İkinci tezkereyi Meclis’e getirmeye hazırlanan AKP hükümetine bir uyarı da Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu’ndan geldi.
Koordinasyon sözcüsü Rüstem Batum, “Tezkereye evet diyenler doğrudan katliamın destekçisi ve sorumlusu olacaklardır. Hiçbir “ulusal çıkar” bahanesi bu suçu ve bunun hesabının verilmesini asla unutturamaz” dedi.
Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu sözcüsü Rüstem Batum, “ulusal çıkarlarımız ABD’nin yanında yer almamızı gerektiriyor” diyenlerin katliama ortak olacaklarını belirterek, AKP’li milletvekillerini ikinci tezkereye ‘hayır’ oyu vermeye çağırdı. ABD’yi desteklemeyi savunan herkesin “Ulus”u karıştırmadan, “Evet ben kendim ve temsil ettiğim çevrelerin çıkarlarını savunmak için ilk ağızda 500 bin ila 1 milyon insanın katledilmesine evet diyorum ve bunu savunuyorum” demesi gerektiğini söyleyen Batum, Savaş “planlandığı” gibi gitmezse ABD’nin nükleer silah kullanmaktan çekinmeyeceğini kaydetti.
Batum, “Bu da milyonlarca can kaybı ve belki de diğer Arap ülkeleri, İsrail veya nükleer güç kapasitesi olan İran da savaşa girerse Orta Doğu’nun tamamen yok olması ve de III. Dünya Savaşı’nın başlaması demek olabilir” dedi.
İncirlik’te atom bombalarının işi ne?
Bush’un 14 Eylül 2002’de “atom bombası” kullanılmasına izin verdiğini hatırlatan Batum, nükleer başlıklı bombaların 2’sinin İncirlik Üssü’nde olduğunu ifade ederek, “Bunun yanı sıra, İncirlik’e iki milyon watt elektrik akımını (Yani bir nükleer enerji santralinin ürettiği enerjiyi) bir anda boşaltan 2 adet de yıldırım bombası (Thunderbolt Bomb) yerleştirildi” diye konuştu. Kısa sürecek bir saldırıda bile en az 500 bin kişinin öleceğini belirten Batum, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasının ‘savaş sebebi’ olarak saymasını ise yersiz buldu.
Masada olmamız hayal
Batum, Kuzey Irak’ta fiilen parlamentosu, yargısı, hükümeti, polisi olan bir Kürt Devleti’nin ABD desteği ile zaten kurulduğuna dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye Kuzey Irak’a girse de girmese de ABD’nin, 10 yıldır hazırladığı Kuzey Irak planında değişiklik yapmayacağı kesin. Yani Türklerin “masada yer almaları” ve Kuzey Irak’ın nasıl yönetileceği konusunda söz sahibi olmaları imkan dahilinde değil” Batum, Kürt gruplarla Türk Ordusu’nun karşı karşıya bırakılma girişimlerine karşı uyanık olunması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesinin sorunu ülke sınırları içerisine taşıma ihtilamini beraberinde getirdiğini ifade eden Batum, “30 bin insanın hayatına malolan ve 100 milyar dolar kayıpla Türkiye’nin bugünkü ekonomik durumunun da nedenlerinden biri olan 15 yıllık Güney Doğu sorununu yeniden canlandırmak Türkiye’ye büyük zarar verebilir” şeklinde konuştu.
Kendi sınırlarımız içinde kalalım
Genelkurmay eski Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun, “ABD hegemonyal bir yapı kurmak istiyor. Irak’a yapacağı harekatı bitirdikten sonra orayı içinde birçok İncirlik’ler bulunan büyük bir üs haline getirecek ve bu üssü asıl büyük harekat ve amaç için kullanacak” sözlerine atıfta bulunarak, şunları söyledi: “ ABD’nin tüm Ortadoğu’yu yıllarca sürecek bir savaşa sürüklemesine mani olmak için yapılacak tek şey bugünkü isteklerine ‘hayır’ diyerek şimdiden bu gizli planını engellemektir. Türkiye için gerek kısa, gerek uzun dönemde “ulusal çıkar”larını gerçekten koruyacak tavır kendi sınırları içinde kalması, ABD ordusunun Kuzey cephesini açmasına izin vermemesi ve saldırgan durumuna düşmek yerine ilerisi için Kürtlerle sarsılmayacak bir dostluk ilişkisinin temelini atmasıdır. 15-20 yıl sonra bölgedeki güçlerin ve dünya konjonktürünün ne olacağını, ABD dahil, kimse “kesin olarak” bilememektedir”
MİLLİ GAZETE - 20.03.2003