“Türkiye Akaryakıt ve LPG Piyasaları” konferansında Yıldız, siyasi istikrarın önemine değinerek, hiçbir iktisadi kuruluşun büyüklüğünün mutlak değer olarak o ülkenin bütünlüğünün, siyasi istikrarının üzerinde olmadığını söyledi.
Serbest piyasada özellikle 2005 yılından sonra daha rekabetçi ve daha iyi hizmet veren bir yapının söz konusu olduğunu ifade eden Yıldız, serbest piyasada 21 olan dağıtım şirketi sayısının 8-10 yılda 56`ya yükseldiğini, bunların her birinin rekabetçi ortamı destekleyen, ama birbirini yıpratmadan destekleyen bir yapı içinde olması gerektiğini vurguladı.
Bunların kesintisiz hizmetle beraber, mutlaka makul bir kar içinde yapılabiliyor olmasının gerekliliğine dikkati çeken Yıldız, şöyle devam etti:
“İstanbul Büyükşehirin arayışı, aslında bu karın tartışılıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Bugün bu piyasanın yaklaşık yüzde 60`lık kısmı indirimli ürün almaktadır, özel indirimler almaktadır. Yüzde 8`ler, hatta yüzde 14`lere kadar varan indirimler vardır. Bu indirimleri yapanlar, bu salonun dışındaki kişiler değildir. Eğri oturup, doğru konuşacağız arkadaşlar. Ben buradan bütün bu zincirin içinde bulunan aile üyelerine seslenmek istiyorum; gelin pazartesi gününden itibaren fiili olarak ortaya koyduğumuz ama resmi olarak açıklamadığımız yine rekabetçi ulusal tarife üzerinden, İstanbul`da 18 bin tane taksici var, gelin dizelde minimum yüzde 5 civarında, LPG`de yüzde 7 civarında indirim yaptığımızı taksicilere açıklayalım. Bu, direkt müşterilere yansıyan bir şey. Ben biliyorum ki aslında bu indirimin çoğu yapılıyor. Niye açıklamıyoruz arkadaşlar? Açıklayalım bunu... Bunu yapalım. Ben bunun pazartesiden itibaren uygulanacağı kanaatindeyim. Pazartesiden itibaren minimum bütün bayilerimiz yüzde 5 civarında indirim yapacak. Bu, yaklaşık 16-18 kuruşa denk gelir.”
“KAR, MAKUL OLDUĞU ORANDA TARTIŞILMAZ”
Büyük sanayi kuruluşları ve filolar, hastaneler ile 5`ten fazla aracı olanlara rekabetçi ulusal tarifeden indirim oranı bulunduğunu, ancak en uç noktaya, vatandaşa, temel tüketiciye kadar bunu götürmek gerektiğini belirten Yıldız, “Kar, makul olduğu oranda, sürdürülebilir olduğu oranda, aşırı fahiş de değil, yıpratacak tarzda da değil, o zaman tartışılmaz” dedi.
Finans ve yatırım maliyetlerinin belli olduğunu ifade eden Yıldız, şöyle konuştu:
“Onun üzerinden edilecek makul karlar da belli. Niçin zaman zaman bu karlar tartışılıyor? Hafta içinde kendi kurum aracına bindiğinde yüzde 7 indirim alan aynı işinin, hafta sonunda özel aracına bindiğinde sıfır indirimle aynı ürünü aldığını biliyoruz. O zaman bir şey normal değil demektir diyorum ben. Kamu da, özel sektör de bu ailenin fertleri bunu enine boyuna tartmak zorunda. Kamu da kendine bakmak zorunda. Bir tarafa çekilecek demiyorum. Kamu da düzenlemeleriyle, politikalarıyla üzerine düşeni yapmak durumunda. Ben yıl sonu açıklanan karları izliyorum. İftihar da ediyorum. O karlar, buradaki bazı sözleri teyit etmiyor. Biz, özel sektörün bu piyasa içinde kar etmesinin doğru olduğuna inanarak serbest piyasayı kurduk. Tabi ki kar edecek, kar edecek ki büyüyecek. Kar edecek ki yatırımlarını artıracak. Zarar ederse o yatırımları yapabilir mi? Yapamaz.”
Türkiye`deki bayilerin AB ülkelerinin 3-4 katı olduğuna değinen Yıldız, “Öyle bayiler varken yüzde 1 bile indirim yaptığında sıkıntı çekiyor, bazıları yüzde 8 indirim yaptığında çok iyi kar edebiliyor. Kendi içindeki rekabeti düzenleyemeyen bayinin karını hedefleyerek ben böyle bir yola gidersem, o zaman diğer vatandaşa haksızlık etmiş olurum” şeklinde konuştu.
RADİKAL / 8 NİSAN 2011







