İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

BUSH'UN YENİ BELALISI

Dünya
|

Kuzey Kore diktatörü Kim Jong İl'in "nükleer savaş" resti, Irak harekatına hazırlanan ABD Başkanı'nı şok etti.

Nükleer silahsızlanma anlaşmasından tek taraflı çekilip, 3'üncü Dünya Savaşı'nı başlatmakla tehdit eden Kuzey Kore lideri Kim Jong İl, 8 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı ülkesinde 630 dolarlık konyak içen bir diktatör DOĞUM TARİHİ BİLİNMİYOR Güney Kore kayıtlarına göre Kim Jong İl, 1941 yılında Sibirya'da doğdu. Türk ordusunun da katıldığı Kore Savaşı'nı başlatan babası Kim İl Sung, o dönemde SSCB'de sürgündeydi. Ancak Kuzey Kore medyası, Jong İl'in Şubat 1942'de K. Kore'nin en yüksek dağı Paektu'da gerilla kampında doğduğunu öne sürüyor. ÇOCUKKEN ANNESİNİ KAYBETTİ İl de aynı Sırp diktatör Slobodan Miloseviç gibi çocukluğunda ailesinden birçok ferdi kaybetti. 7 yaşındayken annesi öldü, erkek kardeşi ise gözlerinin önünde denizde boğuldu. YÖNETMEN KAÇIRDI 1964'te babasının adıyla anılan üniversiteyi bitiren İl'in ismini tüm dünya 1978 yılında duydu. Hollywood hastası olan İl, Güney Koreli yönetmen Shin Sang Ok ve bir aktristi kaçırdı. 8 yıl ev hapsinden sonra serbest kalan Ok, kaçırılma nedenini şöyle açıkladı İl, kendisi hakkında filmler çekmemi istedi!.. 11 YIL GERİLLA EĞİTİMİ ALDI 1980'de babası, oğlu İl'i halefi ilan etti. Ancak 1991'e, yani Genelkurmay Başkanı ilan edilene kadar oğluna yönetimde görev vermedi. İl, daha çok askeri yönetim ve gerilla taktiklerini öğrendi. 2 SALDIRIDAN SORUMLU 1983'te G. Kore'nin Rangoon kentinde aralarında G. Kore parlamenterlerinin de bulunduğu 17 kişinin öldüğü bombalı saldırı ve 4 yıl sonraki 115 kişinin öldüğü Güney Kore uçağına düzenlenen saldırının ardında İl'in olduğu söyleniyor. JAPON KIZLARINI SEKS KÖLESİ YAPTI İl, 80'li yıllar boyunca uçkuruna düşkün bir adam olarak tanınıyordu. Hatta Japonya'dan genç kızları kaçırtıp, villasında seks kölesi olarak çalıştırdığı söyleniyor. İl, babasının 1994'teki ölümünden sonra ülkenin tek hakimi oldu. UÇMAKTAN KORKUYOR Başkent Pyongyang'daki 7 katlı villasından pek dışarı çıkmayan, meydanlara inmeyen İl, 1980'den sonraki ilk yurtdışı gezisini de Ağustos 2002'de Pekin ve Moskova'ya yaptı. İl, uçak korkusu yüzünden Pekin'den sonra Moskova'ya kadar 24 saatlik tren yolculuğunu dahi göze aldı. KESMEK İÇİN EŞEK BESLEDİ İl, keyfine oldukça düşkün biri. Moskova gezisinde 22 vagonluk treni kesip yemek için eşeklerle donatan İl, 8 milyon insanın açlık sınırında, yıllık ortalama gelirin 900 dolar olan ülkesinde 630 dolarlık Hennessy konyaklarından içiyor. BİR OTURUŞTA 10 BARDAK ŞARAP İÇİYOR Hennessy'in en iyi müşterilerinden biri olan İl, şarap da seviyor. Bir oturuşta 10 bardak şarabı içip geceye devam edebiliyor. RAMBO VE BOND HASTASI ABD sinemasına bayılıyor. Rüzgar Gibi Geçti ve 13'üncü Cuma favori filmleri. Bond ve Rambo'nun tüm