Irak’ın silah raporundaki kendisiyle ilgili bölümleri yok etti.
Irak’ın Birleşmiş Milletler’e sunduğu raporda, nükleer silah programının Reagan ve “baba” Bush tarafından sağlandığı açıklanıyordu.
9 BİN SAYFA YOK- Dünyayı günah galerisine çeviren Amerika, Irak galerisindeki günahlarını BM raporlarını iç ederek sakladı. Irak’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu 12 bin sayfalık raporun 9 bin sayfasını gizleyerek kendini aklayıp baskın çıkmaya çalışıyor.
PROJELERİN ALTINDAKİ İMZA- Irak’ı kimyasal silah bulundurmakla suçlayıp çirkin emellerine gerekçe hazırlayan Amerika; İran’a karşı kullanılmak üzere, bugün “suç” saydığı herşeyi sağlayan taraf. Irak’ın silahlandırılması için Amerikan şirketleri Alman şirketleriyle yarıştığı yine Irak tarafından BM’ye rapor ediliyor.
Batı günahını kayıtlardan siliyor
Irak'ın biyolojik, kimyasal ve nükleer silahlanmasında özellikle batı ülkelerinin katkıda bulunduğu, 1979'dan başlayarak geçen yıla kadar gelen teknik bilgi ve malzeme yardımında Almanya ve ABD'nin ön plana çıktığı bildiriliyor.
Irak'ın geçen aralık ayı başında BM'ye sunduğu ve silah programıyla ilgili bilgiler içeren dosyanın, sadece 5 daimi üye olan ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin tarafından bildiğini belirten uzmanlar, Konsey'de daimi olmayan 10 üye ülke Almanya, İspanya, Angola, Şili, Pakistan, Bulgaristan, Meksika, Gine, Kamerun ve Suriye'ye ise 12 bin sayfalık raporun sadece 3 bin 500 sayfalık bölümünün iletildiğini kaydediyor.
Sansürlenen bölümde nükleer, kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlarının yapım ve üretimiyle ilgili bilgiler bulunduğunun açıklandığını vurgulayan uzmanlar, ancak raporda sansürlenen tek bölümün bu olmadığını, Irak'ın silahlanma programına 1970'li yılların ortalarından bu yana yurtdışından, özellikle de batıdan gelen katkıların da makaslandığını belirtiyor.
Irak'ın komşusu İran'da 1979 İslami Devrimi'nin yaşandığı dönemde, Saddam Hüseyin'in hem batı ülkeleri, hem de Sovyetler Birliği için Körfez Bölgesi'ndeki en önemli müttefiki olduğunu hatırlatan uzmanlar, Saddam'ın İran'a karşı giriştiği 1980-88 yılları arasındaki savaşı ABD, Sovyetler Birliği, Almanya, Fransa veya İngiltere'nin desteklediğinin sır olmadığına dikkat çekiyor. Bu dönemde Irak'ın silahlandırılmasında en büyük sorumluluğu taşıyan ülkeler arasında ise Almanya ve ABD'nin öne çıktığını ifade eden uzmanlar, Güvenlik Konseyi'ne sunulan Irak raporunda 80'den fazla Alman şirketinin, 75 tane de Amerikan şirketinin adının geçtiğini bildiriyor.
1980'li yılların sonlarında, Saddam Hüseyin'in nükleer silah programı, kullanıma hazır nükleer başlıkların üretimine varacak kadar ilerlemişti. Bu ilerlemenin Alman şirketleri ve teknolojisinin yardımı olmadan gerçekleşemeyeceği rapordaki verilerden ve Irak'ın eski nükleer programından sorumlu üst düzey yetkililerin ifadelerinden ortaya çıkıyor. Ve bu işbirliğinin, silahların Saddam tarafından denendiği katliamların ardından da sürdüğü. Saddam Hüseyin bu kimyasal silahları önce İran savaşında, sonra da 1988 Mart'ında Kuzey Irak'taki Halepçe'de Kürt nüfus üzerinde kullandı. Irak'ın bu silahları, sayıca kendisinden çok üstün olan İran birliklerine karşı kullanmasında hedef verileri ise o zamanlar Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon tarafından sağlanıyordu.
REAGAN VE BABA BUSH SORUMLU
Irak'ın BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu silah raporu, Saddam'ın silahlanmasındaki en önemli sorumluluğun, zamanın başkanları Ronald Reagan ve baba George Bush'ta olduğunu gösteriyor. Irak'ın biyolojik silah programı için antraks maddesinin bir Amerikan laboratuvarından sağlandığı, nükleer silah programının önemli parçalarının, Amerikan Enerji Bakanlığı'na bağlı Los Alamos ve Lawrence Livermore nükleer silah üretim atölyelerinden geldiği görülüyor.
Söz konusu rapora göre, büyük Amerikan şirketleri, Halepçe Katliamı'na kadar Irak kimyasal silah üretimine hammadde sağlamaya devam ettiler. Çoğu durumlarda bu teslimat, Pentagon veya Amerikan ticaret, enerji ve tarım bakanlıklarının resmi izniyle yapılıyordu. Listede öne çıkan Almanya ve Amerika'nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Çin ve Sovyetler Birliği'nden şirketler de 1991'e kadar Irak'ın silahlanmasına katkıda bulundular. Dönemin Sovyetler Birliği'nden gelen en önemli teslimat, 1980'li yıllardaki Scud füzeleriydi. Bağdat, bu füzeleri 1991 yılında İsrail'e karşı kullandı. Güvenlik Konseyi'ne giden raporda ayrıca Japonya, Brezilya, İtalya, İspanya, Belçika, İsveç ve eski Yugoslavya'nın da adı geçiyor.
Körfez Savaşı'nın sona erdiği 1991 yılından sonraki dönemde bu tür yardımların bazı şirketler tarafından daha geçen yıla kadar sürdürüldüğü görülüyor. Bunların arasında Almanya, Rusya, Çin ve ABD'den şirketler var. Irak yönetimi raporda, bu işbirliğinin yasaklanan kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlar ya da balistik füzeler değil, sadece üretimi serbest olan konvansiyonel silah projeleri ile kısıtlı olduğunu öne sürüyor.
MİLLİ GAZETE - 12.01.2003