Hazine, Irak Savaşı'nın kısa sürmesi halinde 2003 yılında 20 milyar dolar, 2007'ye kadar da 45 milyar dolar maliyet getireceğini hesapladı. ABD yönetimi ise Türkiye'nin sağlayacağı desteğe göre mali yardım sözü verdi.
Hazine, Irak Savaşı'nın Türkiye ekonomisine maliyetini hesapladı. Savaşın kısa sürede biteceği varsayımına göre, 2003 yılında Türkiye ekonomisinin uğrayacağı kayıp 25 milyar doları bulacak. Savaş sonrası etkilerle birlikte 2007 yılına kadar Türkiye ekonomisinin kaybı 45 milyar dolara ulaşacak. Savaşın, bir yıldan uzun sürmesi olasılığında ise doğrudan kaybın boyutu 2003 yılında en az 30 milyar dolar olacak. 2007 yılına kadar taşınacak yük 85 milyar dolara çıkacak.
Irak'a harekat için düğmeye basmaya hazırlanan ABD yönetimi Türkiye'nin sağlayacağı desteğin boyutuna göre mali yardım sözü verdi. Irak konusunda strateji belirleme toplantısına katılan kabinenin etkili bir bakanı, "Ne kadar destek verirsek o kadar mali katkı alacağız. Savaşın tahmini süresine göre farklı ölçekte destek beklentimizi içeren bir liste hazırlıyoruz" dedi.
ABD Hazinesi ile savaş faturası pazarlıklarını sürdürme görevi, Devlet Bakanı Ali Babacan'a verildi. Kısa süre önce ABD'ye giden Babacan, olası savaşın Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin ayrıntılı bir faturayı masaya getirdi. Raporda; savaşın yaratacağı dış şokun, "GSMH büyümesi, bütçe, ödemeler dengesi ve borç dinamikleri yönüyle ekonomiye olumsuz yansıması" şeklinde olacağı belirtildi. Bu arada Türkiye'nin istekleri, "Hibe, kredi, daha fazla ticaret ve garanti" olarak ön plana çıktı.
Alternatİf senaryolar
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın, ABD'nin olası Irak Harekatı için "Bilinmeyenleri çok fazla olan bir denklem. Ancak, 1990 yılındaki Körfez Savaşı'ndan gelen deneyimlerimiz var. Kayba uğrayacağımız tüm alanları ayrıntılı olarak değerlendiriyoruz. Farklı durumlara göre farklı rakamlar çıktı ama henüz ABD ile rakam pazarlığı yapmadık" dediği öğrenildi.
Washington'daki görüşmede, ABD Hazinesi'nin Türk yetkililere muhtemel kayıplar listesi çıkardığı, bunun üzerine Hazine ve Planlama kurmaylarının 4 ana başlıkta daha kapsamlı bir çalışmayı gündeme getirdikleri belirlendi. ABD'lilere ödemeler dengesi, borç dinamikleri, bütçe ve GSMH büyümesi yönüyle Türkiye'nin uğrayacağı doğrudan ve dolaylı kayıplar anlatıldı.
Merkez musluğu açar
ABD'nin, Irak'a düzenleyeceği harekatın mali sektöre yansıması konusunda bankacılık çevreleri de değerlendirme yapmaya başladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yetkilileri, "Mali sektör iç ve dış şoklara karşı daha dayanıklı hale geldi. Sektör de geçmişten ders almıştır. Sonuçta, bir likidite ihtiyacı ortaya çıkarsa Merkez Bankası gerekli desteği verir. Zaten bu tür durumlarda Merkez Bankası'nın likidite penceresini açması yasasında da bir hüküm olarak var. Öncelik haliyle fiyat istikrarından finansal istikrara yönelir" dedi.
Bu arada, Irak Harekatı nedeniyle KİT'lerin istedikleri kolaylıkla fiyat ayarlaması yapamayacağı, tekel konumundaki KİT mallarında stokçuluk, hatta karaborsacılık eğilimine karşı hazırlık yapılacağı belirtildi.
Enflasyonist baskı yaratacak
Türk tarafı, Irak'a yapılacak askeri müdahale için iki ayrı hesap çıkardı. Müdahalenin kısa sürede sonuçlandırılması ve riskin de buna bağlı olarak çabuk ortadan kalkacağı varsayımının yanısıra, savaşın bir yıldan daha uzun süreceği olasılığı da göz önünde bulundurularak iki ayrı plan hazırlandı. Buna göre; 'Irak riski' ekonomiye şöyle yansıyacak:
* Ödemeler dengesi: Turizm gelirleri, Irak başta olmak üzere komşu ülkelere ihracat azalacak. Petrol fiyatlarının yükselmesi ithalat faturasını arttıracak. Ayrıca, dalgalı kur rejiminde savaş riski kurları yukarı çekecek. Kur artışı da petrol başta olmak üzere temel ithalat kalemlerinden kaynaklanan enflasyonist baskı yaratacak. Doğrudan yabancı sermaye girişi ertelenecek.
* Borç dinamikleri: İç borçlanmada vade kısalacak, faizler artacak ayrıca, dış borçlanmada ülke riski yükselecek. Dış borç bulmak güçleşecek.
* Bütçe: Vergi, sigorta prim gelirleri gerileyecek, dış proje kredileri kur farkları, ilave maliyet yükleyecek. Turizm ve ihracata dayalı sektörlerde duraklama bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin kazançlarına yansıyacak. İstihdam daralacak. Gelir ve Kurumlar Vergisi ile SSK prim geliri düşecek. Nakliye sektörü duraklayacak.
* GSMH: Büyümenin yavaşlaması, istihdam ve üretim yönüyle ekonomide hissedilecek.
SABAH - 25.12.2002