İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Herkese telekulak

Dünya
|

Irak savaşı öncesinde ABD ve İngiltere'nin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı dinlediği ortaya çıkınca patlak veren telekulak skandalının ardından ‘‘ABD ve İngiltere dünyayı nasıl dinliyor’’ sorusu gündeme geldi.

İngiltere ve ABD'nin Irak savaşı öncesinde BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı dinlediği yolundaki iddialar üzerine soruşturma başlatıldı. ABD ve ortakları ‘‘Echelon’’ projesi çerçevesinde saatte milyonlarca telefon konuşması, faks, e-posta ve data alışverişini kontrol ediyor. The Guardian Gazetesi'ne göre dinleme istasyonları sadece düşmanları değil, tarafsızları hatta müttefikleri bile kapsıyor. ‘‘Body of Secrets’’ isimli kitabın yazarı ve istihbarat uzmanı James Bamford, ABD ve İngiliz istihbaratının saatte milyonlarca haberleşmeyi dinlediğine işaret ediyor. ‘‘Mafya’’, ‘‘uyuşturucu’’, ‘‘terörist’’ gibi belirli anahtar kelimelere göre haberleşmeler taranıyor, şüpheliler tasnif ediliyor ve gerekli işlemler başlatılıyor. Sadece askeri ve siyasi açıdan değil, ticari açıdan da telekulak büyük önem taşıyor. Bamford, ABD'nin dinleme örgütü Ulusal Güvenlik Ajansı ile İngiliz karşıtı GCHQ'nun ‘‘dünyanın şimdiye kadar gördüğü en büyük casusluk örgütü ve fiilen dünyadaki tüm görüşmeleri dinleme yeteneğine sahip olduğunu’’ söylüyor. Bamford, Annan'ın dinlendiği yolundaki iddialara ise, ‘‘Eminim ki dinlemişlerdir’’ diyor ve şöyle devam ediyor: ‘‘Çeşitli yollardan bunu gerçekleştirmiş olabilirler. Annan'ın telefonunun nerede olduğunu takip edip dinleyebilirler. Eğer şifreli bir telefon kullanıyorsa ofisine girmiş olabilirler.’’ MÜTTEFİKLERİ BİLE Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü CIA ve İngiliz ortağı MI6, istihbarat çevrelerinde daha iyi tanınırken, esas istihbarat NSA ve GCHQ sayesinde elde ediliyor. NSA'in bütçesi ve personel sayısı CIA'den daha fazla. İkilinin sadece düşmanları değil, Avrupalı müttefikleri ve tarafsız ülkeleri de dinlediği anlaşılıyor. Echelon projesi çerçevesinde dünyanın çeşitli yerlerindeki dinleme istasyonları, casusluk şebekesine hayati öneme sahip verileri aktarıyor. Örneğin Kıbrıs'ta bulunan İngiliz dinleme üssünün Pekin'e uçak indiğini duyabilecek hassasiyette cihazlarının olduğu bildiriliyor. Echelon, 1980'li yıllardan sonra hayat bulurken, eski tarzda ofislere, telefonlara ‘‘böcek’’ diye adlandırılan cihazlarla dinleme de devam ediyor. Temizlikçi, fotokopi makinası teknisyeni kılığına girmiş casusların hedefteki kişi ya da kişilerin bürolarına böcek yerleştirebileceği belirtiliyor. Annan'ın sözcüsü Fred Eckhard, düzenli olarak Annan'ın odasında dinleme cihazı arandığını söyledi. Annan’ı nİye dinlediler İNGİLİZ eski kabine üyesi Clare Short'un ‘‘Annan'ın özel görüşmelerinin yazılı kayıtlarını bizzat gördüm’’ iddiasında bulunmasının ardından ABD ve İngiltere'nin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı niye dinlemiş olabileceğiyle ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor. Annan Irak'ta savaşı önlemeye çalışıyordu, BM silah denetçilerinin hazırladığı raporun savaş için bir bahane oluşturmasını istemiyordu. Bu durumda ABD ve İngiltere, şu nedenlerle Annan'ı dinlemiş olabilir: Annan diğer Güvenlik Konseyi ülkeleriyle neler konuşuyor? Savaş planımızı bozabilirler mi? Genel Sekreter, yetkilerini aşıyor mu? Aksi halde kendisi hakkında eyleme geçebiliriz. Silah denetçileri özel görüşmelerinde Annan'a ne anlatıyor? Savaşı önlemek için raporlarında gerçeği sulandırabilirler mi? Annan, savaşa giden süreçte savaşı engellemek için elinden geleni yaptı. Güvenlik Konseyi'nde ise Angola, Kamerun, Gine, Pakistan, Meksika ve Şili'nin muhalefeti aşılacağa benzemiyordu. Ayrıca Fransa ve Rusya gibi daimi üyelerin ‘‘veto’’ kartı da vardı. BM Güvenlik Konseyi'ndeki tabloyu en net gören kişi Kofi Annan'dı. İngiltere ve ABD, ne kadar Annan'ı dinlemiş olsalar bile yeterli olmadı. ABD, savaş yetkisi tanıması öngörülen tasarı, muhalefet yüzünden BM Güvenlik Konseyi'ne sunulamadı. Hürriyet 28.02.2004
AKRA