Suriye’de Beşar Esad liderliğindeki Baas rejimine karşı Mart ayında başlayan ayaklanmalar şiddetini arttırarak devam ediyor. Baas rejimine karşı muhalifler tarafından gerçekleştirilen ayaklanma ve gösteriler ülkenin dört bir yanına yayılırken; Baas güçlerine bağlı silahlı kuvvetler iktidara karşı gerçekleştirilen bu ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırıyor ve neticede binlerce kişi gözaltına alınıyor. İnsan hakları eylemcilerine göre, Suriye’de yaşanan bu olaylarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az bin 500 kişi hayatını kaybetti.
Beşar Esad’a karşı gerçekleştirilen eylemlerde dönüm noktasını oluşturan olaylardan biri de ülkenin kuzeyindeki Çişr eş Şuğur kasabasında Baas güçlerine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırı oldu. 6 Haziran’da kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından gerçekleştirilen bu operasyonda 120 Suriye polisi hayatını kaybetti. Suriye ordusuna bağlı silahlı güçler de bu saldırıya karşılık vermek ve bu bölgedeki gösterileri bastırmak amacıyla Çiş eş Şuğur’a operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyon neticesinde hayati tehlike ile karşı karşıya kalan binlerce Suriyeli ise Türkiye topraklarına sığındı.
Türkiye’nin Suriye sınırında yaşanlar bundan 20 yıl önce Türkiye’nin Irak sınırında yaşananlar ile birçok açıdan benzerlik gösteriyor. Bu acı tecrübeden olsa gerek Kuzey Irak’ta çalışmalar yürüten 11 siyasi parti ve kuruluş bir bildiri yayınlayarak Suriye’deki ayaklanmalara destek olma çağrısı yaptı.
Kuzey Irak’ın ikinci büyük kenti Süleymaniye’den geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamada, Suriye’de halkın baskı ve işkenceler ile karşı karşıya kaldığı ifade edilirken; Bölgesel Kürt Yönetimi’nden Suriye’de Beşar Esad’a karşı gerçekleştirilen ayaklanmaya karşı çıkılması çağrısında bulunuldu. 11 kuruluş tarafından yapılan açıklamada, “Biz Suriye halkının özgürlük ve adalet için gerçekleştirdikleri zorlu mücadeleye destek veriyoruz ve Baas rejiminin bu talepleri kanlı bir şekilde bastırmasını kınıyoruz,” açıklaması yapıldı.
SURİYELİLERİN ACI KADERİNİ 20 YIL ÖNCE IRAKLILAR YAŞADI
Ülkemize sığınan binlerce Suriyeli göçmenin kaderini bundan 20 yıl önce çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu 460 bin Iraklı yaşadı. 1990 yılında Saddam Hüseyin, Kuveyt’i işgali sonrası ABD liderliğindeki Müttefikler karşısında ağır bir yenilgiye uğrayarak bu ülkeden geri çekilmek zorunda kaldı.
Saddam Hüseyin’in Kuveyt’te yenilmesi ile güneyde Şiiler, kuzeyde Kürtler ayaklandı. Saddam Hüseyin’in birlikleri ülkenin güneyinde yer alan Necef ve Kerbela’daki Şii topluluğun ayaklanmasını kısa sürede bastırıp Irak’ın kuzeyine yöneldi.
Uzmanlar ayaklanmalar bugün Esad tarafından nasıl bastırıldıysa 20 yıl önce Saddam güçleri tarafından aynı şekilde kanlı olarak bastırıldığına dikkat çekiyor. Irak’ta yaşanan ayaklanma ve Saddam Hüseyin’in ayaklanmaları bastırması sonrası yaklaşık 460 bin Iraklı Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı.
Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Irak’ın kuzeyindeki şehirleri tekrar ele geçiren Irak güçleri, kaçan sivillerin ardından giderek onları topçu ateşine tuttu ve helikopterler ile yol güzergahlarını bombaladı. Bu saldırılarda sayısız insan öldürüldü. Baas ordusu, Kürtlerden ve Türkmenlerden oluşan yaklaşık 100.000 kişiyi tutukladı. Aynı şekilde bugün de Mart ayındaki ayaklanmalar sonrası ‘rejimi tehdit ettiği’ gerekçesiyle binlerce kişi tutuklandı.
Iraklı sığınmacıların göç güzergahı
IRAKLILARIN TÜRKİYE GÖÇÜ BAŞLIYOR
Bugün Suriye ordusunun ülkenin kuzeyine doğru operasyon başlatmasıyla halk nasıl ki Türkiye sınırına kaçtıysa; aynı şekilde 20 yıl önce Irak birliklerinin kısa sürede Kuzey Irak şehirlerini ele geçirmeleri ile binlerce Arap, Türk ve Kürt kentleri terk edip Erbil’e ve Duhok’a doğru kaçmaya başladı ve oradan Türkiye ve İran sınırına doğru ilerledi.
