Birleşmiş Milletler tarafından 2000 yılında düzenlenen Bin Yıl Zirvesi'ne katılan tüm ülkeler tarafından kabul edilen hedefler kapsamında 2015 yılına kadar aşırı yoksulluk ve açlığın yok edilmesi, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların konumlarının güçlendirilmesi, çocuk ölümlerinin azaltılması, anne sağlığının iyileştirilmesi, HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele edilmesi, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, kalkınma için küresel ortaklığın geliştirilmesi amaçlanıyor.
Raporda yer alan bulgular, aşırı yoksukluk ve aşırı açlık ile yapılan mücadelede önemli kazanımlar elde edildiğini gösteriyor. Dünya genelinde günde 1 ABD Doları veya altında bir gelirle yaşamlarını sürdürmek zorunda kalan insanların oranı yüzde 32'den (1990'da 1.25 milyar kişi) yüzde 19'a (2004'te 980 milyon kişi) gerilemiş bulunuyor. Bu düşüşün devam etmesi halinde 2015 yılında aşırı yoksulluk ve açlığın yok edilmesi hedefine dünya genelinde ulaşılabileceği tahmin ediliyor.
Sahra bölgesi
Sahra bölgesinde yoksulluğun 2000 yılından bu yana yüzde 6 oranında azaldığı görülüyor.
Afrika'da bazı ülkeler güçlü liderlik, güvenilir politikalar ve uygulanabilir stratejilerin yeterli derecede uluslararası mali ve teknik katkıyla desteklenmesi halinde Bin Yıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşılabileceğimizi gösteriyor.
Asya'dan da iyi haberler var. Son dönemde sağlanan ekonomik ilerleme sonucu bu kıta da aşırı yoksulluğun yok edilmesi hedefine 2015 yılına kadar ulaşılması bekleniyor.
Raporda dünya genelinde sağlanan ilerlemeler şöyle özetleniyor:
Gelişmekte olan ülkelerde okula devam eden çocuk sayısı artış gösteriyor. Okula kaydolma oranı 1991 yılında yüzde 80 iken 2005 yılında bu rakam yüzde 88'e ulaşmış bulunuyor. Kadınların, siyasette ve bürokraside sayılarının artmasıyla birlikte, kadın-erkek eşitliği için verdikleri mücadeleye sağlanan destek yavaş yavaş da olsa güçleniyor. Tüm dünyada, başta kızamık olmak üzere bulaşıcı hastalıklara karşı yürütülen mücadele sonucu çocuk ölümlerinde gözle görülür bir düşüş yaşanıyor. Sıtmaya karşı kararlı bir mücadele sürdürülüyor. Her ne kadar 2015 hedeflerine ulaşılması güç görünse de veremle mücadelede önemli ilerleme sağlanmış bulunuyor. Sera etkisi yapan gazların atmosfere salınımının her geçen gün artması insanlığı tehdit edercesine iklim değişikliğine yol açıyor, ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi amacıyla da ciddi çalışmalar yürütülüyor.






