İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Erdoğan: AB, çifte standart uygularsa sonuçlarına katlanır

Güncel
|

AK Parti lideri Erdoğan, AB'nin oyalama taktiklerine “Kasımpaşa” üslubuyla cevap verdi. Rasmussen'le görüşmesinde sert çıkan Erdoğan, “AB, tarih vermezse neticesine katlanır. Bu çifte standardın neticesi, hiç de hayırlı olmaz.” dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği tarafından Türkiye’ye müzakere tarihi verilmemesinin, çifte standardın ta kendisi olacağını söyledi. Erdoğan, bu durumda, Türk halkının konuyla ilgili olumlu düşüncelerinin zedelenmesinin ‘sonuçlarına katlanılması’ gerektiğini; böyle bir çifte standardın dünya barışı için de hayırlı olmayacağını söyledi. Rasmussen ise, Türkiye’nin bir aday ülke olduğunu ve siyasi kriterleri yerine getirdiğinde müzakere tarihi alacağını belirtti. Erdoğan, zirve öncesi durum değerlendirmesi yapmak ve Kopenhag Kriterleri doğrultusunda Türkiye’nin yapacaklarını içeren taahhüt mektubunu sunmak için AB Dönem Başkanı Danimarka’nın Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’le bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Erdoğan, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda önemli bir dönemece girildiğini belirterek, “AB 3 gün sonra Kopenhag’da tarihin seyri açısından anlamlı bir karar alacaktır.” dedi. Bu arada Cumhurbaşkanı Sezer, AB’nin tarih vereceğini ummadığını belirterek Kopenhag’a gitmeyeceğini açıkladı. Türkiye’nin üyelik müzakerelerine başlamayan tek aday ülke olduğunu belirten, bunu da çifte standart olarak değerlendiren Erdoğan, Lüksemburg Zirvesi’nde 6 ve Helsinki Zirvesi’nde yine 6 aday ülkeye siyasi kriterler tam yerine getirilmeden müzakere tarihi verildiğini, Türkiye’ye ise ‘Hâlâ Kopenhag Kriterlerini, yerine getirmiyor.’ yaklaşımında bulunulmasını samimi bulmadığını ifade etti. Çifte standardı Letonya örneğiyle açıklayan Erdoğan, ‘Letonya’da yaşayan 1 milyon Rus azınlık vatansız gözüküyor; ama Letonya 1 Mayıs 2004’te birliğe üye olacak. Keza AB’de yaşayan 6 milyon Çingene’nin sorunları da Komisyon raporlarına yansımaktadır.’ dedi. Türkiye’nin reformları AB için değil, Türk insanının yaşam standardını artırmak için gerçekleştirdiğini ifade eden Erdoğan, ‘Türkiye’nin AB üyeliği Türkiye–AB stratejik çıkarları gereğidir. Medeniyetler uzlaşmasının AB’de gerçekleşmesini istiyoruz. Türkiye’nin üyeliği medeniyetler arası buluşmanın ispatı olacaktır. Bizim üyeliğimiz AB için bir gençlik aşısı olacaktır. AB küçük hesaplarla büyük fırsatı kaçırmamalıdır. Çifte standarttan vazgeçmelidir. Türk halkının yüzde 80’iyle, iktidar ve muhalefet partilerinde AB üyeliği konusunda ‘duygusal bir zemin’ oluşmuştur. AB bu duygusal zemini zedelerse –kusura bakmayın– neticesine de katlanır. Bu netice hiç hayırlı olmaz.’ diye sert konuştu. Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Erdoğan’ın Başbakan Gül’den AB dönem başkanlığına hitaben yazılan reform programları ve tarihleri konusunda bir mektup getirdiğini vurgulayarak, Türkiye’nin reformları kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi. Türkiye’nin aday ülke olduğunu ve diğer aday ülkelerle aynı muameleye tutulduğuna değinen Rasmussen, siyasi kriterler yerine getirildiğinde ve uygulamaya geçildiğinde müzakerelere başlanacağını ifade etti. Atina’ya düzenleyeceği ziyaretle AB başkentler turunu tamamlayacağını belirten Rasmussen, Türkiye konusunda çıkacak kararının ne olacağını şimdiden söylemenin çok erken olduğunu söyledi. Rasmussen, Türkiye’ye AB üye adayı ülke olarak bir çifte standart uygulanmadığını savunarak, “Kriterler kağıt üzerinde değil, gerçek hayatta yerine getirilmelidir. Türkiye bunları tamamlarsa bir tarih verilecektir.” dedi. Erdoğan’ın, Türkiye’nin taahhütlerini içeren ve daha önce talep edilen mektubu kendisine sunduğunu belirten Rasmussen, mektupta, hükümetin TBMM’ye sevk ettiği reformların anlatıldığını, Türk hükümetinin kararlılığını sürdürdüğünü ifade etti. Erdoğan’ın, “bu reformları özellikle Türk halkı için yaptıklarını” bildirdiğini anlatan Rasmussen, “Türkiye’nin adaylıkla ilgili durumu perşembe–cuma günü kararlaştırılacak.” dedi. Erdoğan, Washington yolunda uçakta, Cumhurbaşkanı Sezer’in Kopenhag Zirvesi’ne katılmama kararının sorulması üzerine ise, kendisinin Cumhurbaşkanı’nın tavrını belirleyemeyeceğini; ancak AB yolunda ‘sonuna kadar’ mücadele edeceklerini dile getirdi. ‘Müzakere tarihi olmazsa Kıbrıs’ı unutun’ Erdoğan, ‘15 gün öncesine göre daha olumsuz gördüm’ dediği Danimarka Başbakanı Rasmussen’in “Kıbrıs’ta son durum nedir?” sorusuna, kendisinin, “Müzakere tarihi işi hallolmadan bunun cevabını beklemeyin” karşılığını verdiğini de aktardı. AK Parti lideri ayrıca, “Bize müzakere ile ilgili bir tarih vermemeleri ister istemez bir şüpheyi uyandırıyor. Şu andaki gelişmelere baktığımızda adeta böyle bir hazırlığı hissediyorum. En geç 2003 sonu müzakerelerin başlama tarihi olmalı.” şeklinde konuştu. 'Türkiye kararına erteleme gündemde' Bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye’nin Kopenhag Zirvesi sırasında tarih alamaması durumunda tepkisini dikkate alan Danimarka Dönem Başkanlığı’nın, Türkiye kararını, Haziran 2003’te Selanik’te yapılacak AB zirvesine erteleme ihtimalini gündeme getirdiği belirtiliyor. Türkiye kararının 6 ay ertelenmesi görüşü, Kıbrıs’ın 16 Nisan’da AB ile katılım anlaşmasını imzalamadan önce taraflara zaman tanımayı da hedefliyor. ZAMAN - 10.12.2002
AKRA