ABD’nin Ortadoğu’yu sömürge haline getiren ve İsrail yanlısı ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin uygulanması için düğmeye basmasından sonra, önceki Irak ve Pakistan’da Aşûra Günü dolayısıyla bir araya gelen yüzbinlerce Müslümanın üzerine vahşi saldırılar düzenlenerek 200’e yakın kişinin ölmesinin yankıları sürüyor.
Saldırılarda Şiilerin hedef alınması ise, beraberinde birçok soru işaretini getirdi. Saddam’dan kurtulmak için ilk başlarda ABD’ye karşı çok sert görünmeyen Şiiler, işgal devam ettikçe isyan ettiler. ABD’nin bir an önce seçim yaparak Irak’ın yönetimini asli unsurlara bırakması gerektiğini savunan Şiiler, 1 Temmuz’a kadar seçim yapılmaması halinde ise karşı koyabileceklerinin sinyallerini verdiler. Önceki gün de bu amaçla bir gövde gösterisi yaptılar.
2 milyonu aşkın insanın sokakta olduğu günde bombaların art arda patlamasıyla yaşanan vahşeti, Uluslararası İlişkiler uzmanları Vakit’e değerlendirdi. Başkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, provokasyon ile Irak’ta mezhep çatışmasının körüklenmek istendiğini söyledi. Prof. Dr. Taşkıran, saldırılarla Şiilere, “Fazla oluyorsunuz. Ortadoğu’ya ilişkin planlarımızın dışına çıkıyorsunuz, kesin sesinizi” mesajının verildiğini belirterek, “Patlamalar, mevcut olan kargaşa ortamını körüklemeye yönelik bir hareket olarak gözüküyor. Burada bir provokasyon olduğu kesindir. Çünkü hem Bağdat’ta hem de Kerbela’da saldırı aynı anda yapılıyor. Bu da saldırıların bir elden koordine edildiğini gösteriyor. Amaç şudur: Şiiler ile Sünnilerin arasını açıp, zaten karışık olan Irak’ta bir mezhep çatışmasını körüklemektir. Bundan fayda umanlar hiç kuşkusuz vardır. Saldırı olayı da mezhep çatışmasına hizmet eder nitelikte gözüküyor” dedi.
Saldırıların işgal güçleri tarafından yapıldığı söylemlerinin gözardı edilmemesi gerektiğinin altını da çizen Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, “Burada çıkacak karışıklıklar her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri’nin hanesine başarısızlık olarak yansıyacaksa da, Irak’taki unsurların; Şiileri, Sünnileri ve Kürtleri daha rahat kontrol etmek için bunların aralarının açılması ve birbirleriyle uğraşmalarının sağlanması ABD’nin işine yarar” dedi.
“SESLERİ FAZLA ÇIKTIĞI İÇİN HEDEF SEÇİLDİLER”
Irak’ın fiili olarak Kürt, Şii ve Sünni bölgeleri diye üçe ayrıldığını, Kürtlerin ve Sünnilerin ABD’ye yeteri kadar ses çıkartmamalarına karşı Şiilerin, sürekli olarak işgalcileri istemeyen açıklamaları ve seçimin bir an önce yapılarak idarenin Irak halkına devrini dillendirmeleri üzerine bu tür bir yıldırma amaçlı saldırı yapılmış olabileceğini belirten Uluslararası İlişkiler uzmanı Prof. Dr. Taşkıran, şöyle konuştu: “İran’a bir gözdağı vermek şeklinde değerlendirilebilir. Irak’ta yaşayan Şiilere, ‘Siz çok fazla aşırı taleplerde bulunuyorsunuz. Bizim Irak ve Ortadoğu’ya çizdiğimiz planın dışına çıkıyorsunuz. Buna müsaade etmeyiz’ mesajı verildi. Saldırıların kim tarafından işlendiğine ilişkin değerlendirmelerde El-Kaide bağlantısı olduğunu söylüyorlar, ancak kendisini Müslüman olarak lanse eden hiçbir örgütün böyle anlamlı bir günde katliam yapacağına ihtimal vermiyorum. Bu saldırı Irak’taki yerel güçlerin etkinliğini zayıflatacak ve kargaşayı artıracaktır. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husus daha var: Olaydan sonra Şiiler, Amerikan askerlerine saldırdılar. Bu da provokasyon ihtimalini yükseltirken; Şiiler, saldırıların kimler tarafından yapıldığının işaretini verdiler.
VAKİT 04.03.2004