Almanya'da İslam din dersi ve İslam ilahiyat fakülteleri çalışmaları hızla sürerken, Alman devletinin kendi istediği gibi bir İslam, "Euro İslam" geliştirmek istediği iddialarının ardı arkası kesilmiyor.
Alman Die Welt gazetesi, devletin kiliselere her yıl milyonlarca Euro'ya yakın parayı neden ödediğini sorguladığı haberinde sözü İslam ilahiyat eğitimine getirdi. "Devlet imam ve din dersi öğretmenleri yetiştirilmesini finanse ediyorsa, Müslümanlar, kendi dinlerinin içeriği hakkında düşünme, kafa yormaya mecbur edilecekler. Devlet Müslümanlardan, Ramazan'daki dinî kuralları öğrenciler ve cami cemaatine uygun şekilde formüle etmelerini isterse, bunu, verdiği parayla sağlayacak." dedi.
Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV), Hessen ve Aşağı Saksonya eyaletleri başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında İslam din dersinin öğrencilere nasıl verileceğiyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede Münster, Frankfurt, Osnabrück ve Tübingen gibi şehirlerde din dersi öğretmeni yetiştirecek devlet destekli İslam ilahiyat kürsüleri kurulacak. 320 bin Müslüman öğrencinin bulunduğu KRV eyaletinde de hükümet, 'devlet kontrolünde bir İslam din dersi' anlamına gelen formül üzerinde çalışıyor. İslam din dersi yasa tasarısı KRV parlamento komisyonlarında görüşülmeye başlanmıştı. 14 Eylül'de genel kurulda sivil toplumla birlikte tartışılacak olan tasarıda, anayasa ile dinî cemaatlere tanınan din dersini şekillendirme hakkı, oluşturulacak danışma kuruluna (Beirat) devrediliyor. Dördü İslami kuruluşların temsilcilerinden oluşacak olan Beirat'ın diğer dört üyesi ise devlet tarafından önerilecek.
Aynı haberde Die Welt, Alman devletiyle kilise ilişkilerini de irdeledi. Die Welt, "Kiliseler, Kilise Vergisi'ne ek olarak devletten yılda 460 milyon Euro alıyorlar." dedi. Bavyera Katolik Kilisesi yönetiminin (Bistümer) 2010 yılında devletten yaklaşık 66 milyon Euro, Protestan Kilisesi'nin ise 21 milyon Euro aldığına işaret etti.
Gazeteye konuşan bir Protestan din adamı ise, İslam ilahiyat fakültesi için yapılacak ödemelerin fundamentalizmi engellemek için olduğunu, bu durumun devletin endirekt olarak dini yönetmesi anlamına geldiğini iddia etti.
6 EYLÜL 2011







