Türkiye, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve beraberindeki 350 işadamı ile dün başlattığı Irak seferinde, iki ülke arasındaki dış ticareti karşılıklı olarak yeniden 3 milyar dolara çıkaracak köprüleri kurmayı hedefliyor.
Türkiye'nin Irak'la 2001 yılında 1 milyar dolar, 2002 yılında 750 milyon dolar ticaret hacmi var. Oysa Turgut Özal'ın bu tip kalabalık işadamları heyetleriyle giriştiği ilk ticari seferlere sahne olan Irak'la toplam ticaret hacmimiz, Körfez savaşından önce
3 milyar düzeyine çıkmıştı.
Aralarında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, Türk-Irak Forum Fuarcılığı sahibi Bilgin Aygül ve Türk-Irak İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Neyzi ve Türk-Irak Dostluğu Derneği Başkanı Mehmet Emin Değer'in de bulunduğu 350 kişilik işadamları heyetinin 137 kişilik en büyük grubunu İstanbul'dan katılanlar oluşturuyor.
Ne alIp ne satIyoruz
Irak, Birleşmiş Milletler arasında uygulanan Petrol Karşılığında Gıda Programı çerçevesinde, kotalarla belirlenen miktarda petrol satarak mal alabiliyor. Türkiye bu çerçevede Irak'a ihracat yapan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Program çerçevesinde ihracat yapabilmek için Irak'taki bakanlıklar, resmi kurumlar veya devlet şirketleri sözleşme yapmak gerekiyor. Bu nedenle heyette siyasi yetkililerle bürokratlar da yer alıyor.
Irak'la en çok ticaret yapan firmalarımız, başta Güneydoğu bölgemizden olmak üzere, imalat, gıda, pazarlama, enerji, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde faaliyet gösteriyorlar. Şu sıralarda Irak'ın inşaat demiri, kereste, kamyon, kamyonet, küçük ev tipi jeneratörler, lastik, akü, değirmen parçaları gibi ürünlere acil ihtiyacı var. Olası bir savaş durumunda turizmin yanı sıra taşımacılık, canlı hayvan ihracatı, müteahhitlik hizmetleri gibi dış ticaret faaliyetlerimiz büyük ölçüde etkilenecek.
BatIlIlar da orada
Irak'la her yıl, Türk İhraç Ürünleri Fuarı, Bağdat Uluslararası Ticaret Fuarı ve KEK toplantıları nedeniyle çeşitli düzeylerde temaslarımız oluyor. Buna karşın dünkü Irak seferine, özellikle Batı'dan, 'zamansız' diye eleştiri geliyor. Bizimkiler ise, 'Batılılar da, Uzakdoğulular da, Ruslar da orada. Biz niye olmayalım?' diyorlar.
Heyette bulunan Ata Dış Ticaret yetkilisi Ahmet Tatar, seyahatin nedenini şöyle özetliyor: '1990 öncesinde dünyada, ülke olarak ikinci partnerimiz Irak'tı. Komşu olarak oraya yapabileceğimiz çok şey var. Savaş herşeyi mahveder. 1980'den beri emek harcıyoruz. Boşa gitsin istemiyoruz.'
AKŞAM - 11.01.2003