Son yirmi yılda İslam ülkelerinin global ticaretteki payının yüzde 75 azaldığına dikkat çeken uzmanlar, özel ticaret paketlerinin hazırlanmasının da yetersiz kalacağını söylediler.
Bazı ticaret uzmanları, ABD’nin İslam ülkeleriyle ticareti artırıp ve onları global ticaret sistemiyle daha fazla bütünleştirip terörizmle savaşına ekonomik unsur eklemesi gerektiğini bildirdi.
Reuters’in derlemesine göre, ABD’nin eski başkanlık özel ticaret temsilcisi Charlene Barshefsky, Müslüman Ortadoğu’da nüfus 1980’den beri yaklaşık ikiye katlanırken, bölgenin global ticaretteki payının yüzde 75 düştüğüne dikkat çekti.
Barshefsky, “Bu ABD için çok tehlikeli bir durum, Amerikan ticaret politikası dikkatini Müslüman Ortadoğu ülkelerinin, nihayetinde İsrail dahil, dünya ticaretiyle entegrasyonunu artırıcı programlara yöneltmeli” dedi.
Barshefsky, ABD’nin Suudi Arabistan ve Cezayir gibi İslam ülkelerinin Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) katılımı için diğer Batılı ülkelerle çalışmasını ve bu ülkelerin ekonomilerini çeşitlendirmelerine yardım için tercihli ticaret paketlerini düşünmesini istedi.
Barshefsky, “Birçok Müslüman ülke, petrol sektörü hariç ihraç edecek çok az ürüne sahip, istihdam fırsatları yetersizliği karşısında iyi eğitimli ve öfkeli nüfus istikrarsız bir karışım” dedi.
İlerlemeci Politika Enstitüsü’nün ticaret ve global pazarlar direktörü Ed Gresser de, Ortadoğu ve Asya’daki İslam ülkelerinin ekonomik kalkınmada nasıl geride kaldıklarının pek az istatistikte göründüğüne dikkat çekti.
Gresser’in verdiği bilgiye göre, Türkiye dahil, İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ) 57 üyesinin dünya ticaretindeki payı 1980’den beri yüzde 15’den yüzde 4’e indi. Toplam nüfusu 1.3 milyara ulaşan bu ülkeler 2001’de 13.6 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekebildi ki, bu rakam 9 milyon nüfuslu İsveç’inkinin sadece 600 milyon dolar üzerinde.
Gresser, İslam ülkelerinde kent nüfusu artarken, istihdam yetersizliği nedeniyle insanların kızgınlaşıp ve radikalleştiğini, tercihli ticaret paketiyle daha çok iş fırsatı yaratılarak, bu sorunun çözüleceğini anlattı.
ABD, Latin Amerika, Karayipler ve Sahra’nın güneyindeki Afrika ülkelerinden tekstil ve diğer ürünlerin ithalatında gümrük tarifelerini indirdi, fakat, İslam ülkeleri için benzer paketler geliştirmedi.
Bu nedenledir ki, Bangladeş, Pakistan, Tunus, Mısır, Türkiye, Endonezya ve Fas gibi ülkelerin ABD’ye ihracatında birçok üründe yüzde 15 ve üzerinde gümrük tarifesi konuluyor.
ABD Başkanı George W. Bush yönetimi, Bangladeş’in, Afrika ve Karayip ülkeleriyle yapıldığı türden bir tercihli ticaret düzenlemesi talebini reddetti. ABD’nin İslam dünyasından Ürdün ile serbest ticaret anlaşması var ve bir benzerini Fas ile bu ay sonlarında imzalayacak.
ABD’deki bir uluslararası ticaret hukuku profesörüne göre, İslam ülkelerinin dünya ticaret sistemine entegre edilmesi için çok daha güçlü çabalara gerek var.
Bu işin kıyısından köşesinden tutulmakla olmayacağını, derinlere inip, esaslı işler yapmak gerektiğine dikkat çeken bu uzmanın görüşü özetle şöyle:
“ABD’nin İslam ülkeleriyle ticaret stratejisi İran, Irak, Suriye ve Libya’ya terörizmi destekledikleri kaygısıyla uzun süredir uygulanan yaptırımlarla karmaşıklaştı.
ABD, bu üç ülkenin WTO’ya katılımını rutin olarak engelliyor, sanırım, siyasi bir mesele olarak Amerikan tutumu, söz konusu ülkelerin siyasi kararlarına göre değişmeyecek. Öyle olsa bile, ABD, diğer İslam ülkelerinin WTO’ya üyelik çabalarında onlarla birlikte daha çok çalışmalı.”
MİLLİ GAZETE - 12.01.2003