Haberlere göre ‘Başkan Bush Mart 2001’de küresel ısınmaya yol açan gazların emisyonunun 10 yıl içinde % 5,2 azaltılmasını öngören Kyoto Protokolü’nü imazalamayarak, bu gazların % 36’sının emisyonundan sorumlu ülkesinin ekonomik çıkarlarını dünyadaki çevre sorunlarının önünde tutmayı yeğlemiştir’..
Pentagon’nun raporundan özetler veren gazeteler önümüzdeki 20 yılda küresel ısınma sonucu dünyada ciddi kuraklık, seller, açlık ve iklim değişikliklerinin meydana geleceğinden sözediyordu. Yani Bush’a göre ‘Amerikan çıkarları tüm dünyanın felaketinden daha önemlidir’.. Bush hayranları da ne yazık ki aynı şekilde düşünüyor! Nitekim Irak’a saldırı hazırlıkları yapılırken bu kişiler Saddam’ın elinde olduğunu söyledikleri nükleer füzelerin İstanbul ve Ankara’yı bile vuracak kapasitede olduklarını tekrarlayıp durdular. Çünkü patronları Amerika Irak’ı işgal etmek için böyle bir söyleme destek istiyordu..
Geçen Salı günü de Washington Times gazetesi Pentagon raporlarına dayanarak ‘İsrail’in 82 tane nükleer silaha sahip olduğunu’ yazdı. Gazete ayrıca Irak (Saddam kalsaydı) ve İran’ın ancak 2020 yılında nükleer silaha sahip olabileceğini de yazarak İsrail’in sahip olduğu diğer kitle imha (kimyasal, biyolojik ve bakteryal) silahlarından söz etmiyor. Oysa daha önce BBC’nin de belirttiği gibi İsrail bu tür silahlardan yaklaşık 300 kadar füzeye sahiptir.
Bunca yalan ve dalavera ile yetinmeyen Bush ve Blair bir de casusluğa kalkışmışlar. İngiliz İstihbaratı BM Genel Sekreteri Annan’ın tüm telefonlarını dinlerken, CIA da Irak’ta silah denetçilerinin başkanı Hans Blix’in tüm görüşmelerini kaydediyordu.. Böyle bir rezilliği ancak İngiliz ve Amerikalılar yapabilirdi.. Tabi' Mossad’ın da hakkını yememek gerekir!
Amerikalılar ve tabi' İsrail eğer Irak’ı parçalamak, orada iç savaş çıkartmak ve tüm bölgeyi karıştırmak isterlerse Kürtler’i kullanacaklardır. İsrail Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Alon Liel, Redikal’de Murat Yetkin’e bakın ne diyordu iki gün önce:
‘İsrail devletinin Kürt liderlerle resmi bir ilişkisi olduğunu sanmıyorum. Ancak basında Mossad elemanlarının Kuzey Irak’ta olduğuna dair haberler var. Kürtler’le geçmişe dayanan ilişkimiz olduğu doğru. 1960’larda, 70’lerde Molla Mustafa Barzani’ye destek vermiştik. Ama şimdi Türkiye ile ilişkilerimiz bizim için o kadar önemli ve değerli ki, Kürtler’e bağımsızlık için destek vermek çılgınlıktır ‘..
Buradan da şunu anlıyoruz Türkiye’yi kendilerine yakın bağımlı gördükleri sürece Amerika ve İsrail Irak Kürtleri’ni tereddütsüz satacaklardır. Son bir ay içinde bu yönde birçok bilgi geldi..
Büyük Ortadoğu Projesi ile Amerikalılar Büyük Ortadoğu Kekinde en büyük parçanın peşindeler.. Yetişebilirlerse belki bazıları ( Avrupa ülkeleri) bu kekten bir şeyler kapabilirler.. Ama; Fehmi Koru’nun deyimi ile ‘Amerika’nın fetihçi serüvenine yazı ve yorumlarıyla katkıda bulunanların alacakları madalyalarla göğsü kabaranlar’ın payına hiçbir şey düşmeyecektir! Bir yıl sonra birlikte göreceğiz!!
29.02.2004 / HÜSNÜMAHALLİ / YENİŞAFAK