İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Türkiye’nin güvenliği Kıbrıs’a bağlı

Dünya
|

Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM) Jeopolotik ve Stratejik Araştırmaları Başkanı E. Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Kıbrıs’ın stratejik yollar üzerinde bulunması nedeniyle jeostratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye üzerinden Ortadoğu’ya açılamayan güçlerin Kıbrıs adasını amaçları için kullandığını söyledi

Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM) Jeopolotik ve Stratejik Araştırmaları Başkanı E. Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Kıbrıs’ın stratejik yollar üzerinde bulunması nedeniyle jeostratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye üzerinden Ortadoğu’ya açılamayan güçlerin Kıbrıs adasını amaçları için kullandığını söyledi. Örnek olarak da İngiltere’yi gösteren Kuloğlu, “İngiltere bunun içindir ki, Magosa yakınındaki Dikelya Üssü’nü ve Limasol yakınındaki Akrotiri Üssü’nü, dünya üzerindeki hemen hemen bütün üslerini kapatmasına rağmen muhafaza etmektedir. Bu üsler, antlaşmalar gereği İngiliz hükümranlık haklarının devam ettiği bölgelerdir.”dedi. Stratejik Analiz dergisinde yer alan “Doğu Akdeniz’in Güvenliği Kapsamında Kıbrıs’ın Stratejik Boyutu” başlığı altında yayımlanan yazısında Kuloğlu, Kıbrıs’ı Akdeniz’in doğusunda sabit bir uçak gemisine benzeterek, şunları kaydediyor: “Kıbrıs adası, gerektiğinde askerî bir yığınak bölgesi, hava kuvvetleri için mükemmel bir üs, insanlı ve insansız istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetleri için çok değerli imkânlar sağlamaktadır. Kısacası Ada’nın güvenilir ellerde olması stratejik açıdan son derece önemlidir.” Kıbrıs, Türkiye için hayat damarı Kuloğlu, “Kıbrıs adası, Türkiye’nin güvenliği için önem taşıyan stratejik bir konudur” diyerek, şu saptamalarda bulundu: “Türkiye, dünyada ve Orta Doğu’da her geçen gün önemi biraz daha artan su kaynaklarına sahiptir. Fırat nehri üzerinde kurulan bir dizi barajdan elde edilen hidroelektrik enerjisi, Türkiye genelinde ve bu bölgede kurulmakta olan endüstri için hayatî önem taşımaktadır. Şanlıurfa bölgesinde inşa edilen sulama tesisleriyle sulanmakta olan Harran, Ceylanpınar, Siverek ovaları yakın bir gelecekte Türkiye’nin yiyecek ambarı olacağı gibi, bölgenin bir endüstri merkezi olmasını da sağlayabilecek kapasitededir. Türkiye’de petrol üreten kuyuların tamamı bu bölgede bulunmaktadır, Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı buradan geçmektedir. 2005 yılında tamamlanması planlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattıyla diğer doğalgaz ve petrol boru hatlarının İskenderun Körfezi’ne kadar uzanması ile bölgenin ve Kıbrıs’ın stratejik önemi bir kat daha artmaktadır. Enerjinin ve endüstri ürünlerinin dünya pazarlarına İskenderun ve Mersin limanlarından ihraç edileceği dikkate alındığında, İskenderun Körfezi yakın bir gelecekte bir enerji terminali ve bir ticaret merkezi durumuna gelebilecektir. Dünyadaki petrolün 1/5’inin üretildiği Orta Doğu’daki petrol yataklarına kuzeyden vakî olacak bir stratejik tecavüzün ana yaklaşma mihveri, bu bölgeden geçmekte ve Orta Doğu’daki petrol yataklarını savunacak en yakın hattın dayanacağı Toroslar ve Gavur dağları bu bölgede bulunmaktadır. Bu değerlerin ışığı altında Kıbrıs; Adana, Diyarbakır ve İskenderun bölgesinin eşiği ve kilidi konumundadır.” KKTC’yi sahiplenmeyen silinir Kıbrıs meselesinin, Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizen Kuloğlu, Kıbrıs’ın başka bir güç elinde bulunmasının, Türkiye’nin güneyden kuşatılması anlamına geleceğini vurguladı. Adanın hakimiyetinin ya Türkiye’nin elinde olması, ya da başka bir güç tarafından tehdit teşkiline imkân vermeyecek bir statüde olması gerektiğini kaydeden Kuloğlu, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin hareket serbestliğinin Kıbrıs’ın güvenilir ellerde olmasına bağlı olduğunu ifade etti. Kuloğlu, Kıbrıs meselesinin, Türkiye’nin bir iç siyaset konusu olduğunu da belirterek, “Hiçbir siyasî partinin ve siyasetçinin Türk kamuoyunu tatmin etmeyen bir çözümü kabullenmesi mümkün değildir. Böyle bir durum, o parti ve siyasetçinin, Türk siyasî hayatından silinmesi demektir. Aynı zamanda Kıbrıs meselesi duygusal bir konudur. 50 yıldır Kıbrıs denilince Türkiye heyecanlanır. Bazen duygular, akıl ve mantığın da önüne geçebilir. Her fedakârlık göze alınabilir.” dedi. MİLLİ GAZETE 30.01.2003
AKRA