Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, kapatma davasıyla ilgili savunmalarını Anayasa Mahkemesi’ne sunacaklarını söyledi. İddianamenin kabul etmesinin kendilerine özel bir durum olmadığını belirten Çiçek, “Bu konuda herkes soğukkanlı olmalıdır” dedi.
Herkesi soğukkanlı olmaya çağıran Bakan Çiçek, “Herkes bu konuda soğukkanlı olmalıdır, serinkanlı olmalıdır. Biz Hükümetiz, milletin işleri neyse onu yapmak bizim en öncelikli görevimiz. Biz de görevimizin başındayız” dedi.
AB sürecinin öncelikli konuları olduğunu belirten Çiçek, “Biz hükümet olarak kendi işimize bakıyoruz, öbür konu da Yüksek Mahkeme’nin işidir. Bunları birbirine karıştırmamak lazım. Doğrusunu isterseniz, biz karıştırmayalım ama başkaları da karıştırmasın. ‘Yargıyı serbest bırakalım, rahat bırakalım’ diyorlar, ‘Yargıyı rahat bırakalım’ diyenler de rahat bıraksın. Televizyon televizyon oralara koşup ikide bir bu konularda mütalaa sarf etmesinler. Hepimiz hukuka ve yürürlükteki yasalara saygılı olalım” diye konuştu.
SAVUNMAYI KİM YAPACAK?
Çiçek, “FP davasında savunmayı siz yapmıştınız. Bu kez de siz mi yapacaksınız?” sorusunu yanıtlarken, bu konuyu toplantıda konuşmadıklarını söyledi.
Çiçek, şöyle konuştu: “Bu işlerin konuşulacağı yer partidir. Tabiatıyla parti de demokratik hakkını kullanacak, savunmasını yapacaktır. Dolayısıyla bunların konuşulacağı yer hükümet değil, partinin ilgili organlarıdır.”
DAVANIN EKONOMİYE ETKİSİ
Kapatma davasının ekonomiye etkisinin sorulması üzerine de Hükümet Sözcüsü Çiçek, küresel bir dünyada iç ve dış gelişmelerin ekonomik gelişmelere büyük tesirinin olduğunu söyledi.
Olumsuz bir gelişmenin herkesin özel hayatına da yansıyacağını söyleyen Çiçek, doların 10 YKr artması durumunda borcu olanın borcunun da bu nispette artığını, bunun da iyi hesap edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kendileri için en önemli konunun ekonomi olduğunun altını çizen Çiçek, “İç ve dış gelişmelerden doğabilecek olumsuzluklar en asgari düzeyde olsun diye biz üzerimize düşeni yapıyoruz, ama sonucun daha kötüye gitmesi söz konusu olduğunda buna sebep olanların da herhalde bir tarihi ve vicdani sorumluluklarının olması gerekir” dedi.






