İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

İlaç AB kıskacında

İlaç AB kıskacında
Ekonomi
|

Yabancıların peşine düştüğü vergi imtiyazıyla ilgili karar, yerli sanayinin kaderini belirleyecek

AB'ye üyelik sürecinde Türkiye'nin imza attığı taahhütler, rekabet şansı olmayan yerli sanayinin geleceğini ipotek altına aldı. Gümrük birliği sürecinde AB'yle dış ticarette Türkiye aleyhine açılan makas, veri imtiyazıyla oluşacak tabloyu da gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği'nden (AB) geçen ay gelen uyarı üzerine, ilaçta yerli ve yabancı üreticileri karşı karşıya getiren veri imtiyazı uygulamasıyla ilgili karar, yerli ilaç sanayiinin kaderini belirleyecek. Gümrük birliği sürecinde AB ülkeleriyle dış ticaretin Türkiye aleyhinde bozulduğunu gösteren veriler, yabancılara daha geniş haklar tanınması durumunda oluşacak tabloyu da özetliyor. Türkiye'nin AB-Türkiye Ortaklık Konseyi kararlarına bağlı olarak 2001'den itibaren uygulamayı kabul ettiği veri imtiyazının, AB tarafından son dönemde gündeme getirilmesinin ''maksatlı'' olduğunu söyleyen Tıp Kurumu Genel Sekreteri Dr. Ali Rıza Üçer , SSK'nin 1992'den beri yürüttüğü ''eşdeğer ilaçlar arasında ucuz ilaç alımı'' uygulamasının 2002 ve 2003 yıllarında Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nda da başlatılmasının süreci hazırlayan faktör olduğunu belirtiyor. Başlatılan uygulama nedeniyle Avrupa İlaç Üreticileri ve Birlikleri Federasyonu (EFPIA) üyesi yabancı şirketlerin ilaçlarının ''en büyük alıcı'' konumundaki sosyal güvenlik kurumlarına pazarlanmasının çok güçleştiğini dile getiren Üçer, Avrupa ilaç sermayesinin AB yetkili organlarını devreye sokarak Türkiye'ye baskı yapılmasını sağladığını belirtiyor. Üçer'e göre, Türkiye ilaç sektörünün AB ve Gümrük birliği sürecine dair veriler, baskının haksız olduğunu ortaya koymaya yeterli. Üçer'in ilaçta verilerle ortaya koyduğu tablo şöyle: - İlaç ticareti AB lehine: EFPIA üyesi ülkelerde 1990-2000 yılları arasındaki ilaç ihracatı yaklaşık 4 kat artarak 23 milyar Euro'dan 89 milyar Euro'ya çıktı. Aynı yıl toplam ithalat 63.7 milyar Euro oldu. 2000'de ilaç ihracatı 151 milyon Euro düzeyinde kalan Türkiye, 1.629 milyar Euro ilaç ithalatı yaptı. İlaç ticaret dengesi 1.478 milyar Euro açık verirken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 9'da kaldı. 1990 yılında bu oran yüzde 19.1'di. Çözüm devlette - Ticaret dengesi AB ile daha fazla bozuluyor: Türkiye'nin 2000'de EFPIA dışındaki ülkelere ilaç ihracatı 92 milyon Euro olarak gerçekleşti. Aynı ülkelerden 536 milyon Euro ithalat gerçekleştirildi. Buna karşın aynı yıl toplam 59 milyon Euro ihracat yapılan EFPIA üyesi Avrupa ülkelerinden 1.1 milyar ithalat gerçekleştirildi. İlaç ticaret açığı yaklaşık 1 milyar Euro olurken ihracatın ithalatı karşılama oranı sadece yüzde 5 oldu. - Üretim düşüyor, istihdam daralıyor: AB gümrük birliği sürecinde sektörde hammadde üretimdeki gerileme dikkat çekiyor. 1995 yılında 12 bin 600 ton olan üretim 2002'de yüzde 70 azalarak 3 bin 909 tona geriledi. Sanayideki istihdam profili de ilaçta dışa bağımlılığı teyit eder nitelikte. 2000 yılı verilerine göre, ilaç sanayiinde istihdam edilen 19 bin 307 kişiden yalnız 6 bini üretimde çalıştı. Mevcut durumda yerli ilaç üreticilerinin uluslararası arenada rakipleriyle mücadele etmesi, ''olanaksıza yakın'' olarak nitelendiriliyor. Rekabete kapı aralayacak ama milyarlarca dolar gerektiren AR-GE çalışmalarının, kapsamlı devlet politikaları ve teşvikleri devreye sokulmadan gerçekleştirilemeyeceği ısrarla ortaya konuyor. Bakanlığa suçlama Öte yandan, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Yönetim Kurumu Başkanı Dr. Altan Demirdere , ruhsat almak amacıyla Sağlık Bakanlığı'na sunulan ilaç araştırma dosyalarının korunması gerektiğini belirterek bakanlığı ''Şimdiye kadar yapılan; bu dosyaların kopya jenerik firmalara fotokopileri gönderiliyor'' sözleriyle suçladı. Demirdere, dünkü toplantıda, Türkiye'deki sorunun jenerik firmaların bazılarının Patent ve Veri Koruması sürelerine saygı duymadan üretim yapmalarından kaynaklandığını bildirdi. Cumhuriyet 10.1.2004
AKRA