarak görüyorsa, o menfaatleri korumanız da mümkün olmaz.''

2 MART 2011

AKRA