“PKK'ya Amerikan silahları”, seçim sonrasında çok sıcak bir tartışmaya dönüşecek. Durum; seçim sonrasında PKK ve Kuzey Irak konusunda hem Türkiye'nin ve hem de ABD'nin gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağını, oyalama ve erteleme taktiklerinin nihai noktaya geldiğini, Türk-Amerikan ilişkileri açısından dönüm noktası olabilecek bir noktaya doğru ilerlediğimizi gösteriyor.
İddialar yeni değil ve her geçen gün daha da detaylanıyor. Tıpkı İsrail'in Kuzey Irak'taki askeri varlığına ilişkin ilk iddialardan sonraki gelişmeler gibi, ABD-PKK ilişkileri, örgüte yapılan silah yardımları, siyasi destek, şiddetle karşı çıkılsa da terörün etkili bir kart olarak kullanılması bu zincirin halkaları….
ABD ve İsrail, silahları, füzeleri Türkiye sınırlarına yerleştirildi. Bölgedeki füze ve silah depoları, İsrail'den yapılan sevkıyatlar kimsenin dikkatini çekmedi! Sevkıyat bugün hala devam ediyor, depolar genişletiliyor, Türk birliklerinin bulunduğu yerlerin koordinatları İsrail tarafından peşmergelere bildiriliyor. Bölgede çatışmalar oluyor, ölenler oluyor.
Buradan aynı çevrelerin Türkiye içlerine sevkettikleri silah ve patlayıcılara ilişkin tartışmaya hiç girmeyelim. Bu ay içinde, temmuzun ikinci haftasında nasıl bir sevkıyat vardı? Bilen ya da cevabı olan var mı? Bu sevkıyatlar neden, kime karşı? Türkiye ile Kürtler arasında çatışmaya yatırım yapanlar kimler gerçekte kimler?
İddialar yakında ispatlanırsa, ABD ve İsrail Türkiye'ye ne diyecek? Türk-Amerikan ilişkileri ne olacak?.. Washington yönetimi, bu iki yüzlü, Türkiye ile Kürt yönetimi ve örgütlerini kapıştırma politikasını terk etmezse, yakın dönemde hem Türkiye'de hem çevremizde çok sert rüzgarlar esecek!
MİLLİ GAZETE -20 TEMMUZ 2007 (CUMA İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK)






