İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Bush'un demokrasi yalanı

Güncel
|

Amerikan yönetimi, Bağdat'taki 'rejim değişikliği' ile Irak petrolüne yeniden el atabilecek

**Irak, çok ucuza üretilebilen, verimli, yüksek kalite petrolü ile iştah kabartıyor. 112 milyar varille elindeki petrol rezervleri, Irak'ı Suudi Arabistan'ın ardından ikinci petrol zengini ülke yapıyor. **ABD, 1970'lerden bu yana petrol kaynaklarını çeşitlendirmek için büyük çaba içinde. Yine de Ortadoğu'nun özellikle Körfez'in hem ABD hem de diğer petrol ithal eden ülkeler için çok önemli olduğu gerçeği değişmiyor. **ABD denetimindeki bir Irak'ın, petrol sektöründe kurulacak yeni bir düzenin temel taşı olması olası. Irak savaşı, Ortadoğu'daki güç dengelerinin yeniden düzenlenmesinin habercisi olabilir. AZE MARŞAN Washington yönetiminin Irak politikası sadece, en yüzeysel anlamıyla Saddam Hüseyin' e yönelik. Terorizm, kitle imha silahları ve insan hakları ihlalleri hakkında kopartılan yaygaraya karşın petrol hakkında çok az şey söyleniyor. Amerikan yönetimi, Saddam Hüseyin sonrası Irak'la ilgili planları konusunda son derece ketum davranıyor ve ülkenin petrol kaynaklarıyla hiçbir şekilde ilgilenmediklerini tekrar tekrar söylüyor... Basına yansıyan haberler ise, Saddam Hüseyin'i devirme operasyonundan sonra Amerikalı yetkililerin uzun dönemli bir Irak işgali planladıklarına işaret ediyor. ABD denetimindeki bir Irak'ın, petrol sektöründe kurulacak yeni bir düzenin temel taşı olması olası. Irak savaşı, Ortadoğu'daki güç dengelerinin yeniden düzenlenmesinin habercisi olabilir. S onsuza dek petrol Başkan George Bush yönetiminin petrol ve doğalgaz endüstrisi ile bağları örümcek ağı gibi her tarafa yayılmış durumda. Dick Cheney , başkan yardımcılığı koltuğuna oturduktan sonra hükümetin enerji politikasını, kimliklerini kamudan saklamak uğruna büyük zahmetlere girdiği üst düzey petrol şirketleri yetkililerinin rehberliğinde oluşturdu. Amerikan başkanı ve yardımcısı iktidara geçtikten sonra, hükümeti kendi geldikleri petrol dünyasının temsilcileriyle doldurdu. Bush yönetiminin Silahlı Kuvvetler Bakanı Thomas White , Pentagon'daki görevinden önce Enron şirketinde başkan yardımcısıydı ve 50 ila 100 milyon dolar hisseye sahipti. Ticaret Bakanı Don Evans , petrol arama şirketi Tom Brown Inc.'in eski başkanıydı. Bush yönetiminin enerji politikası, giderek artan petrol tüketimi (tercihen ucuz petrol) üzerine kurulu. Amerikan petrol tüketiminin önümüzdeki 20 yıl içinde üçte bir oranında artması bekleniyor. Yine de, Cheney'in başkanlığındaki Ulusal Enerji Politikası Geliştirme Grubu'nun, Mayıs 2001'de açıkladığı bir rapora göre, ABD'nin yabancı petrole bağımlılığı, 1985'te üçte bir oranında iken 2020 yılına kadar üçte ikiye yükselmiş olacak. I rak, ikinci zengin ülke ABD, 1970'lerden bu yana petrol kaynaklarını çeşitlendirmek için büyük çaba harcıyor. Yine de Ortadoğu'nun özellikle de Körfez bölgesinin, hem ABD hem de diğer petrol ithal eden ülkeler için en önemli petrol bölgesi olduğu gerçeği değişmiyor. Suudi Arabistan, kuşkusuz petrol dünyasının en önemli oyuncusu. 262 milyar varille dünyadaki bilinen toplam petrol rezervlerinin dörtte birine sahip ve dünyanın birinci petrol üreticisi ülkesi. Irak ise, çok ucuza üretilebilen, verimli, yüksek kalite petrolü ile bu oyunun büyük ödülü konumunda. 112 milyar varille elindeki petrol rezervleri, Irak'ı Suudi Arabistan'ın ardından ikinci petrol zengini ülke yapıyor. Irak'ın ''olası ve tahmini'' rezervleriyle şu anki miktarın 220 milyar varile kadar çıkartılabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca, siyasi istikrarsızlık, savaş ve yaptırımlar Irak topraklarının önemli bir bölümünde kapsamlı araştırma yapılmasını engellediği için, ülkenin batısındaki çöllerde bir 100 milyar varil daha yatıyor olma ihtimali de var. Kısaca, Irak petrol zenginliği ile Suudi Arabistan'ın tek rakibi olabilir. G ünde 8-10 milyon varil Şu an için bu tabii ki sadece bir olasılık. Irak petrol endüstrisi, 1980-88 İran-Irak savaşı, 1991 Körfez Savaşı ve savaş sonrası yaptırımlar nedeniyle ciddi yara aldı. Ancak bir kez tesisler yeniden tam olarak çalışır duruma getirildiğinde (Cheney'in eski şirketi Halliburton'un da aralarında olduğu petrol endüstrisi için kârlı bir iş) ve yeni yataklar işletilmeye başlandığında musluklar sonuna kadar açılabilir. Yeniden yapılanmanın gerektireceği ağır masraflarını karşılamak için Irak, yaptırımların kaldırılmasının ardından doğal olarak petrol üretimini arttırma yoluna gidecektir. Bazı gözlemciler, Irak'ın 10 yıl içinde günde 8-10 milyon varil, hatta daha da ileride günde 12 milyon varil petrol üretebilecek duruma gelebileceğini belirtiyor. Bu durumun dünya piyasaları üzerindeki etkisi doğal olarak büyük olacak. 11 Eylül saldırılarının ardından ABD- Suudi Arabistan ilişkilerinin gerildiğini göz önüne alırsak, Suudi Arabistan'a petrol konusunda rakip olabilecek bir ülke, Washington tarafından memnunlukla karşılanacaktır. Washington, dünya petrol piyasalarında olağanüstü güç sahibi olacak. K artlar yeniden karışacak Bağdat'taki bir ''rejim değişikliği'' kartları yeniden karıştıracak ve Amerikan (ve İngiliz) şirketlerinin 30 yıldan sonra ilk kez Irak petrolüne doğrudan el atmalarını sağlayacak, bu da yüz milyarlarca dolar kâr anlamına geliyor. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld , Irak operasyonuyla ilgili olarak 2002 Aralık ayı ortalarında TV'de verdiği demeçte, ''Saçmalık. Petrolle kesinlikle hiçbir ilgisi yok'' demişti. Ancak 15 Aralık'ta aynı programa konuşan petrol sektörü yetkilileri, farklı bir portre çizdi. Boston Danışmanlık Şirketi'nin küresel petrol ve doğalgaz operasyonları başkanı Phillip Ellis , petrolün denklemin bir parçası olup olmadığı sorusuna ''Tabii ki öyle. Kuşkusuz'' yanıtını verdi. CUMHURİYET - 18.02.2003
AKRA