ABD'nin Irak'ta başlattığı ve tam bir çılgınlık olan savaşta planlarının yürümeyeceğini söyleyen Ortadoğu asıllı Gazeteci Hüsnü Mahli,"Irak halkı şunu gördü: ABD'liler Irak'a Saddam Hüseyin'den kurtarmak için gelmiyor. Irak'ı işgal etmek için geliyor. Dolayısıyla Irak halkı işgale karşı direnecektir. Hiçkimsenin bundan şüphesi olmasın" diye konuştu.
Gazeteci Hüsnü Mahli, Irak savaşının 5. gününü gazetemize değerlendirdi. Geçen sürede ABD'lilerin beklemediği sürprizlerin ortaya çıktığını belirten Mahli, ABD'lilerin Irak topraklarına girer girmez ordunun ve halkın hemen teslim olacağını ve ABD bayraklarıyla karşılanacaklarını sandıklarını söyledi. ABD'nin beklediği hiçbirşeyin doğru çıkmadığını söyleyen Mahli, ABD'nin bütün propagandasına rağmen bütün bunların palavra olduğunun ortaya çıktığını söyledi. ABD'lilerin hayal gördüğünü söyleyen Mahli, "Irak-Kuveyt sınırında küçücük, bir iki sokaklık bir kasaba olan Ümm Kasr bile 5 gündür direniyor. ABD'lilerin bütün teknolojik üstünlüğüne rağmen bu kasabayı bile alamadılar" dedi.
ABD palavralarına suçüstü
Irak'ta halkın ve ordunun büyük bir direniş gösterdiğini belirten Mahli, "Şehirleri ele geçirebileceklerine inanmıyorum. Bırakın Bağdat'ı, ellerinde hiçbir şey yok. Küçük bir kasabayı bile alamadılar. Bunların hepsi propaganda." diye konuştu.
Tarık Aziz'in kaçtığı, Saddam Hüseyin'in öldüğü, Taha Yasin Ramazan ele geçirildiği, Basra'da direnen Iraklı generalin teslim olduğu yönündeki propaganlardan hemen sonra bu insanların televizyonlara çıkıp konuştuğunu söyleyen Hüsnü Mahli, bütün bunların tipik ABD palavralarının birer örneği olduğunu vurguladı.
ABD Genelkurmay Başkanı Myers ve Savunma Bakanı Rumsfeld'in hiçbir kayıp yok açıklamalarından sonra Irak'ın elindeki ABD'li esirlerin ortaya çıktığını söyleyen Mahli, uçak kaybı yok açıklamasından sonra bir uçağın düşürüldüğünü ayrıca bir Apachi helikopterinin Irak ordusu tarafından ele geçirildiğini vurguladı. Mahli, "Bunlar ABD'nin çaresizlik karşısında sıktığı palavralardır" dedi.
Irak halkı işgale direnecek
Savaşın şu anda Irak lehine ilerlediğini söyleyen Hüsnü Mahli, "Şunu da her zaman gözardı edemeyiz. Yani karşı tarafın uzaydaki uyduları, helikopter, uçak, tank üstünlüğünü var. Uçak İngiltere'den kalkıp geliyor vurabiliyor. Ama şu da bir gerçek. Irak halkı şunu gördü: ABD'liler Irak'a Saddam Hüseyin'den kurtarmak için gelmiyor. Irak'ı işgal etmek için geliyor. İngilizlerle birlikte geliyor üstelik" diye konuştu.
Irak halkının İngilizlerle tarihten gelen kötü anıları bulunduğunu söyleyen Hüsnü Mahli, "İngilizler yıllarca Irak'ı işgal etti, sömürdü. Osmanlı çekildikten sonra. Irak halkı bunu unutucak durumda değil. Tarih daha taze insanların kafalarında. Dolayısıyla Irak halkı işgale karşı direnecektir. Hiçkimsenin bundan şüphesi olmasın" diye konuştu.
ABD'nin savaşın seyrine göre atom bombası veya nükleer silah kullanabileceği iddialarını da değerlendiren Hüsnü Mahli, "Zaten şimdi misket bombası kullandı. BM anlaşması gereği bunu kullanmak yasak. Önceki gün bu bomba Basra'da halkın üzerine atıldı. Asker yok birşey yok. İnsanların üzerine atıldı. Görüntülere bakın. Çocukların elleri, bacakları, kafaları uçmuş. ABD'liler her çılgınlığı yapar" dedi.
Tek diktatör Saddam mı?
Savaşın zaten kendisinin çılgınlık olduğunu söyleyen Hüsnü Mahli, "Birisi savaşın sebebini çıksın anlatsın bize" dedi. Dünyadaki tek diktatörün Saddam Hüseyin olmadığını anlatan Mahli, sözlerine şöyle devam etti:
"Bunlara 40 yıl hizmet İran Şahı diktatör değil miydi? İran'da hapishanelerde 1 milyon kişiyi işkencelerle öldürdü İran Şah'ı. Ama o zaman Şah diktatör değildi. Çünkü onlara hizmet ediyordu. Filipinler'de Markos müslüman Moro halkının üzerinde her türlü silahı kullanırken, halk işkencelerle öldürülürken diktatör değil miydi? Şimdi diktatör akıllarına geldi. Hatta onu da bırakalım. Saddam Hüseyin İran'la savaşırken diktatör değildi de şimdi mi oldu? O zaman her türlü desteği veriyorlardı. Kimyasal silahtan tutunda her türlü silahı. Bu soruları sormak gerekir".
