Petrol, doğalgaz, kömür gibi yakıt türleri için her yıl milyarlarca dolar ödemek zorunda kalan Türkiye, yeraltında işletilmeyi bekleyen zenginliklerin kıymetini bilmiyor.
Geleceğin madeni olarak görülen ve dünyadaki rezervlerin yarısına sahip olduğumuz toryum madeni Eskişehir yöresinde toprağın altında çıkarılmayı bekliyor. Ancak toryumu çıkartmaya ve işletmeye yasal tek yetkili kurum olan Eti Holding, bugüne kadar bu konuda hiçbir adım atmadı. Doğalgaz ve petrol ithalatı yerine yeraltındaki madenlere yapılacak yatırımlar kısa süre içinde enerjide Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak.
40 yılda dünya petrol rezervlerinin tükenecek olması nedeniyle, tüm dünya alternatif enerji kaynakları arayışına hızla devam ederken, Türkiye’de bu konuda yeterli çalışma yapılamıyor.
Birçok ülkede hidrojenle çalışan araçlar, Toryum ile çalışan reaktör teknolojisi üzerine yoğun araştırmalar yapılırken, Türkiye’nin en büyük zenginliklerinden toryum gelecek nesilleri bekliyor.
PETROL BİTİNCE TORYUMLA ENERJİ ÜRETİMİ YAPILACAK
Dünya nüfusunun yüzde 1’inden fazlasını oluşturmasına rağmen, toprakları yüzde 0,6, hidrolik kaynakları yüzde 0,5, yenilenmeyen enerji kaynakları yüzde 0,2 oranlarında olan Türkiye, hızla artan nüfusuyla 21. yüzyılda ekonomik ve sosyal problemleri çözümsüzlüğe doğru giden ilk 20 ülkeden biri olarak görülürken, bu durumdan kurtulması için en önemli şansı toryum teknolojisine dayalı enerji üretimi olduğu belirtiliyor.
Yakıtların yüzde 75 oranında kullanıldığı ve termikelektrik veriminin yüzde 40 olduğu varsayıldığında Türkiye’nin toryum yataklarının toplam elektrik enerji eşdeğeri 40 trilyon kilovatsaat olarak hesaplanıyor. Bu potansiyelin mali karşılığı ise 0,05 dolar/Kwh hesabıyla 2 trilyon doları buluyor.
Bu enerjiyi kullanmak için gerekli madencilik, kimyasal teknolojiler, yakıt teknolojileri, çevre ve güvenlik teknolojileri, araştırma-geliştirme faaliyetleri, yüksek sıcaklık nükleer santrallarının kurulması için yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.
Yıllık kişi başına elektrik tüketiminin 5 bin kilovatsaat, 80 milyon nüfuslu bir Türkiye’nin en az 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeydeki toryum yatakları, bütün yatırım ve işletim giderlerinin dışında, yılda 50 bin dolar ücretle 100 bin kişilik bir istihdam potansiyelini de beraberinde getiriyor.
ESKİŞEHİR TORYUM’UN MERKEZİ
Toryum, 1828’de Berzelius tarafından keşfedildi ve radyoaktifliği, 1898’de Marie Curie tarafından ortaya konuldu. Bu element, torit, torianit ve monazit gibi cevherlerin içinde bulunan ve uranyumdan üç kat daha fazla rastlanan metaldir. Doğal toryum, tümü radyoaktif olan izotopların bir karışımından oluşur. Toryum-232, bir kuluçka reaktörle, gelecekte elekronükleer sanayii için önemli bir enerji kaynağı oluşturabilecek.
Toryum, saflaştırıldığında alüminyum, çelik görünümünde bir element. Toprakta toryum oksit halinde bulunuyor. Dünya rezervlerinin yarıdan fazlası Türkiye’de, Batı Anadolu’da bulunuyor. Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı ve Kızılcaören yörelerinde.
Avustralya’da 300 bin ton, Hindistan’da 290 bin ton, Norveç’te 170 bin ton, ABD’de 160 bin ton, Kanada’da 100 bin ton, Güney Afrika’da 35 bin ton, Brezilya’da 16 bin ton. Dünyada toplam 1 milyon 71 bin tonluk rezerve karşılık Türkiye’de 800 bin ton toryum bulunuyor.
Batılı uzmanlara göre, Toryum 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacak. Petrol ve kömür rezevzlerinin durumuna göre alternatif enerji üretimi üzerinde çalışan uzmanların hesaplarına göre bu süreç 10 yıl içinde geçilebilir. Hidro ve Termik santraller yerine kurulacak yeni tip enerji üretiminde toryum ana hammadde olacak.
MİLLİ GAZETE - 06.01.2003