Guardian gazetesi "İspat yükümlülüğü" başlıklı yorum yazısında Irak'a karşı başlatılacak bir savaş için elde geçerli kanıt bulunmadığını yazdı.
Savaş yandaşlarının her türlü yolu deneyeceklerini belirten ünlü İngiliz gazetesi Guardian, "Eldeki bilgiler doğrultusunda, sağduyuyla alınacak bir kararın haklı gerekçelere dayanması gerekiyor. Powell'ın sözleri savaşa girişmek için haklı bir temel oluşturuyor mu?"
Amerika Birleşik Devletleri'nin, Irak'ın aktif bir nükleer programa sahip olduğu yolundaki suçlamalarında hata yaptığını hemen hemen kabul ettiğini yazan Guardian, "Irak'ın Birleşmiş Milletler'le tam işbirliği içinde olduğunun söylenebilmesi için daha gidilecek çok yol var" dedi ve yazısını şöyle noktaladı: "Teknik olarak bu işbirliği eksikliği, Birleşmiş Milletler'in 1441 numaralı kararının ihlali anlamına gelebilir. Ancak savaşlar teknik ayrıntılar üzerine kurulamaz. Irak, bu hafta Bağdat'a gidecek olan Hans Blix'i kendisine yöneltilen mesajları aldığına ikna etmeli. Buna karşılık, Irak'ın oluşturduğu tehdit konusunda elinde kanıt bulunmayan Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere ise endişelenmeyi gerektirecek konular olsa da şu anda savaşı haklı gösterecek hiçbir mantıklı ya da yasal zemin olmadığını kabul etmek zorunda."
“Chirac ve Blair anlaşmama konusunda anlaştı”
Irak krizi, kıta Avrupası'ndaki gazetelere ağırlıklı olarak Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve İngiltere Başbakanı Tony Blair arasında yapılan zirve toplantısıyla yansıdı.
Fransız Nouvel Observateur, iki liderin aralarındaki görüş ayrılıklarını gizlemediklerini ve "anlaşmama konusunda anlaştıklarını" yazdı. "Tony Blair, Jacques Chirac'ın görüşlerini değiştirebileceğini düşünüyordu; bunu başaramadı" diyen gazete, "Aslında Chirac, ne kadar sürerse sürsün Irak'ın silah denetçilerinin çalışmalarıyla, barışçı yollardan silahsızlandırılması gerektiği düşüncesine şimdi her zamankinden daha sıkı bağlı" yorumunu yaptı.
Alman gazetesi Der Tagesspiegel, Fransa'nın İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'yle bu kez görüş birliği sağlayamadığını ancak birgün bunun gerçekleşmesi olasılığının Almanya'yı endişelendirdiğini savundu. Gazete, bu endişenin gerekçesini "Eğer Irak konusunda ortak bir zeminde buluşurlarsa bu, Almanya'nın Irak krizindeki dışlanmışlığını açıkça ortaya koyacak" diye yazdı. Tony Blair'in kendisini güç bir konumda bulduğunu belirten Der Tagesspiegel, İngiltere Başbakanı'nın siyasi geleceğini ortaya koyduğunu belirtti ve şu uyarıyı yaptı: "Rusya'nın, Çin'in ve Fransa'nın desteği Bush'dan daha çok Blair için önemli. Çünkü aksi takdirde hükümeti dağılabilir." İsviçre'de yayımlanan Tribune de Geneve, ülkenin yeni Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey'in Irak konusunda yaptığı bir açıklamanın yankılarını yansıttı. Gazeteye göre, Dışişleri Bakanı'nın Irak savaşının ortaya çıkaracağı insani sorunları tartışmak üzere uluslararası bir konferans düzenlenmesi çağrısı Bakanlar Kurulu üyeleri arasında öfkeye yol açtı çünkü hiçkimsenin bu açıklamadan haberi yoktu.
Tribune de Geneve, Micheline Calmy Rey'in, başarı şansı çok yüksek olmayan önerisi konusunda hükümetin endişeli olduğunu çünkü böylesi bir başarısızlığın İsviçre diplomasisi için ciddi bir darbe olacağını aktardı. Bir diğer İsviçre gazetesi Le Temps, bu önerinin politikacılar arasında şüphe ve hatta sert bir muhalefetle karşılandığını belirtti. Gazete, önerinin Birleşmiş Milletler'in insani yardım örgütleri arasında da şaşkınlık yarattığını belirtti.
Le Temps'a göre insani yardım örgütleri böyle bir konferansın ardından diplomasinin tamamen devre dışı kalacağını ve savaşın kaçınılmaz olduğu görüşünün yayılacağını düşünüyor. Ancak gazete, öneriyi kendi içinde kayda değer bir çaba olarak yorumladı ve Cenevre Anlaşmaları'nın garantörü olan İsviçre'nin, uluslararası insani yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtti.
MİLLİ GAZETE - 06.02.2003