İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Savaş fakirliği artıracak

Ekonomi
|

2001 krizi ile tarihinin en büyük krizini yaşayan Türkiye, belini doğrultmadan, bulaştığı savaş nedeniyle yeni bir yoksullaşma sürecininde kapısını araladı.

Irak’a ABD müttefiki olarak girmeye hazırlanan Türkiye’yi ekonomik alanda birçok tehlike bekliyor. Körfez Savaşı’nda uğradığı zararlardan dolayı 2001’de yüzde 9.6 oranında tarihi bir küçülme yaşandıktan sonra 2002’de ihracatın itmesiyle yüzde 6 büyüyen Türkiye’nin 2003’de yeniden bir küçülme yaşayacağı belirtiliyor. Tarımda yoksullaşan köylünün üretimi düşürmesi ile özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretimin azalacağı belirtilirken, bu azalmaya pararel olarak göçlerin yaşanacağı ve üretimin daha çok etkileneceği, hayvancılığın gerileyeceği ifade ediliyor. Enflasyon tırmanış yolunda Ocak ayında yüzde 6’ya yakın bir artış gösteren toptan fiyatların, sonraki aylarda da artış eğiliminde olacağı ve yüzde 20’lik enflasyon hedefinin gerçekleşmeyeceği vurgulanıyor. Ekonomistler, Körfez Krizi’nde yüzde 55 enflasyon yaşayan Türkiye’nin tekrar yükselmiş bir enflasyonla karşılaşacağı uyarısında bulunuyorlar. Özellikle petrol fiyatlarının yükselmesi ve varilinin şimdiden 36 dolara çıkmasının, kendi başına önemli bir enflasyon kaynağı olacağını işaret ediyorlar. Bunların yanısıra, dövize yönelişle beraber kurların artmasının, ithalatı, dolayısıyla üretim maliyetlerini artırarak fiyatları tetikleyeceği dile getiriliyor. Kemer sıkma politikasına geri dönüş Savaş atmosferi dolayısıyla hükümetin borçlanma ihtiyacının artacağı ve borçlarında yükseltilmiş faizlerle yapılabileceği kaydediliyor. Dış borçlanma Türkiye’nin artan riski nedeniyle zorlaşırken içeriden borçlanmanın vadeleri kısalıp faizleri artacak. Bu da faiz yükünü kabartacak. Ekonomideki küçülme sonucunda vergi gelirlerinin düşeceği ve borçlanma ihtiyacının daha da artacağı uzmanlar tarafından vurgulanırken, kemer sıkma politikasının uygulanacağı belirtiliyor. Buna göre bütçeden faize ayrılan meblağın yükselmesi nedeniyle memur indirimine gidileceği, maaş, yatırım ve sosyal harcamaların daha da kısılacağı ifade ediliyor. Böylece devlet bu yıl da sosyal devlet olamayacak, onun yerine savaş harcamalarına kaynak ayırmaya zorlanacak. Savaş iklimi nedeniyle iç tüketim yine gerileyecek. Bu durum iç pazara dayanan üretimi ve ticareti yaralarken iflasları hızlandıracak. Bankalar tüketici kredisi vermek yerine devleti fonlarken artan reel faizler nedeniyle yatırım iklimi de kurayacak, dış yatırımcının gelişi ertelenecek. Turizmde önemli bir gerileme yaşanacak. Yükselen faizler nedeniyle üretim ve yatırım durunca işsizler bu yılı da beklemeyle geçirecek, bazı sektörlerde yeni indirimler yaşanacak. Bu da haneye giren geliri azaltacak ve işsizlikle elele yeni bir yoksullaşma süreci yaşanacak. Devletin kaynak bulma için dolaylı vergilere yüklenmesi, temel mal ve hizmetlere zam üstüne zam yapması, yeni dolaylı vergiler getirmesi de yoksullaşmayı artıracak. NE OLACAK? * IMF’ye verilen milli gelirin yüzde 6.5 büyüklüğünde fazla oluşturmak çok zorlaşacak. * Körfez Krizi’nde yüzde 55 enflasyon yaşayan Türkiye, tekrar yükselmiş bir enflasyonla karşılaşacak. * Dövize yönelişle beraber kurların artması, ithalatı, dolayısıyla üretim maliyetlerini artırarak fiyatları tetikleyecek. * Bütçeden faize ayrılan meblağın yükselmesi nedeniyle memur indirimine gidilecek, maaş, yatırım ve sosyal harcamalar daha da kısılacak. * Üretim ve yatırım durunca işsizler bu yılı da beklemeyle geçirecek, bazı sektörlerde yeni indirimler yaşanacak. * Devletin kaynak bulma için dolaylı vergilere yüklenmesi, temel mal ve hizmetlere zam üstüne zam yapması, yeni dolaylı vergiler getirmesi de yoksullaşmayı artıracak. * Dış borçlanma Türkiye’nin artan riski nedeniyle zorlaşırken içeriden borçlanmanın vadeleri kısalıp faizleri artacak. Bu da faiz yükünü kabartacak. MİLLİ GAZETE - 09.02.2003
AKRA