Kuzey Cephesi olmayınca çıkmaza girdiler
Türkiye'nin tutumu ve Kuzey Cephesi'nden vazgeçildiği için ABD askerlerinin Güneydoğu'dan ayrılmasıyla ilgili gelişmeleri de değerlendiren Hüsnü Mahli, "Kuzey Cephesi olmadan savaş olmaz. Savaş olmaz deyince bazı kıt zekalılar bunu yanlış anlıyorlar. Savaşın ABD'nin lehine gelişmeyeceği anlamında kullanıyoruz. İşte nitekim görüyoruz. Zor durumda kalıyor. Çünkü ABD'nin planında, Türkiye'de reddedilen tezkereyle 62 bin askeri getirip Kuzey'den kürtleri yanına alarak Bağdat'a doğru süratle yürüyeceklerdi. Hesap buydu. Nitekim yanlarına kimseyi alamıyorlardı. Ama kuzeyde Kürtler böyle bir role soyunmuştu. Ama bunu yapamayınca çıkmaza girdiler" diye konuşt.
Türkiye'deki bütün sıkıntılarının bu olduğunu vurgulayan Hüsnü Mahli, Türk devleti ve halkının tehdit edilmesi ve küstahça demeç verilmesinin asıl nedeninin bu olduğunu söyledi. "Sanki Türkiye bir müstemleke. Bahreyn gibi 100 bin nüfusu olan 'kıytırık' bir emirlik" diye konuşan Mahli, son 50 yıllık tarihte Türkiye'ye 'şunu yap, bunu yap' şeklinde ilişkilerin yürütüldüğünün altını çizerek, artık Türkiye'nin gücünün anlaşılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’ye söz, Kürtlere yazılı taahhüt
3. tezkerenin bundan sonra gündeme geleceğini sanmadığına dikkat çeken Hüsnü Mahli,"Ama ABD'liler hava sahasından geçen uçaklarla kara birlikleri taşınması için baskı yapıyor. 62 bin askeri sokamadık bari 3-5 bin askeri sokalım şeklinde bilgiler var. O konuda hükümet ne kadar direnir bilemiyorum. Ama eğer hükümet bu tavizi verirse kazandığı bütün kazanımları kaybeder. Çünkü Kuzey Cephesi herşeyi belirleyecektir. Zaten ABD'liler kara birliklerini havadan geçirirse Kürtleri de yanlarına alarak Musul ve Kerkük'e saldıracaklardır. Oradan Bağdat'a yönelmeyi planlıyorlar" diye konuştu.
Bunun için Kürtlere bir takım vaatler verildiğini hatırlatan Mahli, Irak'ta savaştan sonra Federal Devlet kurulacağını bu yapı içinde Kürtlerin de olacağı şeklinde sözlerin verildiğini anlattı.
İran Şahı’nın durumuna düşmülmez umarım
Türkiye'ye hiçbir vaat verilmediğinin altını çizen Mahli, "Türkiye sözlü vaatler veriliyor. Karşı tarafa yazılı taahhütler veriliyor. ABD'liler her zaman Türkleri aldatmışlardır. Şimdi de çıkıyorlar sakın Kuzey Irak girmeyin diyorlar. Niye girmiyelim. Yani siz orada tehlike oluştaracaksınız Türkiye'nin ulusal çıkarları ve bölge dengeleri açısından Türkiye onay vermediği diye sonra tehdit edeceksiniz. Aklı selim olan herkes bunu görür. Türkiye'nin hava sahasıyla ilgili tezkereye bile hayır demesi gerekiyordu" diye konuştu.
ABD'lilerin ikili oynadığını, Türkiye ve Kürt gruplar arasındaki dengelemeyi ise hep Kürtlerden yana yaptığını ileri süren Mahli, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'ye verilen hiçbir söz yerine getirilmeyecektir. Sadece burada değil, 1991'de operasyonda da,daha önceki Kıbrıs çıkarmasında da. Bunları insanlar unutmuyor. ABD'lilere hiçbir zaman güven olmaz. İran Şahı ABD'lilere 40 yıl hizmet etti ne oldu? Dünya da en Amerikancı katil bir yönetim Şah yönetimiydi. İslamcılar iş başına gelince Şah kaçtı. ABD'liler Şah'a vize bile vermediler. Öldükten sonra gömülecek toprak bulamadılar. ABD'liler böyledir kullanır bir tarafa atarlar. Türkiye'de de umarım böyle olmaz"
MİLLİ GAZETE - 25.03.2003