İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Kuşatma altındayız

Güncel
|

AB Komisyonu’nun günlük olağan basın toplantısında Kıbrıs konusuna ilişkin kapsamlı açıklamalar yapılırken, soruna çözüm bulunmadığı takdirde Rum kesiminin bugünkü yapısıyla, ‘’Kıbrıs Cumhuriyeti’’ olarak AB’ye tam üye olacağı, bu durumda Türkiye’nin AB toprağını ‘’işgal etmiş’’ sayılacağı açıklandı.

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen’in sözcüsü Jean-Christophe Filori, Lahey’de yapılan ve sonuçsuz kalan müzakereleri değerlendirirken, AB’nin ‘’birleşmiş bir Kıbrıs’ı tam üye almayı tercih ettiğini, ancak Kıbrıs’ın, çözüm olmasa dahi, AB’ye tam üye alınmasının Kopenhag’da kararlaştırıldığını’’ söyledi. Basın toplantısında AB Komisyonu’nun Kıbrıs’a ve Lahey müzakerelerine ilişkin bir açıklamasını okuyan Filori, BM Genel Sekreteri’nin önerisi üzerinde uzlaşma olmamasından duydukları üzüntüyü dile getirerek, Kofi Annan’ın bu önerisinin masada kalmasını istediklerini, AB’nin Annan’a desteğinin tam olduğunu belirtti. AB Komisyonu’nun, Kıbrıs Rum kesiminin tam üyelik sürecinin ‘’çözümsüzlük halinde bile’’ devam edeceğinin güvencesini verdiğini ve bunu bir kere daha teyit ettiğini söyleyen Filori, ‘’Komisyon, tüm tarafları ve özellikle Türkiye’yi, çözüm aranması yolunda cesaretlendiriyor’’ diye konuştu. Kıbrıs Rum kesiminin tam üyelik anlaşmasının 16 Nisan’da imzalanacağını, bir uzlaşma olmadığı takdirde, ‘’Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, bugün tanındığı şekilde’’ bu anlaşmayı imzalayacağını ve tam üye olacağını, değişiklik olursa anlaşmanın hemen duruma uyarlanabileceğini belirten Filori, ‘’Takvimde değişiklik olmayacak. Kıbrıs’ın tam üyeliği kararlaştırıldı ve bu karar uygulanacak’’ dedi. Filori, Günter Verheugen’in, geçen hafta, Londra’daki açıklamasını da hatırlattı. Verheugen, bu konuşmasında özetle şunları söylemişti: ‘’Bizim tercihimiz, sorunu çözülmüş bir Kıbrıs’ın AB’ye katılımıdır. BM Genel Sekreteri’nin önerisi, kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Taraflar, barış ve istikrar getirecek olan bu fırsatı kaçırmamalıdır. Türkiye de çözümsüzlük halinde, AB’ye katılım sürecinde karşılaşacağı sonuçlar konusunda uyarıldı. Türkiye’ye son ziyaretimde açıkça belirttim. Türkiye’nin, 1 Mayıs 2004’ten itibaren, resmen tanımadığı bir devletin AB üyesi olması halinde, tam üyelik müzakerelerine başlaması zor olur.’’ AB Komisyonu’nun 2004 sonunda Türkiye raporunu sunacağını ve Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerinin başlatılması kararının bu rapor doğrultusunda alınacağını belirten Filori, o tarihte Türkiye’nin tanımadığı bir devletin AB üyesi olacağını, bu durumda tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasının son derece zor olacağını söyledi. Kıbrıs Rum kesiminin 2004 yılı Mayıs ayında AB’ye ‘’her halükarda’’ tam üye olacağını belirten Filori, bu tarihten itibaren, ‘’Türkiye’nin AB toprağını işgal etmiş sayılacağını’’ söyledi. Filori, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki varlığının uluslararası alanda ‘’işgal’’ olarak görüldüğünü, AB’nin de bunu böyle gördüğünü, durumun değişmeyeceğini anlattı. ‘’Kimse KKTC’yi tanımadı’’ diyen Filori, yasal olarak ‘’Kıbrıs Cumhuriyeti’’nin var olduğunu ve muhatap alındığını söyledi. Sorunun ‘’siyasi’’ olduğunu ifade eden Filori, ‘’Siyasi açıdan çok zor bir durum yaşanacak’’ dedi. Filori, soruları cevaplarken, Kuzey Kıbrıs için, 3 yılda 270 milyon euro yardım öngördüklerini, bu yardımın ekonomik denge ve gelişme sağlamak için değerlendirilebileceğini, yardımın sadece çözüm halinde verileceğini söyledi. Filori, Türkiye’ye halen 177 milyon euro olan yıllık yardımın da en az iki misline çıkarılacağını anlattı. MİLLİ GAZETE 12.03.2003
AKRA