ANKARA/ TBMM Başkanı Bülent Arınç, ‘’Kıbrıs sorununun barışçı, egemenlik haklarını gözeten, siyasal eşitlikten yana olan, Türkiye’nin her zaman etkin garantörlüğünü üzerinde taşıyan bir anlaşma süreciyle noktalanmasını şahsen arzu ediyorum’’ dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, yargıda eleştiri sınırlarını aşan söz ve eylemlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirterek, ‘’Çünkü yargı, bizlerden çok onlara lazımdır’’ dedi.
TBMM Başkanı Arınç, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’i makamında ziyaret etti.
Arınç ve Bumin, görüşme öncesinde, gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevapladı.
Bumin’e ziyaret iadesinde bulunduğunu belirten Arınç, bir gazetecinin, Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki kararının çok tartışıldığını ve eleştirildiğini hatırlatarak, ‘’Anayasa Mahkemesi’nin bu eleştirilerle yıpratıldığı görüşüne katılıyor musunuz?’’ sorusu üzerine, ‘’Anayasa Mahkemesi’nin kararları üzerinde benim yorum yapmam mümkün değildir. Zaten bu konuda herkes bir şeyler söylüyor ve konuşuyor. Ben bunların dışında tutuyorum kendimi’’ dedi.
Arınç, KKTC’ye yaptığı ziyaret ve oradaki açıklamaları sonrasındaki değerlendirmelerin anımsatılması üzerine de şöyle konuştu:
‘’Ben, şu kişinin veya bu kişinin lehinde konuşmadım. Kıbrıs meselesi, bir milli meseledir ve yıllardan beri takip edilmektedir. Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle hem parlamentomuz hem halkımız daima bir bütünlük içinde bulundu. Kıbrıs sorununun barışçı, egemenlik haklarını gözeten, siyasal eşitlikten yana olan, Türkiye’nin her zaman etkin garantörlüğünü üzerinde taşıyan bir anlaşma süreciyle noktalanmasını şahsen arzu ediyorum. Bunlar benim düşüncelerimdir, düşüncelerimi de halen muhafaza ediyorum. Bir başkasının şu veya bu şekilde sözlerinin yorumunu yapmak da istemiyorum.’’
Bumin’den Erdoğan kararına ilişkin açıklamalar
Bumin de, ‘’Erdoğan ile ilgili kararınızın eleştirilmesinin ardından öz eleştiri yaptınız mı?’’ sorusunu cevaplarken şöyle konuştu:
‘’Anayasa yargısına 10 yıldan fazla hizmet verdim. Kamuoyunun yakından ilgilendiği dosyalarda ne türlü ve ne zaman karar verirseniz verin, bunu eleştirirler. Bunu doğal karşılıyoruz. Çünkü herkesin beklentisi farklıdır. Eğer biz, beklentilerin paralelinde bir karar vermezsek, verilen karar eleştirilir. Eleştirilerin ağırlığı, içerikten değil kararın geç verildiği yönünde. Oysa karar geç verilmedi. Bizim kararlarımızda gecikme söz konusu değildir. Yalnız anayasa yargısında değil kimi adli ve idari yargılarda hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarında da gecikme söz konusu.’’
AİHM Başkanı’yla bu konuda yaptığı görüşmeye ilişkin bilgi veren Bumin, AİHM Başkanı’na, yargılamanın uzun sürmesinin adil yargılanma hakkını bir nevi ihlal ettiğini ve giderek AİHM’de de yargılama süresinin uzadığını söylediğini kaydetti. Bumin, AİHM Başkanı’nın da gülerek, ‘’Sormayın, o sorun bizim içimizde de var’’ dediğini belirtti.
Yargı onlara lazımdır
Gecikmenin, yargının tümünde olduğunu ifade eden Bumin, gündemlerindeki konular kamuoyunu çok yakından ilgilendirdiği için, eleştirileri, eleştiri sınırları içerisinde kalması şartıyla doğal karşıladıklarını söyledi. Bumin, şöyle konuştu:
‘’Anayasa yargısı ve diğer yargılar için eleştiri sınırlarını aşan söz ve eylemlerden kesinlikle kaçınılması lazım. Çünkü yargı bizlerden çok, yargı mensubu olarak onlara lazımdır. O bakımdan ben dilerdim ki, bu eleştirilerin çoğunda, eğer varsa bir aksaklık, (onlar var olduğunu söylüyorlar), bunu gidermenin de yollarını söyleyebilirlerdi.’’
Son 20 yılın dosya ortalamasının 60 olduğunu ve geçen yıl 380’den fazla dosyayı karara bağladıklarını ifade eden Bumin, ‘’Aynı ekiple, aynı çalışma şartlarıyla... Anayasa yargısının iş ve işlevleri gittikçe artıyor’’ dedi.
Anayasa yargısının yükünün, geçen dönemki parlamentonun çıkardığı uyum yasaları nedeniyle biraz daha çoğaldığını belirten Bumin, ‘’Anayasa değişti... Uyum yasaları çıkarılmadığı için... Örneğin idam cezası bazı kanunlarda halen var. Anayasa’nın geçici 15. maddesi kaldırıldı. O dönemde çıkarılan 600’den fazla yasa olduğunu biliyorum’’ diye konuştu.
MİLLİ GAZETE
28.01.2003