İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

CHP’li Yıldırım: Kıblemiz aynı

Güncel
|

Sarmısak üreticilerinin sorunlarını gündeme taşımasıyla ünlenen CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, “Köpek eti yiyen Çinliler bile bizi geçti…

Farklı düşüncelerde olabiliriz, ama aynı cami ve musalla taşında buluşuyoruz. Irak’la, Arabistan’la, İran’la problemim yok benim. Kıblelerimiz aynı çünkü. Benim Mescid-i Aksa’yı kuşatanlarla sorunum var. Dönüver İslâm dünyasına yüzünü, bak o zaman ne oluyor seyret!” dedi. Yıldırım, Necmettin Erbakan’ın D-8 projesine de sahip çıktı. “TARIMI DESTEKLEMEDİĞİMİZ İÇİN DIŞ PAZARI KAYBETTİK” Mehmet Yıldırım, Vakit’e çarpıcı açıklamalar yaptı. “70’li yıllarda Türkiye 25 ülkeye sarmısak ihraç ediyordu. Bu çok önemli bir olay... 3 milyon doların üzerinde gelir elde ediyorduk. Yani Türkiye’ye döviz giriyordu. Avrupa ülkelerine, Arap ülkelerine ihraç ediyorduk. Ama Türkiye bugün içine düştüğümüz sarmalın içine girdiği gibi, sarmısak üreticisi de bu sarmalın içine girdi... Ve üretip satarken ithal etmeye başladık” diyen Yıldırım, Türkiy’nin yılda 80 bin ton sarmısak ürettiğini ifade ederken, “Niye, tarımı desteklemedi Türkiye, yani üretimi desteklemedi?” diye sordu. Yıldırım, “Türkiye, içine düştüğü tefeci faizi sarmalından, yolsuzluk sarmalından bir türlü kurtulamadığı için, çiftçisine ve sanayicisine vereceği desteği bulamadığı için dış pazarını kaybetti” şeklinde konuştu. Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti: “Biz komünizme karşıyız, yani birey olarak karşıyız. Biz sosyal demokrasiyi savunuyoruz. Yani üretimi savunuyoruz. Üretime katkı veren insanların hakça paylaşımını savunuyoruz. Yani bizim inancımız da bunu savunuyor. Bakın Peygamber Efendimiz de söylüyor; ‘İki günü eşit olan insan, makbul insan değildir’. Ne demek iki günü eşit olan insan? Bunu açmak lâzım. Çalışmayı emrediyor. Çalışanın alnının teri kurumadan ücretini ödemeyi emrediyor. Yani helâl kazancı emrediyor. Benim inancımla düşüncem arasında hiçbir çatışmam yok.” “TBMM İLK DEFA MECLİS ONURUNU GÖSTERMİŞTİR” Mehmet Yıldırım, 1 Mart tarihinde “asker tezkeresi”nin reddedilmesinin “tarihî önem” taşıdığına işaret ederek, “Bakın dünyada böyle bir meclis yok. Önce meclisini açan, sonra devletini kuran, istiklâl ve bağımsızlık mücadelesi veren, dindarıyla, hocasıyla, müftüsüyle bir ulus bu…” dedi. Yıldırım, şunları kaydetti: “Balıkesir’deki caminin üzerindeki kurşunu söküyorsun. Ve kurşun yapıyor bu millet. Yani, ulusal bağımsızlık için savaşmıştır. Dinini, ezanını, Kur’an’ını, namusunu kurtarmak için mücadele etmiştir... Beyazıt Meydanı’ndaki mitingde taşınan ‘Allah’tan korkun, ABD’den korkmayın’ pankartı, CHP olarak onun için TBMM’ye taşıdık. Bizim bu değerimiz yahu! Biz Allahımıza inanıyoruz, Peygamberimize inanıyoruz.” “MUSALLA TAŞINDA, CAMİDE HEP BİRLİKTEYİZ” “Biz seninle ekonomik görüşlerde aynı görüşü savunmayabiliriz. Ama musalla taşında seninle birlikteyiz. Seninle birlikteyiz biz. Birlikte camiye gidiyoruz. Ne zaman? Ezan vakti olduğu zaman. Senin vaktin vardır gidersin veya ben gidemem. Kılmamışımdır, hesabını veririm. Ama inanmak ayrı bir şey. Ama seninle ben bir yerde buluşuyoruz... Dönüşü olmayan bir yolda ikimiz de musalla taşına gidiyoruz. İkimizin de namazını kılıyorlar... Cenaze namazını. Birimiz kiliseye, öbürümüz başka bir tarafa gitmiyoruz. Nereye gidiyoruz? Camiye gidiyoruz. Buluşma yerimiz ve buluşma merkezimiz, orası.” “Kıblemiz bir ise; benim Irak’la, İran’la, Arabistan’la bir sorunum yok. Benim Mescid-i Aksa’yı kuşatanlarla sorunum var... Savunanlarla değil. Onlarla ortak değerlerim var ve bu ortak değerlerimize sahip çıkmıyorsam... Mesela Cezayir’de yapmışım bu işi... Tanınmasında Fransızlarla beraber olmuşum, şimdi İslâm dünyasına sırtımı dönmüşüm.” “DÖNÜVER BAKALIM İSLÂM DÜNYASINA YÜZÜNÜ, BAK O ZAMAN NE OLUYOR SEYRET” “Dönüver bakalım İslâm dünyasına yüzünü, o zaman ne oluyor seyret. Para, dolar, mark sende oluyor mu, olmuyor mu?.. Erbakan’ın projesi olabilir, ama D-8’i niye savunmayayım? Benim için fark etmez ki... Erbakan’ın milliyetsiz olduğunu kimse söyleyemez ki... Partiler farklıdır, ama sonunda ortak bir noktada kesişiriz. Nerede kesişiriz? Dedim ki; inançta, camide kesişiriz... Bir de ülkenin çıkarlarında kesişiriz. Türkiye’nin çıkarları söz konusudur... Bakın Türkiye’de 10 milyon genç işsiz arkadaşım var!.. Hükümet raporlarında açıklanmıştır ki; Türkiye’deki insanların yüzde onbeşi açlık sınırında. 70 milyonun 11 milyonu demek bu. Bu insanlar ekmek bulamayacak, akşam çocuğuna mama getiremeyecek, süt alamayacak, tarlasını sürecek ve mazot bulamayacak... Türkiye’deki para babaları, ağa babaları, tefeciler, Türkiye’nin ekonomisini satmak için düğmeye basacaklar. Böyle şey olmaz!” VAKİT 14.03.2003
AKRA