İran ve Türkiye sınırına yaklaşık bir buçuk milyon kişi yığılırken; Türkiye sınırında bekleyen bu sığınmacıları kabul etmesi yönünde Türkiye’ye uluslararası talepler de gelmeye başladı.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEREDDÜTLER
Türk hükümetinin, 20 yıl önce Irak sınırında yaşanan süreçte yardım çağrısına uluslararası camianın sessiz kalması, sığınmacı göçünün başladığı ilk günlerde dağların arasına sıkışıp kalmış kapıların açılmasını bekleyen yüz binlerce Iraklı sığınmacının Türk sınırına geçmelerine izin verilmemesinin en önemli nedenlerinden birini teşkil etti. Uzmanlar bugün’de kulislerde Türkiye’nin ayaklanmaları desteklememesi ve Esad’a baskı uygulamamsı için Suriye yönetiminin el altından PKK tehdidinde bulunduğunu dile getiriyor.
Bu tereddütler, bugün Suriyeli sığınmacıların durumundan farklı olarak Iraklıların ilk günlerinde resmî olarak sınırı geçmelerinin engellenmesi ile sonuçlandı. Bu karar sınırda yüz yüze gelen sığınmacılar ile Türk askerleri arasında gerginliklerin yaşanmasına neden oldu. Bu ortamda Türkiye askerleri sınırı geçmek isteyen Iraklılara –her ne kadar bu yetki verilmemişse de- ateş açmak zorunda kaldı, sığınmacılar ise buna taşlarla cevap verdi. Tüm bu tereddütlere rağmen fiili olarak sığınmacıların sınırı geçmeleri önlenemedi ve resmî olarak da Türkiye Cumhurbaşkanı Özal 16 Nisan 1991 tarihinde, Kürtlerin sınırı geçmesine izin verdi.
TÜRKİYE-IRAK SINIRINDA ÇADIRKENTLER KURULUYOR
Bugün Baas rejiminin zulmünden kaçarak Hatay’a gelen Suriyelilerin acı tecrübesini yıllar önce Iraklılar, Hakkâri ve Şırnak sınır kesiminden Türkiye’ye sığınarak yaşadı. Ancak Türkiye yönetimi bugün sığınmacıları kabulde daha hazırlıklı davrandı.
Türkiye’nin yıllar önce Iraklı sığınmacıların sınırı geçmelerine izin vermesi üzerine dağlık kesimlerden karayollarına inerek Türkiye’ye giren sığınmacılar Işıkdere, Taşdelen, Kayadibi, Yıldız, Yemişli, Andaç ve Ortaköy’de toplanmaya başladı ve bu bölgelerde binlerce çadırdan oluşan çadırkentler kuruldu.
TÜRKİYE’NİN IRAKLILARA YARDIMLARI
Bugün Suriyeli sığınmacılara yapılan halk ve devlet nazarındaki yarımlar aynı şekilde 20 yıl önce Iraklı Sığınmacılara yapılmıştı. Çoğunluğunu Iraklı Kürtlerin oluşturduğu sığınmacılara akraba olan çoğu Hakkari’den, Van’dan, Çukurca’dan gelen insanlar yardıma muhtaç sığınmacıları evlerine davet ederek haftalarca evlerinde barındırdı, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını karşıladı.
Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, basın mensuplarına düzenlediği toplantıda, Irak’tan gelen sığınmacılar için Türk hükümetinin günde 3 milyon dolar civarında (yaklaşık 12 milyar lira) masraf yapıldığını dile getirirken; “şu ana kadar Batı bu bölgeye 2 bin 500 tonluk gıda gönderirken, biz ise 15 bin ton gıda yardımı yaptık. Türkiye olarak bir mülteci başına 5 dolar harcıyoruz, bu 2.5-3 milyon dolar eder ki bu rakamlara doktor, hemşire, altyapı masrafları dahil değildir” dedi.
SADDAM’IN ‘GERİ DÖNÜN’ ÇAĞRISINI BUGÜN ESAD YAPIYOR
20 yıl önce Türkiye’ye kaçan Iraklılara ‘dönün’ çağrısını bugün Esad Suriyelilere yapıyor.
Saddam o dönemde hayatın normale döndüğünü iddia edip Iraklıları evlerine dönmeye çağırırken bugün Suriye yönetimi bölgede durumun normale döndüğünü belirterek, çatışmalardan kaçanlara geri dönme çağrısında bulunuyor.
DÜNYA BÜLTENİ / 17 HAZİRAN 2011







