Esad'ın Türkiye ziyareti, bölgedeki güven, barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik katkıyı en yüksek düzeye çıkaracak bir irade ortaya koyuyor
Dr. TURKİ SAGAR
Türkiye-Suriye ilişkilerinde, 1998 sonbaharından itibaren çeşitli alanlarda işbirliği ve ortaklık için geniş ufuklar açan güçlü bir rüzgâr esti. O vakit imzalanan Adana Mutabakatı, iki komşu ülke arasında güçlü ve kalıcı bir ilişki için gerçekçi imkânlar sağladı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Türkiye ziyareti, geçmişin sayfalarını düren, iki ülkenin ve halkların isitikrarlı bir ilişki eğilimine olumlu yanıt veren, ikili ve gelişmiş ilişkiler sürecini taçlandıracak bir bağlamda geldi. Bu istikrarlı ilişki, ortak çıkarları, karşılıklı yararı öngörüyor, küreselleşme ve büyük ekonomik bloklaşmalar döneminin sorunlarıyla mücadele için iyi komşuluk ilişkilerini ve verimli işbirliğini zorunlu kılıyor.
Dört yıl önce Türkiye'nin enformasyon işlerinden sorumlu devlet bakanlığının davetiyle Türkiye'yi ziyaret eden enformasyon heyetinin başında olma fırsatı verilmişti bana. İlk defa bir Suriye enformasyon heyeti Türkiye'yi ziyaret ediyordu. O gün Suriye ile ilişkilere yönelik resmi ve halk bazındaki havayı gözlemlemeye çalıştık. Belki de en fazla dikkatimizi çeken, sıradan Türk vatandaşının Suriye-Türkiye ilişkilerinin ileriye doğru güçlü bir şekilde açılması özlemiydi. Türk vatandaşlarının genç, dinamik ve uzun vadeli stratejik bakış açısına sahip genç lider olarak niteledikleri Beşar Esad'ın uyandırdığı eğilimleri takdir eden ve umut dağıtan ifadelerini hatırlıyorum. Yetkililerin de, 'Beşar Esad'ı Türkiye'de aramızda görmeyi büyük bir şevkle bekliyoruz ve ziyaretini ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde tarihi bir dönüşüm olarak görüyoruz' yollu ifadelerini hatırlıyorum.
Türk siyasetindeki bu açılımcı olumlu bakış açısının Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in izlediği yöntemden kaynakladığını düşünüyorum. Zira uzun
bir süre Türkiye bütün komşularıyla uyum içinde değildi, hatta istisnasız etrafını kuşatan ülkelerle düşmanlık ve gerginlik hali içinde oldu. Türkiye'nin komşu ülkelerle ilişkilerini iyileştirmesi noktasındaki bu özgül geçiş, Sezer'in ve Türk liderlerin dış politikada kaydettiği belirgin bir gösterge.
Bu yeni bakış açısının gölgesinde Türkiye ile komşuları arasındaki-özellikle Suriye ile- ilişkilerde kara bulutlar dağıldı.
Beşar Esad'ın yeni yıla Türkiye ziyaretiyle girmesi haddi zatında bu ziyaretin önemi sebebiyle özel bir anlam taşımakta. Ziyaret uygun bir zamanda yapılıyor ve bölge ülkelerinin içinde bulunduğu normal olmayan şartların gölgesinde özellikle de Türkiye-Suriye ilişkilerinin mesafe kat etmiş ve bölgenin geleceği, ortak çıkarların korunması için bölgesel işbirliğinin zorunluluğu sebebiyle iki ülke arasında ortak analiz sürecine girmişken müstesna bir önem kazanmakta.
Ziyaret iki halk ve genel olarak bölge ülkelerine büyük kazanımlar getirebilir. İkinci Dünya Savaşı öncesinden bu yana Suriye ve Türkiye arasında bu düzeyde ilk kez gerçekleşen ziyaret sebebiyle insanların yüzünde beliren umudun izlerini okumak yeterli. Bu ziyaret, müşterek uzun tarih, din ve kültür etkenlerinin yanı sıra diğer devletlerden daha uzun sınırlara sahip olduğumuz kuzey komşumuza yapılan son derece kritik bir ziyaret. Daha da önemlisi bu ziyaret iki ülke arasındaki ilişkilere ortak çıkarlara hizmet edecek, bölge dengelerine, bölgedeki güven, barış ve istikrara katkıda bulunacak bir nitelik kazandıracak üst düzey bir siyasi iradeyi ortaya koyuyor.
(Suriye'de yayımlanan Teşrin gazetesi, 6 Ocak 2004
RADİKAL - 08.01.2004