Acaba ABD'nin uluslararası konumu yerinden oynamaya mı başladı? Veya başka bir deyişle, Washington uluslararası alanda kendi iradesini dayatma gücünü kaybetmeye mi başladı? Bu önemli soru Batı basınında dallanıp budaklanan bir tartışma konusu haline geldi. Amerika'nın hâlâ, askeri ve ekonomik açıdan çağımızın süper gücü olduğu tartışma götürmez. Fakat, süper gücü sarmaya başlayan yorgunluk haline işaret eden göstergeler de var.
Bunlardan en belirgini Irak'ta. Amerikalıların gün geçtikçe kızışan savaş karşısında rahatsızlık duymasına alıştık. Fakat, Amerikan medyasının da aktardığı gibi asıl dikkat çekici konu şu: ABD'nin savaşın başlamasının üzerinden dört yıldan uzun zaman geçmesine rağmen hâlâ askeri başarı elde edememesi, halkın Amerikan askeri gücünün gerçekten çok bir efsane olduğunu düşünmeye başlamasına yol açtı. Afganistan'daki durum da Irak'a benziyor. Son birkaç ay, ABD'nin buradaki savaşı da kaybetmeye başladığını gösteriyor.
Latin Amerika'da, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez liderliğinde ABD emperyalizmine karşı bir direniş yükseliyor. Avro, uluslararası ticaretin temel para birimi olarak birkaç yıldır değerini yitiren Amerikan Doları'nın yerini alıyor. Yıllar geçtikçe bu göstergelerin olumsuz etkileri katlanacak. Bu durum ABD'yi bitkinliğin vurduğu bir süper güce dönüştürüp geri sayıma sürükleyecek. Dolayısıyla, gelecek 20 yıl içinde tek kutuplu bir dünya yerine çok kutuplu bir dünya görebiliriz.
MİLLİ GAZETE -16 TEMMUZ 2007 PAZARTESİ (AHMED AMRABİ / ELVATAN)






