4. BM En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ) konferansı sonunda, bu ülkeler için gelecek 10 yılda yapılacakların ve bu ülkelerin kendilerinin yapacaklarının bir nevi yol haritasını çizen İstanbul Eylem Planı yayımlandı.
"En az gelişmiş ülkelerin yüzde 75'inden fazlası hala yoksulluk içinde yaşarken, bu duruma kayıtsız kalınamaz" denilen planda, "son 30 yılda sadece 3 ülkenin en az gelişmiş ülkeler listesinden mezun olabilmesinin uluslararası toplumu derinden kaygılandırdığı" kaydedildi.
Planda, "En fakir, en kırılgan, en zayıf ülkeler ve halklar olan EAGÜ ile işbirliği, dayanışma ve ortaklık içinde bulunmak, sadece ahlaki değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasi bir zorunluluk" denilerek, EAGÜ'nün dünya refahı için muazzam bir iş gücü ve doğal kaynak potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Bu çerçevede, EAGÜ ile gelişmiş ortakları arasında bu ülkelerin özel ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yenilenmiş ve güçlendirilmiş bir ortaklığın bütün dünyanın gelişimine katkı yapacağının altı çizildi.
İstanbul Eylem Planı'nda Brüksel Planı'nın bu genel değerlendirmesinin yapılmasının ardından, bu plandan ulusal, bölgesel ve uluslararası çapta çıkartılan bazı önemli dersler bulunduğu vurgulandı. Bu dersler, 11 başlık altında şöyle sıralandı:
"1- Uluslararası destek tedbirlerinin bazıları en az gelişmiş ülkelerin özel ihtiyaçlarını karşılamada sınırlı sonuç vermekte. Bazı durumlarda uygulama zorlukları çıkabiliyor ya da politika ahengi ve tutarlılığı yakalanamıyor. Bu nedenle uluslararası destek tedbirleri en az gelişmiş ülkelerin özel ihtiyaçları ve öncelikleri doğrultusunda güçlendirilmeli,
2- En az gelişmiş ülkeleri kişi başına düşen gelirleri düşük bir grup ülke olarak görmek yerine, Eylem Planı bu ülkelerin her birinin kendine özgü coğrafik zorluk ve kırılganlıklarını dikkate almalı,
3- Eylem Planı'nın ulusal gelişim plan ve programlarına entegrasyonu ve bunun için gerekli liderlik sağlanmalı,
4- Küresel ekonomide ardı ardına gelen krizler kırılganlıklara ve ve istikrarsızlıklara dair yeni bir bakış açısı yarattı. Bu nedenle en az gelişmiş ülkelerin yapısal dönüşümlerine üretim kapasitelerini artırarak ve çeşitlendirerek yeniden odaklanılmalı,
5- Eylem Planı'nın gelişmiş ortakların yardım, ticaret ve gelişim stratejilerine daha iyi entegrasyonu sağlanmalı,
6- Gelişmiş ortakların yanı sıra gelişmekte olan ülkeler de kapasiteleriyle uyumlu şekilde, Kuzey-Güney diyaloğunun yerini almayacak ancak tamamlayacak mahiyetteki Güney-Güney diyaloğu çerçevesinde, yeni Eylem Planı'nın uygulanmasına katkıda bulunabilir,
7- Gelecek 10 yıldaki gelişim stratejisi, yerel üretim kapasiteleri artırılarak ve çeşitlendirilerek ihraç öncelikli büyüme stratejilerini tamamlamalı, tarıma ve kırsal gelişime daha çok ilgi gösterilmeli,
8- Destek için bazı öncelikli hedefler saptanarak, amaçlarla hedeflerin daha doğru eşleştirmesi yapılmalı ve bu amaçlara ulaşmak için özel araçlar belirlenmeli.
9- EAGÜ'de yapısal dönüşüm sağlanabilmesi ve fakirliğin azaltılabilmesi, Eylem Planı'ndaki diğer amaçlara ulaşabilmek için mali kaynaklar artırılmalı,
10- EAGÜ'nün küresel boyutta karar vermede daha etkili bir temsiliyetleri, bu ülkelerin gelişimi için uluslararası ortamı da daha iyi hazırlayacaktır. En Az Gelişmiş ülkeler statüsünün daha geniş olarak tanınması Eylem Planı'nın gelişim politikalarına entegrasyonunu hızlandıracaktır,
11- Denetim ve takip sadece amaç ve hedeflere değil eylemlere de odaklanmalı."
13 MAYIS 2011