serilerini izleyen İl'in 20 bin filmlik arşivi var. Sıkı bir Elizabeth Taylor ve Sean Connery hayranı. İTALYA'DAN PİZZACI GETİRDİ Pizza hastası olan İl, kendisine kuzu ve kaz etli pizza hazırlasın diye İtalya'dan aşçı getirtti. Başkent Pyongyang'ın göbeğine 30 metre uzunluğunda babasının heykelini diken İl, ülkesinde "Yıldızın oğlu" diye biliniyor. Çünkü "efsane"ye göre, o doğduğunda gökyüzünde iki gökkuşağı ve bir yıldız bulunuyordu. 3 KADINDAN 5 ÇOCUĞU VAR TIME dergisinin 2000 yılında Asya'da yılın adamı seçtiği İl'in 3 karısı olduğu söyleniyor. 1966'da Hong İl Chon'la evlenen İl'in bir kızı oldu. 1973'te kendisinden 5 yaş büyük Kim Yong Suk'la evlendi. Bu evlilikten 1 oğlu ve 2 kızı var. KADINLARLA YÜZÜYOR İl'in bir de 1983'te Moskova'ya sürdüğü metresi var. Metresinden de bir oğlu olan İl'in 7 katlı villasında bir haremi olduğu söyleniyor. Kadınlara o kadar düşkün ki, diktatör havuza girdiği zaman arkasında bir kadın doktor ve hemşire yüzüyor. 200 MERCEDES'İ VAR İl'e göre iki tür otomobil var Mercedes ve diğerleri... 200 Mercedes'i olan İl'in yurtdışında da 6'sı Avrupa'da 8 villası bulunuyor. NBA hastası olan İl'in 1998'de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'a yalnızca ünlü basketçi Michael Jordan'ı sordu. Ambargoyu delmek için anlaşma feshetti Dünyanın sayılı komünist ülkelerinden Kuzey Kore, Birleşmiş Milletler kapsamında imzaladığı nükleer silahların yayılmasının engellenmesi (NPT) anlaşmasından çekildiğini açıkladı. Başta komşuları Güney Kore, Tayland ve Çin olmak üzere birçok ülkenin endişeyle karşıladığı bu karar, yaklaşık 1 yıldır Amerika ve BM ile süren gerginliğin sonunda geldi. NPT anlaşması, BM kapmasında 1970 yılında imzalandı. Altında 180 ülkenin imzası bulunan anlaşmayı Kuzey Kore 1985'te kabul etti. Anlaşmanın amacı, nükleer silahların hızla yayılmasını engellemek, nükleer çalışmaların BM gözlemcileri denetiminde sadece enerji amaçlı yapılmasını sağlamaktı. Ancak geçtiğimiz Ekim ayında Kuzey Kore yönetiminin nükleer silah programları üzerinde gizli çalışmalar yaptığının ortaya çıkmasıyla durum değişti. Amerika, ülkeye petrol ve ürünlerinin satışını durdurdu. ABD DEVREYE GİRDİ K. Kore bunun üzerine geçtiğimiz ay Yongbyon nükleer reaktörünü yeniden işler hale getirme kararı aldı. Burada 5-9 ay içinde, 3-6 adet nükleer silah üretilebileceği konusunda uyaran Uluslararası Atom Enerjisi'nden (IAEA) iki denetçiyi de apar topar ülkeden kovdu. Ve dünkü karar... Kuzey Kore Amerika'ya bir heyet gönderdi. 2 kişilik heyet, daha önceden diyalogları bulunan New Mexico Valisi Bill Richardson'la görüşecek. IAEA ise Pazartesi günü bir toplantı yapacaklarını belirtti ve Kuzey Kore'ye "kararını yeniden değerlendirmek için son bir şans verdiklerini" açıkladı. 