Kamu bankaları arasında en şaibelilerden birisi olan, geçmişte genel müdürünün rüşvetten dolayı vurulduğu, bir diğerinin yolsuzluk suçlamalarından ancak Meclis’e kapağı atarak kurtulabildiği Emlakbank’ın sadece inşaat işlerinde devlete verdiği zarar katrilyonları buluyor.
BYDK’nın, önceki yılın Temmuz ayında faaliyetlerine son verilen banka ile ilgili hazırladığı raporda, konut işinde dönen muazzam oyunlar ve yol açılan zararlar gözler önüne serildi. Bankanın sadece yargıya intikal eden ve büyük bir çoğunluğu ağır cezada görülen yolsuzluk dosyalarıyla devlete açtığı zarar 1.5 katrilyon civarında!
SON ON YILDA BATIRILDI
Raporun bankanın faaliyetleri arasında yer alan inşaatla ilgili bölümünde, yapılan yanlışlık ve usulsüzlüklerle ilgili olarak, “Emlak Bankası son 10 yıl içerisinde birtakım usulsüz uygulamalar, (ihalesiz, yeterli rekabet ortamları oluşturulmadan yüksek fiyatlarla ihale yapma ve benzeri sebeplerle) içerisine girerek oldukça pahalı yatırımlar üretmiş, maliyet+kâr esası gibi hiçbir şekilde kurum yararına olmayan uygulamaları da sürdürmüştür. Bu uygulamalar sonucu banka zararının yüksek boyutlara ulaştığı yapılan incelemelerden anlaşılmaktadır” denildi.
NELER YAPMIŞLAR, NELER?
Avan proje ve keşif hazırlanması gerekirken imar planı dahi olmayan arazilere ihale yapıldı, uygun bedel tespit edilmeden ihaleye çıkıldı, ihale komisyonları sağlıklı bir şekilde götürü bedeli belirlemedi, çok miktardan konut ve işyeri satış durumu incelenmeden, müşteri profili çıkartılmadan tek ihale ile satış yapıldı, etaplar halinde devam eden projelerde önceki etabın kâr ve zarar durumuna bakılmaksızın yeni etaplara başlandı, satılacak konut sayısı belli olmadığı halde çok sayıda konut ihalesi yapıldığı için inşaatlar tamamlanmadı, satışlar yıllarca sürdü, rekabet oluşturmak yerine belli sayıda firmalara ihaleler verildi, banka ile davalı olan firmalar ihalelere davet edildi, işi süresinde bitirmediği gibi kalitesiz iş yapan firmalar ihalelere sürekli alındı, yatırım programında ve bütçede olmamasına rağmen yeni konutlar için ihaleler açıldı, kanunen yasak olmasına rağmen ihale verilen müteahhitler aynı zamanda o projenin yapılacağı arsanın sahibi olmasına itiraz edilmedi, plansız üretim sonucu elde konut kalınca pahalı reklam kampanyaları ve düşük faizli kredilerle zararına konutlar eritilmeye çalışıldı, daha proje safhasındayken zarar edeceği hesaplanan projelere girişildi.”
7 DOSYADAN 478 TRİLYON ZARAR
Raporda, sadece yargıya intikal eden ihtilaflı 17 ayrı yolsuzluk ve usulsüzlük dosyasına ilişkin hazırlanan çizelgede yer alan dosyalardan 1999 yılı rakamlarıyla ortaya çıkartılan 7 tanesinin toplam tutarı 161 trilyon 396 milyar 72 milyon 126 bin 169 olarak belirlendi. Müfettişlerin devreye girdiği 1999 yılındaki ortalama dolar kurunun 540 bin lira olduğu dikkate alındığında ise bu zarar 298 milyon 881 bin 615 dolar (7 Şubat 2003 tarihi itibarıyla 478 trilyon 210 milyar 584 milyon 77 bin 537 TL) olarak gerçekleşti.
BİR BATINDA 628.2 TRİLYON CEBE!
Bankanın sözkonusu mahkemelik batak listesinde 1996 yılı rakamlarıyla yer alan bir dosyada ise devletin bugünkü rayiçle uğradığı zarar da 628.2 trilyon lira olarak gerçekleşti. Buna göre, İzmir Mavişehir’de yapılan 807 konutta banka yükümlülüğü olmamasına rağmen, gecekondu sahiplerinin iskânı için arsa satın aldı. Bu usulsüz alım sebebiyle bankanın uğradığı zarar 41 trilyon 100 milyar lira olarak gerçekleşti. Zararın gerçekleştiği 1996 yılında bir doların ortalama kurunun 107 bin lira olduğu dikkate alınınca, bankanın uğradığı zarar 383 milyon 177 bin 570 dolar olarak gerçekleşti. Raporun yazıldığı 2002 tarihindeki döviz kuruyla ise Emlakbank’ın sadece Mavişehir’deki zararı 628 trilyon 28 milyar 37 milyon lira oldu.
BİR BÜYÜK VURGUN DA DYP-SHP KOALİSYONU DÖNEMİNDE
Emlakbank hesaplarındaki en büyük vurgunlardan biri de iktidarda DYP-SHP koalisyonunun olduğu Süleyman Demirel’in Başbakanlığı döneminde yaşandı. Doların ortalama kurunun 6 bin lira olduğu 1992 yılında ilgili Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan bir raporda, Bizimkent Beylikdüzü Projesi’ndeki konutlar bitirilmeden 2. Etap’a başlanılmaması, aksi takdirde bankanın zararının günün rayiçi ile 1.5 trilyon lira olacağı vurgulanmasına rağmen, daha sonra DYP milletvekili olan Banka Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Ayaydın ve ekibi, bu uyarıyı dikkate almayarak yeni inşaatlara başladı. Beklenen satışlar gerçekleşmediği için de kaynak bulunamadığından, banka pahalı finansman yöntemleriyle inşaatları sürdürmeye çalıştı. Sonuçta banka bu yanlış işlemden dolayı 250 milyon dolar zarar etti. Raporun yazım tarihinde, sözkonusu vurgun TL cinsinden ise 400 trilyon lira olarak gerçekleşti. Raporda, Ayaydın’ın raporun yazım tarihinde milletvekili olduğu, diğerinin vefat ettiği, geri kalan üyeler için ise Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davasının ise 71,5 trilyon liranın ilgililerden tahsiline karar verilerek sonuçlandığı, bankanın itirazı üzerine dosyanın Yargıtay’da olduğu belirtildi.
ŞÖHRETLİ VURGUNCULAR GEÇİDİ
BYDK raporunda sözkonusu katrilyonluk vurgunlara banka yöneticileri ile birlikte adı karışan firmaların bazıları da açıklandı. Buna göre banka ile mahkemelik olan firmalar arasında Süzer Holding, Demir Turizm, Mesa, Bilkent Plaza, SS Yeni Uyum Yapı Kooperatifi; Yafes Öztürk, gibi firma, şahıs ve kooperatifler yer aldı.
VAKİT
18.02.2003