İsrail'deki Yediot Ahronot gazetesi, başbakan ve oğlunun bir müteahhitle olan ilişkisini ortaya çıkardı
* Seçim öncesinde Başbakan Şaron'un dışişleri bakanıyken bir Yunan adasında yatırım yapan müteahhide -David Appel- yardım ettiği, oğlu Gilad Şaron'un ise aynı kişiden 3 milyon dolarlık danışmanlık hizmeti sözü aldığı ortaya çıktı.
Başbakan Ariel Şaron , aynı zamanda bu ay yapılacak seçimlerde Likud Partisi'nin başbakan adayı ve parti lideri, bu hafta bayındırlık bakanının yardımcısı Naomi Blumenthal 'i görevden almak için otoritesini kullandı.
Şaron, Blumenthal'in polis sorgusunda sessiz kalma hakkını kullanmasından duyduğu memnuniyetsizliği bu yolla gösterdi. Şaron'un mesajı basit ve anlaşılması çok kolaydı: Yurttaş olarak Blumenthal'in tüm yargılama sürecinde suçlamaları reddetmek hakkıydı, ancak seçilmiş biri olarak daha farklı davranmak zorundaydı.
Bütün bunlar iyi hoş ama Şaron kendi vaazlarına uygun şekilde davranmıyor. Araştırmacı gazeteci Mordechai Gilat ve Yediot Ahronot gazetesindeki arkadaşları, dün başbakanın oğlu Gilad Şaron ve müteahhit David Appel arasındaki finansal bağlantıları kamuoyuna duyurdu. Başbakan, haftalardır diğer oğlu Omri 'nin partinin içine sızan bazı gruplardan Likud'un Knesset (İsrail Parlamentosu) adaylarının listesinde yerini garantilemek amacıyla yardım aldığı iddialarıyla hem partisinin içinden hem de diğer çevrelerden eleştiri yağmuruna tutuldu. Şimdi ise diğer oğlu Gilad bir skandalın odak noktasında.
Ve, kamuoyuna bir açıklama borcu olan kişi ise Başbakan Şaron. Dün, konuyla ilgili kendisine yöneltilen zorlayıcı sorulara direk bir yanıt vermekten kaçındı.
Geride kalan dokuz ay boyunca merkez savcısı polisin odak noktasında Şaron-Appel ilişkisi bulunan ''Yunan Adası Olayı'' ndaki bulgularını inceliyor. Polis, Appel'in geçen on yıl boyunca Yunanistan'da yatırımını arttırmaya yönelik çaba ve girişimlerini araştırdı. Dönemin Dışişleri Bakanı olan Ariel Şaron, Appel'e yardım etti. Aynı zamanda Appel, Gilad Şaron'a 3 milyon dolarlık danışmanlık hizmeti sözü verdi. Gilad Şaron'un bu kadar büyük bir maddi hediyeyi haklı çıkaracak bir savunması olamaz. İşin aslında iki yönlü bağlantı şüphesi var. Biri Şaron'un Dışışleri Bakanı olarak bir müteahhide verdiği destek, diğeri ise Gilad Şaron'a, David Appel tarafından yapılan vaat. Appel-Şaron davası devletin savcısının elinde ve kamuoyu araştırma sonucunda suçlamaya yeterli olacak delil bulup bulunamadığından da, konunun mahkemeye götürülmesi halinde iddia makamının davayı kazanıp karşı tarafı mahkûm edebileceğinden emin değil. Bu şartlar altında da iddia makamı büyük olasılıkla başbakana dava açma riskini göze almaz.
Bu, profesyonel kaygılardan kaynaklanabilir, ancak seçimlerin çok yakında olması iddia makamının davayı daha fazla ertelemesine haklı neden olmamalı. Tam tersine, soruşturma halkın seçtiği liderlere güveninin arttırılması için hızlandırılmalı.
Yunan Adası Davası'nın çabuk sonuçlandırılması gerek. Başbakan, herkes gibi, Blumenthal gibi suçlu olduğu kanıtlanana kadar masum olarak kabul edilme hakkına sahip olmalı. Ancak, kamuoyuna suçsuz olduğunu kanıtlamanın yükü başbakanın omuzlarında ve başbakan bu sorumluluğu gecikmeden yerine getirmeli.
CUMHURİYET - 06.01.2003