90 GÜNLÜK SÜRE Bir ülkenin NPT'den çekilme süreci anlaşma uyarınca 90 gün sürüyor. Çekilme kararının nükleer silah üretmeye başlayacakları anlamına gelmediğinde ısrar eden Kuzey Kore yönetimi, çekilmeyi 90 günde değil derhal bitireceklerini söyledi. K. Kore, bir yandan da yeni bir Kore savaşının, 3'üncü Dünya Savaşı'na yola açabileceğini söyledi. BÜYÜKELÇİ SERT ÇIKTI Pyongyang hükümetinin resti ile ilgili en önemli gelişme dün gece yaşandı. IAEA'nın Amerika'ya hizmet ettiğini savunan K. Kore'nin BM Büyükelçisi Pak Kil-Yon, "Güvenlik Konseyi'nin uygulayacağı her türlü yaptırımı savaş ilanı kabul ederiz" diyerek Amerika'yı tehdit etti. Beyaz Saray Sözcüsü Ari Fleischer, "Biz görevimizi yerine getirdik. Şimdi sıra Pyongyang'da. Anlaşma kurallarına uymalılar" diye cevap verdi. Halkı ondan hiç şikayetçi değil Kuzey Kore'ye girmeyi başarabilen ilk Türk gazeteci Atlas dergisi editörü Gürsel Göncü geliyor. 11 ay uğraştıktan ve tüm ümidini kaybettikten sonra 8 günlük bir vize alabilen Göncü, geçtiğimiz Mayıs ayında gittiği Kuzey Kore'deki izlenimlerini değerlendirdi Epey bir uğraş verdik ülkeye gidebilmek için. 11 ay sonunda 8 günlük vize verdiler. Gezi boyunca hiç yalnız kalamadık. Yanımızda hep gözetmenler vardı; çok sıkı kontrol ediliyorduk. Tuvalet ihtiyacımızı dahi yalnız karşılayamıyorduk, bizimle birlikte geliyorlardı. Örneğin; diğer ülkelerde dilediğiniz her yerde fotoğraf çekebilirsiniz; sadece birkaç yasak bölge vardır. Kuzey Kore de tam tersi bir durum söz konusuydu; belli başlı yerler dışında fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı. Orada, yola çıkıp, şehrin içinde tek başına dolaşmak gibi bir durum söz konusu değil. Ancak Kim Jong İl, bizim bildiğimiz diktatörler gibi değil. Yani görüldüğü kadarıyla insanlara zulüm yapmıyor. Halkın "Biz baskı altındayız. Çok sıkı kontrol ediliyoruz" gibi bir düşüncesi yok. Durumundan pek de şikayetçi görünmüyor. Her şeyden önce, ülkede muhalefet yok. Kimse halinden şikayet etmiyor. Belki de bunun nedeni, kıyaslama yapacak başka bir sistemi, başka bir yönetim tarzını görmemiş olmalarındandır... Bir de "İdare değişirse ne olacak, ya kötü olursa?" korkuları var. TV'LER TEK KANAL Kıyaslama yapamıyorlar çünkü örneğin ülkede tek bir kanal var; o da devletin. Radyo da aynı şekilde. Hatta, bazı cihazlarda sadece tek bir tuş var; yapabildiğiniz tek şey sesini açıp kapamak. Gazeteler nispeten daha iyi. En azından iki tane günlük gazeteleri bulunuyor; fakat tabii onlar da devlete ait, devlet tarafından çıkartılıyor. Bu çıkış, Irak savaşını durdurmak için mi? Kuzey Kore, 7 yıl sonra ilk kez bu kadar tehlikeli bir nükleer tehditte bulundu. Amerika'nın Irak'ta bir harekat başlatmayı düşündüğü bir anda bu açıklama bir tesadüf mü? Bazılarına göre, "Hayır." Amerika Dışişleri ve Savunma Bakanları Colin Powell ve Donald Rumsfeld "İki cephede de savaşacak güçteyiz" açıklamasını yapsa da komplo teorisyenleri, Rusya ve Çin'in desteğini alan Pyongyang yönetiminin Irak'ta bir savaşı engellemek için karşı geldiğini söylüyor. SABAH - 11.01.2003
AKRA