Eski İsrail Dışişleri Müsteşarı Alon Liel, Türkiye’de de görev yapmış, Türkiye’yi yakından izleyen bir dış politika uzmanı.
Geçtiğimiz hafta sonu Antalya’da yapılan ‘Yarını Arayışlar’ toplantısına konuşmacı olarak katılan Liel, halen resmi görevi bulunmasa da İsrail politikalarına hâkimiyetiyle biliniyor. Liel, parçalanma halinde Kürt devleti kuruluşunun İsrail çıkarlarına aykırı olmadığını, ancak Türkiye’nin itirazına önem ve değer verdikleri için şu anda destek olmadıklarını söylüyor. İsrailli uzman, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda ABD ve AB tarafından destek bulabileceğini, Türkiye’nin de karşı çıkmak yerine sıcak karşılamasının çıkarlarına daha uygun olduğunu öne sürüyor. Liel’in tartışma çıkarmaya aday açıklamaları şöyle:
"İsrail demokratik, birleşik bir Irak görmek istiyor, bunun en iyi çözüm olduğuna inanıyor. Ancak bu olamıyorsa, -ki yakın zamanda bu anlaşılır, çünkü Amerikalılar 30 Haziran’da gideceklerini söylüyor- o zaman en azından Irak’ın hiç değilse bir kısmının demokratik olması iyidir. Bu da kuzeydeki Kürt bölgesidir. Demokratik bir Kürt idaresi, bölgede diğer bütün ülkelerden çok Türkiye’ye yakın olacaktır, ona benzemeye çalışacaktır.
Irak’ın parçalanması durumunda, kuzeyde bir Kürt devleti kurulması ihtimali de İsrail’in çıkarlarına aykırı değil. Ama Türkiye böyle bir şey istemiyor. Türkiye’ye rağmen Kürt devletine destek vermek, teşvik etmek İsrail açısından çılgınlık olur. Bu yüzden umuyorum ki İsrail’de Türkiye’den habersiz bu işe kalkışan kimse yoktur. Çünkü Türkiye ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz, bozmak istemiyoruz."
Liel’in sözlerinde Ankara’daki endişeyi artıracak bir ifade var: “Umuyorum ki İsrail’de Türkiye’den habersiz bu işe kalkışan kimse yoktur.” Liel’den bu ifadeyle ne demek istediğini soruyorum. İşte yanıtı:
"İsrail devletinin Kürt liderliğiyle resmi bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. Diplomatik ilişkimiz olmayan liderliklerle Başbakan ya da Dışişleri Bakanı ilişki kuramaz. Ancak basında MOSSAD (İsrail gizli servisi) elemanlarının orada olduğuna dair haberler var. Eğer onlar bu işin içindeyse, onlar da büyük hata yapıyorlar demektir. Eğer İsrail’de birileri Türkiye’nin bilgisi dışında Kuzey Irak’taki Kürt liderlerle işbirliği içindeyse, bu İsrail adına çok aptalca bir hata olur. Bu tür bir şeyin olmadığını umuyorum."(...)
Peki İsrail, Irak’ın parçalanması durumunda Kürt devleti kurulmasında çıkar görüyorsa, neden bunu resmen açıklayıp desteğini ilan etmiyor? Liel yanıtlıyor:
"Başbakan Erdoğan’ın Amerikan Yahudi Kongresi’nden ‘Cesaret Örneği’ ödülü aldığı ve Manavgat suyu projesinin nihai imza aşamasına geldiği bir sırada İsrail’den gelen bu açıklamalar, İsrail hükümetinin Türkiye’den Filistin ve Suriye yönetimiyle ilişkilerini düzeltmek için devreye girmesi talepleriyle de çelişkili görüntü veriyor. Çünkü Ankara, Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti görmek istemediğini defalarca ilan etmiş bulunuyor. Bunun savaş nedeni sayılacağını söyleyen ‘kırmızı çizgiler’, gerçi çizildiği sırada ABD fiilen Türkiye’nin güney komşusu olmuş değildi. Yine de Ankara’nın Irak Kürtleriyle ilişkileri konusunda İsrail’den bir açıklama bekleme hakkı var."
24.02.2004/MURATYETKİN/RADİKAL