Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’a saldırmak için yanında görmek istediği Türkiye’yi ikna etmek için tehdite varan açıklamalarda bulunması tepki topluyor. Conilerin Türkiye topraklarından geçerek Irak’a savaş açmaları için talep edilen tezkerenin Meclis’den geçmemesi için kamuoyu baskıları devam ederken emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi önemli uyarıda bulundu.
Parlamenterlerin, milletten aldıkları destekle Meclis çatısı altında ABD’nin taleplerine “hayır” demesi gerektiğini belirten Tanrıverdi, “Kısa bir süre sonra, TBMM’de, topraklarımızdan ABD’nin yararlanmasına izin veren teskere görüşülüp karara bağlanacak. Milletvekillerimiz büyük bir sınavdan geçecekler. Kanaatlerini belirlerken, kimin ve neyin etkisi altında kaldıklarını da açıklamış olacaklardır” dedi.
HAK VE HAKİKATE GÖRE KARAR VERİLMELİ
“Şu anda sorumluluk yüklenenler; ikna edilmiş olabilirler, yönlendirilmiş olabilirler, ülke menfaatleri açısından tehdit edilmiş olabilirler” diyen Tanrıverdi, “Gizli-açık anlaşmalar önlerine sürülerek, ekonomik sorunların altı çizilerek, geçmiş yönetimlerin milletten saklanan taahhütleri karşılarına çıkarılarak, kafaları karıştırılmış, zihinleri bulandırılmış olabilir. İşte kuvvetler ayrılığı bugün için var.
Savaş kararı bunun için TBMM’ye bırakılıyor. TBMM’ye düşen; Hak ve hakikat doğrultusunda, vicdanları rahatlatan, Milletin isteğini yansıtan istikamette karar vermeleridir” şeklinde konuştu.
DÜŞMANI BİZ BELİRLEMEDİK
Her şeyden önce TBMM’nin, Amerika Başkanı’nın istediği tarzda ve tarihte karar çıkaran, ABD’nin bir eyalet Meclisi olmadığını hatırlatan emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, uyarılarını şöyle sürdürdü:
“Bize danışılmamış, düşmanı tarafımızdan seçilmemiş, hedefi tarafımızdan tespit edilmemiş, yeri ve zamanı tarafımızdan belirlenmemiş, milli çıkarlarımıza ters, manevî hayatımızı altüst edecek bir savaşa sürüklenmemize vize vermemelidir.
TBMM, iradesi ile, ABD’nin Irak’ı istila ve işgalini önleyebileceğinin bilincinde olmalıdır. Dünya’da bu imkâna sahip tek belirleyici güç olarak kendisinin kaldığını göz önünde bulundurmalıdır.”
ABD TÜRKİYESİZ YAPAMAZ, YAPSA BİLE YÜKLÜ FATURA ÖDER
Türkiye’nin “hayır” demesi durumunda Amerika’nın askeri operasyon yapmasının güç olduğunu belirten emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, askeri hareketin, önemli üç kritik fiziki hedefi olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Birisi Kuzey Petrol bölgesi (Musul-Süleymaniye-Kerkük), ikincisi Güney Petrol Bölgesi (Basra Petrol Bölgesi) ve Basra Limanı, üçüncüsü de hükümet merkezi olan BAĞDAT’tır.
Haritaya bakılırsa, ilk iki hedefin 36. paralelin kuzeyindeki (Kürtlerin kontrolündeki) bölgede yığınaklanacak ABD Kuvvetleri ile ele geçirilmesi; üçüncü hedefin de Kuveyt’te yığınaklanacak birliklerle ele geçirilmesi, zaman ve imkânlar açısından daha kolay görülüyor.
ABD’nin, Musul-Süleymaniye-Kerkük’e yönelik harekâtta Türkmenler’den yardım alması; Bağdat’a yönelik harekâtta da Peşmergeler’den yardım alması mümkündür. Yani iki önemli hedef Kuzey Irak’ta yığınaklanacak kuvvetler ile ele geçirilebilir.
AMERİKALILAR BİZ OLMADAN KARA SAVAŞI YAPAMAZLAR
Türkiye’nin desteği ve katılımı olmazsa; ABD’nin Kuzey Irak’ta yığınaklanması, bu bölgedeki hedeflerin havadan vurulması ve kara birliklerinin yakın hava desteğinin sağlanması, İran-Suriye ve Türkiye’nin sınırlarına yığınaklandıracakları kuvvetlerine karşı yan ve gerisinin emniyete alınması, Kuzey Irak’taki ABD ve Muhalif Kuvvetlerin lojistik desteğinin yapılması çok zordur. İmkânsız gibidir.
Onun için Türkiye destek vermez ve topraklarını kullandırtmazsa, ABD askeri kara harekâtı yapamaz, yapsa da Kuveyt cephesinden ve sınırlı kalır.
Türkiye destek verdiği takdirde, hava harekâtından sonra, kısa sürede petrol bölgelerini ele geçirebileceğini, ancak büyük şehirleri kuşatarak, havadan ve karadan bombalayarak teslim olacak hale gelmelerini bekliyeceğini; bu arada Bağdat hükümeti yerine muhalif hükümeti kurup dünyanın tanımasını sağlayacağı düşünüyorum.
Barışı korumak ve ABD’nin saldırısını önlemek için bizim de savaşı; ABD ile savaşı, göze alabileceğimizi hissettirmemiz gerekir.”
Tehditlere aldırmayın
Hükümetin ABD’nin istediği ikinci tezkereyi Meclis gündemine göndermemesi üzerine söz konusu ülkenin yetkililerinin destek almak için blöf yapmaya başladığını hatta işi tehdit boyutuna götürenlerin bile olduğunu kaydeden Tanrıverdi vekillerin bu tür açıklamalardan etkilenmemeleri gerektiğini söyledi.
Emekli asker Tanrıverdi, ülkemizin toprak bütünlüğünün, üniter yapısının, millî birlik ve beraberliğinin, bağımsızlık ve millî egemenliğinin, milli ve manevi değerlerinin, istikrarın, güvenlik ve devletin bekâsının muhafazası için ABD isteklerine hayır denilmelidir. Komşu ve kardeş Irak halkının maruz kalacağı katliama ortak olmamak için, Ortadoğu’nun kana bulanmaması için, ABD ve İsrail planlarının tahakkukuna imkan vermemek için, ABD isteklerine hayır denilmelidir. İslâm ülkelerinden hayır diyenlere güç vermek, tarafsızlığını muhafaza edenleri hayır demeye sevketmek, kararsız olanları ve destek verenleri tarafsız hale getirmek için; Avrupa ve Asya’daki menfaati zarar görecek ülkelerin açık ve gizli desteğini sağlamak için, ABD isteklerine hayır denilmelidir. Bölge meselelerinde sözümüzün dinlenmesi, İslâm ülkeleri arasında yeni bir güç birliği ortamının oluşturulması ve global politikaların belirlenmesinde bir güç merkezi oluşturma imkanlarına yönelebilmek için, ABD isteklerine hayır denilmelidir. Eğer bizim hayır dememize rağmen, ABD askeri harekâttan vazgeçmezse, bu kararından dolayı en ağır faturayı kendisinin ödemesi için, ABD isteklerine hayır denilmelidir.”
VAKİT
21.02.2003