Martin Scorsese yeni filminde New York kentinin kuruluş yıllarını anlatıyor. Buraya daha önce gelen ''yerliler'' , kente sonradan gelen ''göçmenler'' in yerleşmesini istemiyor, onlara karşı şiddet uygulayarak bu tutumlarını gösteriyorlar. ''Yerliler'' in lideri olan ''Kasap Bill'' acımasız bir dövüşçü. Bu rolde Daniel Day-Lewis muhteşem bir performans gösteriyor. Bill'in önderliğinde ''yerliler'' Amerika'nın bugünkü çekirdeğini de gösteriyorlar. ''Beyaz Protestan erkekler'' in dünyası New York'ta egemenlik kurmak için zencileri neden olmasa da öldürüyor, ''göçmenler'' e saldırıyor, İrlandalıları geldiklerine pişman etmeye çalışıyorlar. İrlandalılar büyük bir patates kıtlığından sonra büyük göçe başlıyorlar. Amerika'ya yüz binlerce İrlandalı geliyor. Katolik İrlandalılar da burada yerleşmek için birleşiyor, varlıklarını korumak için de dövüşüyorlar. ''New York Çeteleri'' bu çatışmaları anlatan bir yapım. Şiddet, zorbalık, haraç, hırsızlık yaşama yöntemlerini oluşturuyor. İrlandalı rahip kavgada öldürülünce oğlu Amsterdam (Leonardo DiCaprio) onun intikamını almayı yaşamının amacı yapıyor. Bu arada süren iç savaşa yeni askerler gerekiyor, bu da göçmenlerin yeni bir katılım alanı oluyor.
Amerikan İç Savaşı köleliğe karşı bir savaş olarak çıkıyor. Kuzey - Güney arasındaki savaş sonunda Kuzey ordularının köleliği kaldırmayı başaran zaferiyle sonuçlanacaktır ama New York'ta yaşayanların bunlarla ilgisi olmuyor. Onlar askere gitmemek için yollar aramakla uğraşıyor, bu da ordunun tepkisine yol açıyor. Amerika ''Vahşi Batı'' imgesiyle de pekişecek olan ''kendini koruma'' , ''yerleşme'' , ''başkalarının saldırısına karşı hazırlanma'' öğelerinin hepsinde de silahı ve şiddeti kullanmayı haklı buluyor. Bu da sonradan çok önemli etkiler yapacaktır.
'Güçlünün haklılığı...'
Film Amerika'nın bugününe de ışık tutan öğeler taşıyor. ''Benim Cici Silahım'' da irdelenen silah tutkusu Amerika'nın kuruluş günlerinden başlıyor. Elbette bugünün gelişmiş ateşli silahları o günlerde yok. Baltalar ve bıçaklar o günlerin silahları. Ama silahlar gün geçtikçe gelişiyor, şiddet kullanarak egemenlik kurmak isteyenler de sokak çetelerinden ülke yönetimine uzanıyorlar. ''Washington Çeteleri'' böylece dünyaya egemen olmak için gözü kara ''Kasap Bill'' in yerini alıyorlar. Bush günümüzde şiddet üstünlüğünden başka hiçbir kural tanımadan dünyaya kafa tutuyor. New York Çeteleri'nde hiç değilse denk güçler arasında geçen kavga Washington çetesi tarafından hiç umursanmıyor. Güç farkı başarının hakkı olarak kabul ediliyor. Böylece ''güçlünün haklılığı'' nı sadece beyazperdede değil günümüzün korku dolu yaşamında da görüyoruz.
CUMHURİYET - 21.03.2003