Japonya'da nükleer kâbus sürüyor. Fukuşima'da dördüncü patlama ve yangının ardından ortaya çıkan tablonun Çernobil'e yaklaştığı iddiası var.Japonya’da Fukuşima nükleer santralında dün sabaha karşı meydana gelen dördüncü patlamanın ardından tüketilmiş yakıt depolama havuzunda çıkan yangın ile radyoaktif maddeler doğrudan atmosfere karıştı. Başkent Tokyo’dan Rusya’ya kadar havadaki radyasyon seviyesinde artış tespit edildi. Japon hükümeti, radyasyon seviyesinin insan sağlığını etkileyebilecek düzeye ulaştığını açıkladı ve santralın civarı uçuşa yasak bölge ilan edildi.
Başbakan Naoto Kan, santralın 30 kilometre çevresinde yaşayanların evlerinden çıkmamasını istedi. Santralı işleten TEPCO, tesis çevresinde bir saat duran bir kişi, yıllık izin verilen miktarın sekiz katı kadar radyasyona maruz kaldığını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü, Japon yetkililerin şu ana kadar tahliye, sığınak sağlama ve potasyum iyodid stoklarının yeniden konumlandırılması dahil olmak üzere gerekli tüm önlemleri aldığını belirtti.
Kaza derecesi 6 mı?
Bu gelişmelerin ardından Fransa’daki Nükleer Güvenlik İdaresi (ASN) Başkanı Andre-Claud Lacoste, Fukuşima 1 nükleer santralındaki iki numaralı reaktörün durumunun değerlendirilmesinden sonra, kazanın derecesinin, 1 ile 7 arasındaki Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Durum Ölçeği’ne göre 6 olduğunu belirtti. Ölçeğe göre 1986’da Ukrayna’nın Çernobil nükleer santralında meydana gelen patlamanın büyüklüğü 7 olarak kabul ediliyor. Ancak Japon Nükleer Güvenlik Ajansı, ASN’nin bu açıklamasını teyit etmedi.
Ülkedeki nükleer santral uzmanları ise, Fukuşima’da aşırı ısınan kullanılmış yakıt depolama havuzuna havadan helikopterlerle su sıkılması için ABD ve Japon ordusundan yardım istenebileceğini söyledi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ise Japonya’nın verilerinin, Fukuşima nükleer santralındaki radyoaktivite seviyesinin keskin bir şekilde düştüğünü gösterdiğini açıkladı. Ancak yine de santraldaki sorun tam anlamıyla kontrol altına alınabilmiş değil.
Fukuşima’daki santralda aşırı ısınan reaktörlere müdahale eden 50 işçi ve mühendis ise kahraman ilan edildi. Bu işçi ve mühendisler yoğun radyasyona maruz kaldıkları için ölüme mahkûmlar.
Nükleer tehdit Türkiye’nin yanı başında
1986’da Çernobil felaketini yakından yaşamış olan Türkiye’nin Ermenistan sınırında AB ve ABD’nin ‘en tehlikeli nükleer santral’ olarak değerlendirdiği Metsamor yer alıyor. Iğdır’a 16 km uzaklıkta olan Metsamor aynı zamanda deprem riski taşıyan bir bölgede. Ayrıca İran, Rusya, Ukrayna, Mısır, Ürdün gibi ülkelerde faaliyette olan ya da yapımı/projelendirilmesi süren santrallarla çevrili. Bunlar, Karadeniz ya da Akdeniz kıyılarına oldukça yakın konumda bulunuyor.
Özgür Gürbüz/Aktivist
‘Daha önce karşılaşılmadı’
Fukuşima etrafında, Çernobil’de olduğu gibi, belirli bir bölüm yaşama kapatılacaktır. Deniz suyu sıkılan reaktörler tekrar kullanılamaz. Yakıt çubuklarında erime olduğunu söylüyorlar, arkadan betonlamaları gerekecek. Japonya’da daha önce hiç görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız.
Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar
‘Gazlar kanser yapabilir’
Yarı ömrü 8 gün olan ve tiroid kanserine neden olan iyodin 131 gazının insanların tiroidleri tarafından biriktirilmesini önlemek için iyot tabletleri dağıtılıyor. Sezyum 137 gazının 30 yıl olan yarı ömrü ise 100 yıl boyunca maruz kalanlarda kansere neden olabilir. Santral betonla kapatılacaktır.
Nükleer kazalar, sıfırdan yediye kadar sıralanan güvenlik cetveliyle gösteriliyor. Fukuşima’daki kazanın seviyesinin 6 olduğu iddia ediliyor.
Seviye 7:
Büyük miktarda radyasyon yayılması. Örnek: 1986’da yaşanan Çernobil kazası.
Seviye 6:
Önemli oranda radyasyon yayılması. Örnek: 1957’de Rusya’nın Kıştım reaktöründeki kaza.
Seviye 5:
Sınırlı yayılma. Örnek: 1979’da ABD’nin Üç Mil Adası’ndaki kaza.
Seviye 4:
Az miktarda yayılma ve en az bir ölü. Örnek: 1999’da Japonya’nın Tokaimura tesisindeki kaza.
Seviye 3:
Çalışanlar için yasal sınırın 10 katı yayılma.
Seviye 2:
Halkın 10 mSv ölçeğinde radyasyona maruz kalması. Kabul edilebilir yıllık doz 1mSv.
Seviye 1:
Halkın yasal düzeyin üzerinde radyasyona maruz kalması. Küçük güvenlik problemleri
RADİKAL / 16 MART 2011






