Ülkelerin silah ticaretine farklı adlar altında verdikleri izin karşılığı aldıkları parasal yardımlar, dünyanın silahsızlanması hayalinin altına da dinamit koyuyor.
Ülkeler arası ticari alışveriş modellerinin getirdiği karşılıklı talep ve parasal yardımlara, ''rüşvete'' konu olmaması için farklı adlar veriliyor.
Körfez Savaşı sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin ABD'li silah şirketleriyle yaptığı pazarlığı anımsatan The New York Times gazetesi günümüzde rüşvetin 'telafi bedeli' gibi uygulamalarla daha da yasallaştığına dikkat çekiyor. Körfez Savaşı'dan sonra yerel ekonomiyi güçlendirme kararı alan Birleşik Arap Emirlikleri(BAE), ABD'nin Boeing, Northrop Grumman ve Lockheed Martin gibi askeri müteahhitlik firmalarına yönelmişti. Ancak, BAE'nin bu alışveriş karşılığı firmalardan ''vatandaşları için istihdam yaratılması'' nı talep etmesi, istenenin ''rüşvet olup olmayacağı'' yönünde bir tartışmaya örnek olacak nitelikte.
ABD'li firmaların BAE'den gelen talep üzerine bu ülkede kurduğu sağlık teşhis merkezi, binlerce insana istihdam yaratan tersaneyi, rüşvet olarak değerlendirmek mümkün. Ancak yasadışı olan rüşvetin, ''telafi bedeli (offset)'' adı altında yasallaştığı belirtiliyor.
1977'de uygulanmaya başlayan ve rüşveti yasadışı olarak tanımlayan ''Dış Ticarette Etik Yasası'' , ticaret izni karşılığı yabancı devlet memurlarına ödemeleri yasaklıyor. Ancak ''offset'' denilen parasal yardımlar yasal ve şirketler bunun ''uluslararası silah ticareti için gerekli'' olduğunu savunuyorlar.
Washington merkezli serbest bir araştırma grubu olan Ekonomik Politika Enstitüsü ekonomisti Robert E. Scott ise telafi bedeli altında ödenen paraların ''resmi yetkililere verilen rüşvete eşdeğer'' olduğunu söylüyor. Uygulamayı ''trajedi, dibe doğru bir yarış'' olarak tanımlayan Scott, ''Bu tarz adil olmayan rekabete dayalı 'oyunları' engellemenin yolu, uygulamayı yasaklamaktır.'' yorumunu yapıyor. Bu uygulamanın hızla büyüdüğü belirtilirken, söz konusu ''gösterişli'' yardım paketlerinin, Avrupalı ve Amerikan üreticilerin anlaşmaları kabul ettirmelerinde anahtar rol oynadığı kaydediliyor. Northrop Grumman şirketinin CEO'su Kent Kresa , olumsuz bakmadığını söylediği uygulamanın, denizaşırı ülkelerde iş yapabilmek için gerekli olduğunu ifade ediyor. ABD Başkanı George W. Bush 'un Savunma Bakanlığı Pentagon için 380 milyar dolarlık bir bütçe önerdiği düşünüldüğünde, ticaret yapan firmaların bu yardım taleplerini karşılamakta zorlanmayacağı öngörülüyor.
Fare-peynir benzetmesi
Savunma sanayiinin bu yanının çok az bilinmesinin, firmaların konuyla ilgili açıklama yapmayı reddetmesinden kaynaklandığı dile getiriliyor. Çıkarlar üzerinde büyüyen bu uygulama, ''danışıklı dövüşün'' kirli yüzünün saklı kalmasıyla sonuçlanıyor. ABD Ticaret ve Sanayi Konseyi'nin Başkanı Kevin L. Kearns , ''Sistem tamamen çılgın... Eğer biz dünyanın en iyi silah teçhizatına sahipsek, diğer ülkeler de bunları serbestçe almalı'' de§rken ekliyor: ''Burada, fareler peynirden sorumlu''.
CUMHURİYET - 17.02.2003