İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Asıl tehdit ABD

Dünya
|

Irak’ta 1998 yılında silah denetçisi olarak görev yapan Scott Ritter yaptığı açıklamada ABD’nin BM silah denetçilerini kendi ve Siyonist amaçlar için kullanmak istemekle suçladı.

Irak’ta 1998 yılında silah denetçisi olarak görev yapan Scott Ritter yaptığı açıklamada ABD’nin BM silah denetçilerini kendi ve Siyonist amaçlar için kullanmak istemekle suçladı. ABD’ce, kitle imha silahları denetleme heyetine Irak’a yönelik müdahalesine meşruluk kazandırma rolü verildiğine dikkat çeken Ritter, el- Müctema dergisine birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu. Mezkûr söyleşinin geniş özetini aşağıda sunuyoruz: - Irak’ın kitle imha silahlarının tersanesi olduğu suçlamaları hakkındaki yorumunuzu alabilir miyiz? - Irak’ın kitle imha silahlarının tersanesi olduğu hakkında somut hiç bir delil yok. Hiç bir kimsenin de bildiğini zannetmiyorum. Irak’ın elinde büyük oranda kitle imha silahları olduğu, geçtiğimiz dört sene içinde bu silahları daha da geliştirdiği şeklindeki iddiaları ise sadece ABD ve İngiltere dile getiriyor. Ancak somut ve kesin delillere dayanmayan bu suçlamaların, kesin doğruymuş gibi kabul görmesi hukuka aykırıdır. ABD, denetçileri - Kitle imha silahlarını denetleme heyeti başkanlığı görevinden ayrılmanıza ABD’nin Irak’a düzenlemeyi planladığı askeri müdahale kararının etkili olduğunu düşünüyor musunuz? - Hayır, benim silah denetçileri başkanlığı görevinden istifa ettiğim tarih 1998’dir. İstifama neden olan sebeplerin birincisi, denetleme heyetinin Irak yönetimi yardımı olmadan görevini tam manasıyla yapamamasıdır. İkinci neden de, BM silah denetçileri heyetinin Uluslararası Güvenlik Konseyi’nden yeterli desteği alamamasıdır. Üçüncü nedense ABD’nin silah denetçilerinin işine haddinden fazla burnunu sokmasıdır. Ben de bu engellerin aşılması için girişimler başlattım, Denetçilere Irak yönetiminin yardımcı olmasını, Güvenlik Konseyi’nden araştırmaların iyi yapılması için gerekli kararların ve desteğin verilmesini ve ABD’nin fazla işimize müdahale etmemesini talep ettim. Bu engelleri kaldırmaya gücüm yetmeyince de, görevde kalmamın bir manası olmadığını göstermek için istifa etmeyi tercih ettim. Çünkü BM denetçilerine ABD’nin bölgedeki hedeflerine yönelik çalışma görevinin verilmesini hazmedememiştim. - Denetleme heyetinin BM’ce verilen görev sınırlarını aştığına mı inanıyorsunuz? - Benim dönemimde bu böyleydi. Zaten ben kendi dönemim için konuşabilirim. Şimdiki şartlar hakkında bir şey söylemem uygun olmaz. Ancak silah denetçilerinin şimdiki başkanı Behaniz Blekis’e güveniyorum. Güvenlik Konseyi’nin kararlarını uygulama görevini layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum. Ancak her zaman da ABD’nin amaçlarına hizmet ettirmek için denetçilerin işine müdahale edeceği endişesini taşıyorum. Neden İsrail arındırılmıyor - Kitle imha silahlarınının Irak’ta mı yoksa, İsrail’de mi daha çok bulunduğu ve bölge için tehdit oluşturduğu hakkında bir mukayese yapabilir misiniz? - Ne Irak’ın, ne İsrail’in, ne de başka bir ülkenin ne kadar kapsamlı imha silahına sahip oldukları hakkındaki kesin bir bilgimiz var. Bundan dolayı da bir kıyaslama yapamayacağım. Ancak İsrail için ne hacimde, adette kitle imha ve nükleer silaha sahip olmadığını bilmesem de, bu silahlar yönünden çok zengin ve güçlü olduğunu kesin biliyorum. İsrail zaten kendinden emin olduğu için mütecaviz tavırlar sergilemektedir. Ben İsrail’in elinde bulundurduğu bu güç nedeniyle bölgede kalıcı barışın da sağlanamayacağına inanıyorum. Ayrıca anlamadığım bir husus da bu: Neden sadece Irak, elinde bulundurduğu iddia edilen bu silahlardan arındırılmak istenirken, aynı, hatta daha fazla tehdidi bölgede oluşturan İsrail için talep edilmiyor. Bu açıkça çifte standarttır. ABD bu tavırlarıyla kimseyi iyi niyetli olduğuna inandıramaz. Eğer bu silahlara sahip olmak çok kötüyse, tehditse İsrail’in de bu silahlardan arındırılması için girişimler