Kurban, bir Müslüman'ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir. Diğer taraftan kurban, insanın nefsani arzularını ve sufli duygularını boğazladığının da bir işaretidir
İSTANBUL - Sözlükte yaklaşmak, Allah'a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dini bir terim olarak, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle bazı bilgiler yayımlandı. Kurban'ın, 'Allah'a yaklaşmak ve O'nun rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan' anlamına geldiğinin belirtildiği sitede, "Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilahi rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle, hem Cenab-ı Hakka ibadette, hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak, Hakka yaklaşmaktadır. Görüldüğü gibi bu bayramın ruhunda, Hakka yakınlık ve halka fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban; -fıkhi hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri, özellikle milletimizin dini hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kurban, bir Müslüman'ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir. Diğer taraftan kurban, insanın nefsani arzularını ve sufli duygularını boğazladığının da bir işaretidir" denildi.
“Kurban Kesmek Yerine Sadaka Vermekle Bu İbadet Yerine Geritilmiş Olur mu?”
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı sitede, "Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilir mi?" sorusuyla ilgili olarak şu cevap yer alıyor:
"Kurban ibadeti, kurbanlık hayvanı kesmek suretiyle yerine getirilir. Bunun için Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanı veya adak kurbanını kesmek yerine, parasını fakirlere vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olmaz. Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüş ise, kurbanın vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin de değiştirilmesini gerektirmez. İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Din, felsefi bir doktrin değildir. Dini hükümlerle ilgili olarak ortaya çıkan yeni meselelerde, teşri amaç ve şartlarına aykırı olmayacak şekilde yeni düzenlemeler getirilmesi, her ne kadar caiz ise de; ibadetlerin eda edilişini ve sahih olma şartlarını ortadan kaldırarak indi, keyfi ve nefsani istekler doğrultusunda değişiklikler yapılamaz. İslam dinindeki, hatta diğer ilahi ve semavi dinlerdeki kurban ibadetini, ilkel dinlerdeki anlayışlarla ve uygulamalarla karıştırmak büyük bir yanlışlıktır."
Kimler Kurban Keser?
"Kimler kurban keser?" sorusu ise sitede şu şekilde cevaplanıyor:
"Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman'ın yükümlü olduğu bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80.18 gr.) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; kurban kesmesi gerekir. Hane halkı içinde, dinen zengin sayılan mükelleflerin sayısı birden fazla ise, her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi icap eder. Kurban kesmekle mükellef olan şahsın, satın alacağı hayvanın ücretini kredi kartıyla ödemesi, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez."
Kurbanın vacip olmasının şartlarından birinin de mükim olması olduğu belirtilerek, "Dolayısıyla seferi olanların kurban kesmeleri vacip değildir. Ancak, kesmek isterlerse kesebilirler. Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönseler dahi yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenler ise kurban kesmelidirler" denildi.
Kurban Ne Zaman Kesilir?
Kurbanın ne zaman kesileceği ile ilgili bir soruya sitede, "Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanların (Udhiye) kesim vakti, Zilhicce ayının 10. günü (Kurban Bayramı'nın 1. günü) bayram namazından sonra başlar, 12. günü (bayramın 3. günü) güneşin batımı ile sona erer. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir" şeklinde cevap verildi.
Kurbanın; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olacağı belirtilerek, "Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Kurban olabilmesi için, kurbanlık hayvanın süt dişlerini değiştirmiş olması gerekir. Bu da, deve 5; sığır ve manda 2; koyun ve keçi 1 yaşını doldurunca gerçekleşir. Kurbanlık hayvan bu yaşını doldurduğu halde dişini değiştirmemişse, yine de kurban edilebilir. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir" denildi.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, düzgün, azaları tamam ve besili olması gerektiği de bildirilerek, "Bu, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, biraz hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez" ifadesi kullanıldı.
“Kurbanlık Hayvanların Hangileri Ortak Olarak Kesilebilir?”
Diyanetin sitesinde verilen bilgilere göre, "Koyun veya keçi bir kişi tarafından; sığır, manda ve deve ise, yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar, tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir" denirken, hissedarlardan her birinin kurbanlarını aynı maksat için kesmiş olmalarının gerekmeyeceği de belirtildi. Bununla ilgili olarak, "Bir kısmı vacip veya nafile udhiyye için, diğer bir kısmı ise adak kurbanı olarak niyet edebilirler. Ancak hepsinin kurbanlarını ibadet niyetiyle kesmeleri gerekir. Böyle birkaç hisse olarak kesilen kurban etinin, ortaklar arasında tartı ile ve eşit olarak paylaşılması gerekir" denildi.
Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemesi ve eziyet verilmemesi de ifade edilirken, konuyla ilgili olarak şu bilgiler verildi:
"Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemesi için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir.
Fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla, kesim esnasında hayvanın elektrik şoku ile veya narkoz vererek bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kesilmesine engel ayıplarından sayılmaz. Çünkü kurbana engel ayıp, kesim esnasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan ve emsaline göre hayvanın değerini noksanlaştıran kusurlardır. Kesim esnasında meydana gelen kusurlar, kesim işlemine dahil bir ameliyye olup, kurbana engel ayıp sayılmaz. Bu itibarla, canlı olarak (şok etkisi ile ölmeden önce hemen) kesilmek kaydı ile kurbanlık hayvanın elektrik şoku ile bayıltılarak kesilmesi caizdir. Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenilmez."
Kurban eti nasıl değerlendirilir?
Kurban etinin değerlendirilmesi konusunda sitede şu bilgilere yer verildi: "Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya kurban kesenin kendisi veya ailesi için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı, kurban etini 3'e taksim edip, birini kurban kesmeyen yoksullara, bir bölümünü akraba, tanıdık ve komşulara vermek, birini de ailesi ile birlikte yemek üzere evde bırakmaktır.
Kurbanı bizzat kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir. Kurbanı kişi kendi bulunduğu yerde vekalet vererek kestirebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet vererek kestirebilir. Aynı şekilde vekalet, sözlü olarak verilebileceği gibi, yazılı olarak, telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile de verilebilir. Küçük yaşta kuyruklarının fazla kısımları boğulmak suretiyle düşürülen koyunların kurban edilmelerinde bir sakınca yoktur."
MİLLİ GAZETE
29.01.2003