Askerlerin insanlık dışı eylemleri, röportajlarda ayrıntıları ile ortaya konuyor. Derginin 3 hafta sonraki sayısında yayımlanacak röportajlarda askerler, aralarında çocukların da bulunduğu Iraklı sivilleri öldürdüklerini itiraf ediyor. Bazıları sadece tanık olduklarını belirtirken, bazıları da cinayetlere karıştıklarını söylüyor.
Cinayetlerin çoğunlukla rapor edilmediği, soruşturma açılsa dahi suçluların neredeyse hepsinin cezasız kaldığı vurgulanıyor. Askerler, kendilerine saldırı düzenleyenleri yakalayamadıkları için yerel halkı cezalandırdıklarını belirtiyorlar.
Bir yıl Bakuba'da kalan bir askerin "Ölmüş bir Iraklı sadece, ölmüş bir diğer Iraklıdır. Ne var bunda?" dediği aktarılıyor.
Bir diğerinin ise Irak'taki tipik bir baskını şu sözlerle anlattığı yazıyor :
"Onları hazırlıksız yakalamak istersin. Evini bastığın kişiyi yakalar, eşinin gözü önünde duvara dayarsın. Kanepesini parçalar, dolabını açıp tüm elbiselerini fırlatır, evi de bir kasırganın vurduğu yere benzetip bırakırsın. Evde birşey bulunmazsa " Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. İyi akşamlar." diyerek çıkarız.