başlatılmalıdır. Zaten bölgede kalıcı barışın ve istikrarın sağlanması da bence bu adil tavırdan geçer. Savaş alternatif değil - Yeni ABD yönetimi, niye Irak’ı tehdit olarak göstermesinin arkasındaki asıl neden nedir? - Irak, ABD için kesinlikle bir tehdit değil. Ancak bunu söylerken Irak’ı da tamamen aklamıyorum. Saddam’ın bir diktatör olmadığı, halkına zulmetmediği anlamına gelmez. Ancak, bunun alternatifi ABD’nin askeri müdahalesi midir? Hayır. ABD, aslında Irak’ın bu gibi aksayan yanlarını, zaaflarını kullanarak bölgedeki amaçlarını gerçekleştirmek için kullanmanın peşinde. ABD’nin Irak’a askeri müdahalesinin arkasında bir çok sebepten başlıcaları şunlar: Bush yönetimi petrol ve silah şirketlerinin hakimiyetinde. Dünya’yı bunlar yeniden şekillendirmek istiyorlar. Petrol ve silah tüccarları için de silahların reklamlarına ihtiyaçları var. Petrol şirketleri için de petrol çok önemli. Bu da Irak’ta gırla. Netice, ABD’nin yeni yönetiminin Yeni Dünya Düzeni” ideali startı için Irak bulunmaz fırsat. ABD’ yönetiminin, dünyanın olanca tepkisine rağmen Irak’a askeri müdahaleye bu kadar kararlı ve istekli olmasının asıl nedeni bu. ABD sorunlu ekonomisini düzlüğe çıkarmak için de bu operasyonu faydalı görüyor. Ancak, bu tutumuyla ABD, “Tüm dünya yansa, batsa da, ben istediğimi yaparım. Kimse de buna engel olamaz” diyor. İşte bu tavır çok tehlikeli bir tavırdır. Ve Bu gidişat bence, dünyaya huzur getirmeyecek aksine kaos, kargaşalık, savaş getirecek, dünya barışını tehdit etmeyecek bir gidişattır. Bunda da hiç bir kimsenin uzun vadede kârı olmayacaktır. Bu tablodan artık anlaşılması gereken sonuç da Saddam’ın veya bir başkasının dünyayı tehdit etmesinden çok, ABD’nin Irak’a kararlı gözüktüğü Irak’a yönelik muhtemel askeri müdahalesinin bütün dünyayı tehdit ettiği gerçeğidir. - Siz de mi, ABD’nin askeri müdahalesinin Irakla sınırlı kalmayacağına inanıyorsunuz? - Evet, Irak ABD’nin dünya üzerindeki egemenliğine ve emeline ulaşmak için Irak ancak bir başlangıç noktasıdır. Irak’tan sonra ABD’nin askeri müdahalelerinin devam etmeyeceğini kimse garantileyemez. ABD’nin birinci hedefi dünya hakimiyet - ABD’nin Irak’a askeri müdahalesininin başlıca nedeninin, Ortadoğu’da İsrail’in güvenlik ve çıkarlarını sağlamak ve Körfez ülkelerindeki petrolü kontrolü altına almak olduğu görüşünü savunanlar var. Siz bu görüşe katılıyor musunuz? - Evet, bunlar Bush yönetiminin operasyonları düzenlemek için birinci değil, ikinci sıradaki nedenleridir. vvvvv Birinci neden ABD’nin mutlak hakimiyetini dostu düşmanı bütün dünyaya kabul ettirme isteğidir. Birinci neden ABD’nin mutlak hakimiyetini dostu düşmanı bütün dünyaya kabul ettirme isteğidir. - ABD’yi savaştan vazgeçirmenin mümkün olduğunu düşünüyormusunuz? Cevabınız “evet” ise bu nedir? - ABD’yi bu müdahaleden vazgeçirecek olan Uluslararası hukukun tatbikidir. ABD’nin bu müdahalesi açıkça Uluslararası hukuka aykırıdır. Ancak, bunu tatbik etmek istemeyen ve kendi çıkarına göre maddeleri yorumlayan güce karşı koyacak bir gücün de bu yönde irade kullanması gerekir. ABD barışçı yolu denemeli - ABD’nin Irak’a uyguladığı ekonomik ambargoya da karşı olduğunuz anlaşılıyor. Doğru mu? - Evet, Irak üzerine uygulanan ekonomik ambargo çok kötü bir yaptırım. ABD’nin bunda sorumluluğu olduğu gibi BM’lerin ve daha bir çok ülkenin de sorumluluğu vardır. Ambargo nedeniyle Iraklı yoksul halk çok ıstırap çekiyor. Çocuklar açlıktan ve hastalıktan kırılıyor. Bütün bunlar dünya için demokrasi isteyen ülkelerin gözleri önünde oluyor. Bu çelişkiden kurtulunması için ambargo kaldırılmalıdır. Bence Irak halkına normal hayata dönmeleri için kaçınılmaz olan kendi yönetimlerini özgürce seçebilecekleri bir ortamın sağlanması, başlıca da ambargonun kaldırılmasıyla, Irak sorunu çözülebilir. Bölge huzura ve istikrara kavuşur. ABD de eğer Irak’ta, bölgede ve bütün dünyada barışın ve huzurun sağlanmasını veya sürmesini istiyorsa bu barışçı yolu denemesi kaçınılmazdır. MİLLİ GAZETE 03.02.2003
AKRA