Seçim öncesinde, 2003 borç ödemesi tahmini 77.3 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Ancak kur farkı, bir türlü düşürülemeyen faiz, program konusunda hükümetin geç kalması bu yılki ödemeleri 93.4 milyar dolara çıkardı.
Ekonomi bürokrasisi piyasalardaki karamsar tablo ve bu yılki ödenmesi gereken borç miktarında çıkan 16 milyar dolarlık farktan rahatsız. Bürokrasi sürpriz kaynak paketleri yerine, ek önlemler alınmasını istiyor
İç ve dış piyasaların ABD'den gelecek savaş yardımına endekslenmesi, ekonominin ateşini yine yükseltti.
Ekonomi kurmayları, tezkere belirsizliğinin giderilmesi ve gerekirse ek önlem alınması konusunda hükümete bir kez daha bilgi verdi. Ekonomideki hassas dengeleri ve belirsizliğin maliyetini ise Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, çarpıcı biçimde ortaya koydu. Ekim 2002'de Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, bu yıl yapılacak iç ve dış borç ödemelerini yaklaşık 77.3 milyar dolar olarak açıklamıştı. Öztrak, bu yıl için 38.2 milyar doları ana para, 27.6 milyar doları faiz olmak üzere 65.8 milyar dolar iç borç servisi yapılacağını söylemişti. Hazine Müsteşarı, 7.2 milyar dolar ana para, 4.3 milyar dolar faiz olmak üzere 11.5 milyar dolar dış borç ödemesi planlandığını da belirtmiş, iç ve dış borç servisinin toplam 77.3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini kaydetmişti.
Oysa hafta sonunda, Hazine bütçesini Meclis'e anlatan Devlet Bakanı Ali Babacan, iç ve dış borç servisi toplamını 93.4 milyar dolar olarak verdi. Babacan, 2003 yılında, 82 milyar dolar iç borç ana para ve faizi ödeneceğini, 11.4 milyar dolar da dış borç servisi yapılacağını duyurdu. Hazine Bakanı, bu tutarın 70 milyar dolarının iç borçlanma ile 12.3 milyar dolarının faiz dışı fazla ile, 10.1 milyar dolarının dış borçlanma ile 1 milyar dolarının ise özelleştirme ile finanse edileceğini bildirdi.
Babacan, bu yıl IMF'den 3.9 milyar dolar, Dünya Bankası'ndan 2.3 milyar dolar kredi kullanacaklarını belirtti.
BÜROKRASİ TEDİRGİN
Devlet Bakanı, bu yılki 65.5 katrilyon liralık faiz ödemesinin, bütçenin yüzde 45'ini oluşturduğuna işaret etti ve "Bütçe ödeneklerinin neredeyse yarısı faiz ödemesine gitmekte. Bu tablo, geçmiş yıllarda uygulanan ekonomik politikalardan kaynaklandı" dedi.
Faizdeki bir puanlık artışın maliyetinin en az 1 milyar dolar olduğunun altını çizen ekonomi bürokratları, Hazine'nin dün gerçekleştirdiği 91 gün vadeli bono ihalesinde faizlerin yüzde 60 sınırına yaklaşmasını kaygı verici buldu. Dolar kurunun 1 milyon 730 bine ulaşması ve borsa endeksinin 9.482'ye gerilemesi de bu tabloya eşlik edince, bürokraside 'B planı' arayışı başladı. İhale öncesi, piyasalara yön verecek açıklamalar yerine, sürpriz kaynak paketi mesajları verilmesini eleştiren bürokratlar, şöyle dediler
* Tezkere belirsizliği ortadan kaldırılmalı.
* Sürpriz kaynak paketleri yerine gerekirse yeni ek önlemler alınmalı.
İŞTE ARTIŞIN 5 NEDENİ
Hükümet güven veremedi
1- 2002 yılında seçim nedeniyle mali disiplin gevşedi. AKP hükümeti de, piyasanın tek parti iktidarına verdiği primi iyi kullanamadı.
2- Kaynağı olmayan harcamalarla işe başlanması, kafaları karıştırdı.
3- IMF ile anlaşma sağlanmasında geç kalındı. Irak riski, belirsizliği iyice arttırdı.
4- Piyasalar, ABD'den gelecek savaş yardımına endekslendi. Tasarruf ve gelir paketi geç açıldı.
5- Yabancı yatırım bankaları ve rating kuruluşları da son yaptıkları açıklamalarla, borç dinamiklerine ilişkin kuşku yarattı.
SABAH
18.03.2003