İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Ekonomide yeni gündem

Ekonomi
|

Geçen dönemde hükümet ekonomide birçok kritik karar aldı. Önemli adımlar atıldı. Ekonomi hızlı büyüdü, enflasyon ve faiz oranları, kamu borçlarının milli hasılaya oranı düştü.

Geçen dönemde hükümet ekonomide birçok kritik karar aldı. Önemli adımlar atıldı. Ekonomi hızlı büyüdü, enflasyon ve faiz oranları, kamu borçlarının milli hasılaya oranı düştü.
 
Doğrudan yabancı sermaye girişi arttı. Bu başarılı sonuçların yanında işsizlik gibi bazı problemler aşılamadı. Başka bazı problemler ortaya çıktı. Cari açık büyüdü, düşük kur ihracatçıyı zorladı, büyümenin ithalata bağımlılığı arttı. 'YTL-düşük kur-yüksek faiz' sıcak para girişini ve yüksek kaynak transferini artırdı.
Önümüzdeki dönemde yeni hükümet, hem başarıları sürdürmek, hem de süregelen sorunları hafifletmek ve beliren problemleri çözme sorumluluğuyla karşı karşıya olacak.

1 - Enerji yatırım bekliyor
Türkiye'nin enerjiyle ilgili sorunları giderek daha yakıcı bir hal alıyor. En önemli sorunlardan biri yatırımların gecikmesi. Bazı tahminlere göre Türkiye'yi 2008'de 'karanlık' günler bekliyor.
Resmi kurumların yaptığı hesaplamalara göre Türkiye en iyi olasılıkla 2009'da karanlık günler görebilir. Bu varsayım bile DSİ'nin inşa halindeki santrallarının tamamlanması, otoprodüktörlerin sisteme elektrik satışı yapması, EPDK'dan alınan lisansların öngörülen tarihlerde devreye girmesi gibi iyimser senaryolara dayanıyor.
Son 4-5 yılda özel sektör yatırımları yıllık ortalama 700 megavat düzeyinde kaldı ve toplamda 2790 megavatla Türkiye'nin toplam kurulu gücünün ancak yüzde 6.9'u düzeyinde oldu. Bu miktar çok yetersiz.

Petrol fiyatı çıkışta
Bakanlığın yüzde 6.3'lük düşük talep senaryosuna göre yıllık 2000-2500 megavat gücünde (2.5 - 3 milyar dolarlık) yatırım gerekiyor.
Özel sektörün yalnızca alım garantili rüzgâr ve hidrolik santrallara yönelmesi de arz güvenliği açısından ikincil bir tehdit oluşturuyor.
İthal doğalgaza bağımlılık yeterince önemli bir sorunken, şimdi de ithal kömür santrallarına lisans dağıtılarak ithal kömüre bağımlılığın yolu açılıyor.
  • Petrolde varil fiyatının 100 doları bulabileceğine ilişkin analizler var. Fatura giderek kabarabilir. Fiyat çıktıkça Türkiye'nin döviz ihtiyacı artıyor. Yakın zamanda devreye alınacak iç kaynaklar yok. Türkiye'nin elini güçlendirebilecek tek önemli politika 'enerji köprüsü' olabilir. Bu nedenle Samsun - Ceyhan ve rafineri yatırımları ile Ceyhan'ın uluslararası bir enerji piyasası haline gelmesi çok önemli.
  • Doğalgazda Türkiye, dünyanın en yüksek rezervlerine sahip iki ülkeyle (Rusya ve İran) komşu. Bu ülkelerle ikili düzeyde de ciddi sorunları bulunmuyor.
    Ancak Rusya ve İran'ın özellikle ABD ve genel olarak Batı ile ilişkilerinde enerji varlıklarını pozisyonlarını güçlendiren ana unsur olarak kullanması, Türkiye'nin konumunu kararsızlaştırıyor. İran gazı ABD'ye rağmen, Samsun - Ceyhan ise Rusya'ya rağmen kendine şans arıyor. Petrol ve doğalgazda Türkiye'nin gündeminde hem boru hatları hem de temin güvenliğini sağlamak var.
  • Ani bir kararla seçim sonrasına ertelenen dağıtım özelleştirmeleri de yeni hükümetin önünde bulacağı gündemlerden birini oluşturuyor.

    2 - En büyük sorun işsizlik
    İşsizlik, Türkiye'nin en önemli problemlerinden biri olmaya devam ediyor. Geçen dönemde ekonomide ciddi büyüme oranları yakalandı. Beş yılın ortalaması yüzde 7'nin üzerinde. Bu yüksek büyümenin işsizlikte ciddi bir azalmaya yol açması beklenirdi. Ama böyle olmadı. Türkiye büyüdü ama 'istihdam dostu' bir şekilde değil...

    Yüzde 19'a dayanıyor
    İşsizlik rakamlarında yılbaşından bu yana (tartışmalı bir) düşüş izleniyor. Ocak - şubatta oran yüzde 11 ve üstüydü. TÜİK'in açıkladığı nisan verisine göre yüzde 9.8. Gerçekte oranın çok daha yüksek olduğu biliniyor. TÜİK, işsiz sayısına iş aramayan umutsuzları, mevsimlik çalışanları dahil etmiyor. Bunları katınca oran yüzde 19'lara dayanıyor.
    ATO'nun raporuna göre, iş bulmaktan umudunu kesen gençlerin sayısı işsiz gençlere yaklaştı. Gençlerde genele göre daha yüksek olan işsizlik oranı, yüksekokul mezunlarında yüzde 35.
    İstihdamda diğer en önemli sorunlardan biri de kayıtdışılık. TÜİK'in son verisine göre, kayıtdışı istihdam edilenlerin oranı nisanda yüzde 47'ydi. Bu, istihdam edilenlerin yaklaşık yarısının hiç bir sosyal güvencesi olmadığı, devletin de bu kayıtsızlık dolayısıyla büyük vergi kaybına uğradığı anlamına geliyor. Türkiye, 'kara delik' denilen sosyal güvenlik açıklarını kapatabilecek çok önemli bir kaynaktan yoksun kalıyor.
    Önümüzdeki dönemde hükümeti ekonomide en çok uğraştıracak konuların başında işsizlik geliyor. Hiç kuşkusuz Türkiye'nin hızlı büyümesi gerekiyor. Bununla birlikte büyüme politikasında rota istihdama dönmek zorunda. Bu da 'teşvik' mekanizmasının (sektörel öncelikleri de dikkat alarak) 'istihdam yaratıcı' yatırımlara yönelmesi ve sulandırılarak teşvik olmaktan çıkan politikalardan uzak durulmasıyla mümkün.

    3 - Cari açığa önlem
    Cari açık kabaca döviz gelir - gideri arasında, gider lehine farkı ifade ediyor. Bu açığı doğrudan yabancı sermayeyle finanse edebildiğiniz sürece sorun yok.
    Nihayetinde bu açığın kapanması gerekir ama doğrudan yabancı sermaye ile finanse edilmesi de borca yol açmayan bir döviz girişiyle çevrilmesi anlamına geliyor.
    Türkiye'nin cari açığı 32 milyar dolar civarında. GSMH'nın yüzde 8'ine denk geliyor. Oldukça yüksek bir oran. Ekonomi açısından kritik bir rasyo oluşturuyor. Normalde yüzde 4, tehlike sınırı sayılıyor. "8'e çıktı bir şey olmadı" demek olumlu bir deneyim değil, konjonktürle mümkün olan bir durum.
    MİLLİYET -23 TEMMUZ 2007 PAZARTESİ




  • AKRA