İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Kıbrıs’ı kaybedersek deprem Türkiye’de hissedilir!..

Dünya
|

Denktaş'ın Başdanışmanı Prof. Dr. Mümtaz Soysal Annan Planı konusunda hükümeti uyardı

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Başdanışmanı olarak Kıbrıs'ta Annan Planı müzakerelerine katılan Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Annan Planı üzerinde değişiklikler yapılmadığı takdirde mevcut halinin reddedileceğini belirterek, bundan sonrası için Türkiye'nin ne yapacağını açıkça ilan etmesi gerektiğini söyledi. Rumların birçok noktada tavize yanaşmadığının altını çizen Soysal, "Bu olunca şu olacak denilmesi gerekir. Topluma birşey sunulmalıdır. Kıbrıs halkı artık belirsizlik istemiyor" diye konuştu. Başkent Üniversitesi'nde düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Mümtaz Soysal, planın içerisinde yeralan tuzaklara dikkat çekti. Olumlu yönleri bulunan Annan Planı'nda "Çok iyi müzakere edersek 10, kötü müzakere edersek 5 yıl içinde Türk toplumunu eritebilecek unsurlar var" dedi. Rum devletine dönüşürüz Düzenlenen mitinglerde toplumun hemen evet denmesini istemesinin temel nedeninin yıllardır süregelen belirsizlik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mümtaz Soysal, plandaki birinci sorunun egemenlik olduğunu bu sorun çözülmezse diğer hakların zamanla elden çıkacağının altını çizdi. Rumlardan yüzde 28 oranındaki nüfusun KKTC'ye taşınmasıyla buradaki oy oranında Rum ağırlığı sağlanacağını böylece KKTC'nin Rum devletine dönüştürüleceğini belirten Soysal, "Zorla içimize Rum nüfusu yerleştirilmesine bunun için karşı çıkıyoruz" dedi. Toprak paylaşımı konusundaki tuzağa dikkat çeken Soysal, KKTC'den yüzde 28.5 oranında toprak alınmak istendiğini, bu konuda adil bir çözüm ileri sürüldüğü için müzakereye yanaşılmadığının altını çizdi. Soysal, istenen topraklara bakıldığında su kaynaklarının yeraldığı Güzelyurt'un istendiğini vurgulayarak, verilecek topraklar narenciye, sebze ve meyve üretiminin yüzde 70 oranında azalacağını, bunun KKTC ekonomisinin çökertilmesi anlamına geleceğini kaydetti. Asıl endişemiz ekonomik Asıl endişenin ekonomik olduğunu vurgulayan Soysal, Rumların Türk tarafına yerleştirilmesi ve buralardan çıkarılacak Türklerin de yeni yerleşim alanlarına taşınmasını KKTC ekonomisinin kesinlikle kaldırmayacağını dile getirdi. Kıbrıs'ta yeni nesilde tarih bilincinin yetersiz olduğuna dikkat çeken Soysal, mitinge katılan gençlerin ve öğrencilerin eğitilmesi gerektiğini anlattı. Soysal, şu uyarıyı yaptı: "Eğer biz Kıbrıs sorunu söylediğim şeyler ışığında kaybedersek, bu deprem sadece Kıbrıs'ta değil Türkiye'de de hissedilecek. Büyük dünya devleti olan Türkiye böylesine bir toprağı ve 200 bin insanı müreffeh hale getiremezse dünyada itibarı kalmaz. Tarihi unutmayalım. Girit'in elinden çıkmasından sonra Balkan Savaşı çıkarılmıştır. Moral bozukluğu ile herkes sizin üzerinize çullanır" dedi. “Deprem haberine şampanya patlatan Rumlar şimdi değişti mi?” Başkent Üniversitesi'nin Ankara'da düzenlendiği panelde, müzakerelerin devam ettiği Kıbrıs sorunu tartışıldı. Üniversite hocalarının konuşmacı olarak katıldığı panelde Milli Dava olan Kıbrıs'ın tarihi, son siyasi gelişmeler ve müzakere süreci ele alındı. '28 Şubat Sürecinde Kıbrıs: Sorunlar ve Çözümler' konulu panelde, Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır'ın yanısıra Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal ve Genel Müdür Enver Hasanoğlu açılış konuşması yaptılar “Temel ilkelere aykırı birşey olmayacak” Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ertuğrul Yalçınbayır, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün çözüm olmadığını belirterek, müzakere süreciyle ilgili olarak şöyle konuştu: " Fakat hiçbir şey temel ilkelere aykırı olmayacaktır. Olmaması gerekir. Denktaş'ın morale ihtiyacı var" diye konuştu. Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ise, özgürlüğü bulunmayanların refah içinde yaşamasının bir anlamı olmayacağını söyleyerek, Kıbrıs'ta Türk tarafında yapılan plana evet mitinglerini eleştirdi. Haberal, "İbretle izliyoruz. Demek ki tarih insanların kişisel çıkarları uğruna feda edilebiliyor. Truva atı var orada. Ama atın içindekiler dışarıdan değil içeriden" dedi. “Rumlar değişmedi” CHP İstanbul Milletvekili Onur Öymen ise, bugün barışçı gibi görünen Rumların aslında hiç değişmediklerini anlattı. "Geçmişte KKTC'de de görev yaptığı sırada Türkiye'de deprem olduğu haberleri alınınca Rum tarafında şampanyalar patlatılmıştır. Çocuklarına halen dünyanın en kötü milleti olarak Türkler öğretilmektedir. Türklerle nasıl uzlaşılacağı değil mücadele edileceği anlatılmaktadır. Bugün bu anlayışları değişti mi? Hayır" diye konuşan Öymen, Türkiye'de görülmemesine rağmen Güney Kıbrıs'ta Rumların birleşmeye karşı yürüyüş yaptıklarına dikkat çekti. Prof. Dr. Ahmet Mumcu Kıbrıs'ın en eski çağlardan günümüze kadar gelen tarihini detaylarını anlatırken bugünkü sorunun temel nedenin 1974'ten sonra Rumların bütün adayı temsil ettiği iddiasını ileri sürmesinden kaynaklandığını söyledi. Devlet eski bakanlarından Prof. Dr. Ali Bozer ise, bir emrivaki olan Annan Planının İngilizler tarafından yapıldığına işaret ederek, Kıbrıs'ta yapılan mitingleri şiddetle eleştirdi. "Bu miting Denktaş'ı Annan Planına mahkum etmiştir. Onları düzenleyenleri telin etmek gerekir" diye konuştu. MİLLİ GAZETE - 24.01.2003
AKRA