Fukuşima nükleer santralinde MOX isimli özel bir yakıt kullanılıyor. Erime noktası daha düşük, plütonyum, uranyumdan daha hızlı parçalandığı için insan hücrelerini daha hızlı öldürebilecek oranda radyasyon yayıyor
Japonya'da cuma günü yaşanan depremin ardından kuzeydoğudaki Fukuşima nükleer santralında patlak veren krizde, gözler özellikle 3 numaralı reaktöre çevrildi. Zira hem bir patlamaya hem de yakıt tankında yangına sahne olan ve ciddi boyutta radyasyon sızıntısı yaşanan 3 numaralı reaktörde, diğer sorunlu reaktörlerdeki uranyum bazlı yakıttan farklı olarak 'MOX' isimli özel bir yakıt kullanılıyor. Nükleer uzmanlar, uranyum ile laboratuvarda üretilen plütonyumun karışımı olan MOX'un atmosfere sızmasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkiyi tahmin edilemeyecek miktarda artıracağını belirtiyor.
Kanser oranları % 10 artabilir
İngiliz gazetesi Guardian'a konuşan bağımsız nükleer enerji uzmanı Shaun Burnie, Fukuşima'da geçen eylülde kullanılmaya başlanan MOX yakıtının erime noktası daha düşük olduğu için nükleer kaza ihtimalini artırdığını dile getiriyor. California'daki Berkeley Üniversitesi'nden Profesör Donal Olander ise plutonyumun uranyumdan daha hızlı parçalanması nedeniyle insan hücrelerini daha hızlı öldürebilecek oranda radyasyon yaydığını söyledi.
Washington'daki Duyarlı Bilimadamları Birliği'nden Ed Lyman'a göre de, Fukuşima'nın 3 numaralı reaktöründeki yakıtın yüzde 6'sını MOX oluşturuyor ve reaktörde topyekûn erime meydana gelirse uzun vadedeki kanser oranları en az yüzde 10 artabilir.
MOX yakıtının bu derece tehlikeli hale gelmesi için plutonyum elementinin büyük bir patlama sonucu parçalanıp atmosfere karışması gerekiyor. Bazı uzmanlar 3 numaralı reaktörde henüz böyle bir tehlike bulunmadığının altını çizse de, reaktör hâlâ kontrol altına alınabilmiş değil.
MOX'taki plutonyum aynı zamanda nükleer silah yapımında kullanılabilecek bir madde ve MOX'un savunucuları da bu yakıtla 'nükleer silahların yayılmasının engellendiği' gerekçesini gösteriyor. MOX Japonya'nın yanı sıra Fransa, Belçika, Almanya ve İsviçre'deki nükleer santrallarda kullanılıyor.
MOX
Uranyum ve laboratuvarda üretilmiş plutonyum karıştırılmış oksit
PLUTONYUM
1940-41 yıllarında ABD'li nükleer kimyacı Glenn Theodore Seaborg tarafından keşfedildi. Adını pluton gezegeninden almıştır. Plutonyumun 500 gramı yeryüzüne çıkarılır ve eşit olarak dağıtılırsa, dünyadaki insanların tümünün akciğer kanserine yakanabileceği söyleniyor. Plutonyum üretiliyor. Plutonyum kimyasal tepkimelere giren bir metal, havada Plutonyum dioksit gibi, solunum yoluyla geçen parçacıklar oluşturabiliyor. Genetik mutasyonlara yol açıyor. Plutonyumun radyoaktif etkisi yaklaşık 240.000 yıl sürüyor. Tümüyle etkisiz hale gelmesi için 500.000 yıl gerekiyor.
Radyoaktif bulut soğutmaya engel oluyor
Japonya'da 9.0 büyüklüğündeki deprem ve tsunamide hasar gören Fukuşima nükleer santralındeki krizi kontrol altına alma umutları giderek azalıyor. Cumartesiden bu yana dört patlamanın meydana geldiği ve yakıt çubuklarının bir türlü soğutulamadığı santralda, dün 3 numaralı reaktörden yükselen radyoaktif bulut nedeniyle soğutma çalışmalarına bir süre ara verildi.
Hükümet sözcüsü Yukio Edano, santralı soğutmaya çalışan 50 kadar personelin geri çekildiğini ve radyasyon seviyesinin 600-800 milisiviert'e indiğini belirterek, "Bu koşullarda santralda çalışma yapmamız mümkün değil, bekleyeceğiz" diye konuştu. Edano, 3 numaralı reaktörün koruyucu tankının hasar görmüş olabileceğini de söyledi.
Reaktörü soğutmak için helikopterle su boşaltma planı da yüksek radyasyon seviyesi nedeniyle bir süreliğine askıya alınıp sonrasında başarısız olurken, devlet televizyonu NHK son çare olarak polise ait özel bir aracın tesise su püskürteceğini duyurdu.
GPS sistemlerinin hata payı da arttı
Japonya'da cuma günü meydana gelen depremin ülkenin doğu sahillerini ABD'ye doğru 4 metre kadar kaydırdığı tahmin edilirken, Küresel Konumlandırma Sistemleri'ndeki (GPS) hata payı da aynı oranda arttı. Modern GPS alıcılarının 3 metre hata payı bulunuyor. Dolayısıyla Japonya'da yaşanan kayma bu payın dışına çıkıyor. GPS üreticilerinin kısa süre sonra Japonya'da depremden etkilenen bölgelerin yeni bir haritasını çıkarması bekleniyor.
17 MART 2011






