Türk dostu Japon parlamenter, Japon yatırımcılar için Türkiye'nin önemini vurguladı: Askeri değil, ekonomik üs olun
apon-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu Genel Yazmanı Hisaoki Kamei, Avrupa Birliği üyeliğinin, Türkiye'ye siyasal, ekonomik istikrar getireceğine işaret ederek ıbu durumun Japonya'nın da çıkarına olacağını belirtti. İki ülke arasındaki varolan yakınlığın ve dostluğun yeterli olmadığını söyleyen Kamei "Ülkenizdeki siyasal ve ekonomik istikrarın artması halinde ilişkilerimiz daha da gelişecektir" dedi.
Japon-Türk Parlamenterler Dostluk Grubu Genel Yazmanı Hisaoki Kamei ''Türkiye; gerek jeopolitik konumu, gerek Avrupa pazarı ile bağlantısı nedeniyle, Japon yatırımcılar için bölgede bir ekonomi üssü önemini taşıyor'' dedi.
Japonya Temsilciler Meclisi'ndeki odasında konuştuğumuz, 1974'ten bu yana Japon Parlamentosu ile hükümetinde aktif görevler yüklenmiş olan Kamei ''Japon hükümeti ile Japon halkında Türkiye'ye karşı sıcak duygular var. Biz de Türkiye gezimizde aynı duygularla karşılandık. Yeni parlamenterlerinizle de tanışıp dostluğu pekiştirmek isteriz'' diye konuştu.
İktidardaki koalisyonda Başbakan Junichiro Koizumi 'nin Liberal Demokrasi Partisi'nin etkin üyesi Kamei ile arkadaşları, Tokyo'da bir Türk büyükelçisi gibi çalışıyor. Kamei, ''Zaman zaman Türkiye'den bakanlarınız geliyor. İlgili bakanlarımızla konuşmak istiyorlar. Ancak, önceden randevu almadıkları için bu istekler karşılanamıyor. Büyükelçiniz Yaman Başkut bize telefon edip durumu bildiriyor, biz de gerekli randevuları sağlıyoruz'' dedi. Bu görüşme üzerine konuştuğum Büyükelçi Başkut, Japon milletvekilinin sözlerini doğruladı. ABD'de görev yaparken, ne Washington'da Türk ne de Ankara'da ABD büyükelçilikleri aracılığı ile ilgili bakandan randevu almadan ABD başkentine giden Türk bakanların çeşitli sorunlar yarattıklarını anımsıyorum. Demek ki aynı olaylar Tokyo'da da yaşanıyor. Kamei, Türk-Japon ilişkilerini şöyle değerlendirdi.
'Kendinizi daha iyi tanıtın'
''Son Dünya Kupası'nda Türkiye'nin büyük başarısı ile genç Japonlar Türkiye'yi daha iyi tanıma olanağını buldular. Türkiye, bu rüzgârı yakalayıp Japonya'da bu imajını daha çok tanıtıcı çalışmalar yapmalıdır. Japon medyası dünyayı kamuoyumuza tanıtmak için çaba gösteriyor. Ancak bu tanıtım daha çok ABD ve Avrupa ağırlıklı; Müslüman ülkeler ise daha az olmaktadır. Dolayısıyla bu alanda esas görev Türklere düşmektedir. Türkiye'nin, ekonomik bakımdan, toplumsal olgunluk açısından, tarihsel birikimi var. Türkiye'nin tarihsel zenginliğini biliyoruz. Türkiye bu zenginliğini Japonya'da halkla ilişkiler açısından değerlendirmelidir. 2003'te düzenlenecek olan 'Türkiye Yılı' nın başarılı olmasını dilerim.''
Kamei, kendisinin Türkiye çalışmaları hakkında özetle şu bilgiyi aktardı: ''Japon Parlamentosu'ndaki en güçlü dostluk gruplarının başındayız. 40 üyemiz var. Partiler üstünde bir konumumuz olduğu için önemli bir birlik oluşturuyoruz. Parlamentonun seçkin, etkin kişileri de aramızda. Japonya'de, Kobe'de büyük yıkıma neden olan depremde kullanılan prefabrik yapıları, hükümetimizin devreye girmesinden daha önce biz Türkiye'ye gönderdik. Siyasal güç olarak biz, bürokrasiden daha hızlı çalıştık.''
Türk-Japon ilişkilerini bir ''Türk dostu'' olarak Kamei şöyle değerlendirdi: ''İki ülke arasındaki ilişkilerde yakınlık, dostluk var, ancak yetersiz. Türkiye yatırımlar konusundaki başarılarını burada duyurmalıdır. Uzak ülkeler hakkında genelde risklerin varlığı düşünülür. Türkiye, ülkesinde kaygı duyulacak bir durumun olmadığını anlatan iletileri Japonya'ya göndermelidir. Türkiye, gerek jeopolitik konumu, gerek Avrupa pazarı ile bağlantısı nedeniyle, Japon yatırımcılar için bölgede bir ekonomi üssü önemini taşıyor. Örneğin Toyota şirketi bu konuda uygulamaya geçti. Türk-Japon işadamlarına işbirliği alanında karşılıklı olarak büyük görevler düşüyor. Türkiye, Avrupa, Ortadoğu, Orta Asya ve hatta Afrika ile ilişkiler açısından önemli bir konumdadır. Türkiye bölgede askeri değil ekonomik üs olabilir. Ülkenizde ekonomik, siyasal istikrar olursa ilişkilerimiz daha çok gelişecektir.''
AB desteği
Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki sorumuzu Japon parlamenter şöyle yanıtladı:
''Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesi, Japonya için de olumlu olacaktır. Türkiye bir an önce AB üyesi olmalıdır. Avrupa, şu gerçeğin ayırdına varmak zorundadır: Türkiye'nin üyeliği AB için de olumlu olacaktır. AB ile Türkiye'ye ekonomik, siyasal istikrar da gelir. Ne var ki bu konuda konuştuğumuz Tokyo'daki AB büyükelçileri Türkiye'nin üyeliğinden duydukları huzursuzluğu dile getiriyorlar. Üyelik gerçekleşirse Avrupa pazarı, Japonya açısından da anlam kazanacak, böylece birlikte ortak bir pazara girilebileceği için Japonya'nın da çıkarına olacaktır.''
Irak'taki durum hakkında Japon iktidarında farklı görüşler olduğuna dikkat çeken Kamei, ''ABD ile Avrupa 100 yıldır Hıristiyanlık dünyasına daha yakın, Müslüman dünyasına daha uzak. Bunu anlamakta güçlük var. Müslüman ülkeler ile daha iyi ilişkiler kurulmalıdır. Dünyayı Müslümanların gözüyle görmeyi de öğrenmeliyiz. Japonya, ABD-Irak arasında taraf değildir. Ancak Irak konusunda Avrupa ile daha çok işbirliği yapmamız gerekir'' yorumunu yaptı.
Kamei, uluslararası terör ile ABD'nin davranışı hakkında ise şöyle konuştu: ''Soğuk Savaş ortadan kalktıktan sonra ABD, tek üstün güç oldu. Uluslararası başka üstün güç yok. Geçen yılın 11 Eylül terör olayının etkisiyle ABD, yeniden terör olmasın diye uluslararası alanda birlik adımları atıyor. Japonya da terörle mücadele ediyor, bu amaçla adımlar atıyor. ABD, var olan terörü kökten yok etmek için dünyada güç kullanmak istiyor. Ancak, Başbakanımızın, ABD'nin izlediği yol konusunda kaygısı var. Bunu değiştirme yolunda adımlar atıyor.''
CUMHURİYET - 03.01.2003